bu kente siki bir yagmur yagmali, islanmali sararmis ruhlarimiz,tüm günahlarimiz akip gitmeli kanalizasyon dehlizlerine.. ben burada çalakalem yalnizligin resmini çizerken sen hangi depresyonun çikmaz sokaginda beni ariyorsun? ben tükettigim nötr
a little rainPublished by Barfly 07-05-2005 |
|
bu kente siki bir yagmur yagmali, islanmali sararmis ruhlarimiz,tüm günahlarimiz akip gitmeli kanalizasyon dehlizlerine..
ben burada çalakalem yalnizligin resmini çizerken sen hangi depresyonun çikmaz sokaginda beni ariyorsun? ben tükettigim nötr günlerin hesabini yaparken sen kimleri aliyorsun düslerine? nereden baksan çarpanlara ayrilmis bir ömür benimkisi, saglamasini yapinca sifir çikiyor. tersten topladigimda yine sifir, ve hiç bir kitapta yazmiyor formülü, pisagor olmaya ise yasama sevincim yetmiyor. sifirin tam ortasinda kalbim, bu muydu benim için çizilen manzara? sevmedim, burusturup çöpe attim. yenisini de istemiyorum, iki kara sise efes isimi görür bu gece.. hayattan simdilik baska bir beklentim yok. agir agir iniyor kente yagmur, yüregim yalnizliktan yosun tutmus, gözlerimde yabanil bir ayrilik.. kanima dokunuyor bu ayriliklar. kafasi koparilmis bir hamam böcegi gibi hissediyorum kendimi böyle günlerde. bir o yana bir bu yana kosturmak istiyorum. dar odamin duvarlarina vuruyorum yumruklarimi tüm gücümle, sonra sokaga çikip her önüme gelene soruyorum seni. hiç biri tanimiyor, kentin en kuytu kösesine gizlenip bir sigara yakiyorum, dumani ayrilik tütüyor.. hangi sehrin yalniz otel odasindaki bos bira sisesinde unuttum seni? hangi ömrümü harcadim sana dogru bir adim daha yürüyebilmek için, yasama sevincim yetmiyor artik ümit etmeye. yürüdügüm her kaldirimda saç tellerin dans ediyor. sen hangi depresyonun çikmaz sokaginda mutluluk düsleri kuruyorsun yine, bilmiyorum, ben yosun tutmus bir ayrilik büyütüyorum yalniz otel odalarinda, kafami dayadigim yagli duvarlarda, sigara izmaritlerimi attigim bos bira siselerinde. |
|
|
|
#1
Gönderen
Barfly
on
14-05-2005, 23:41
|
|
yağmurlar terk etti bu kenti aynen senin gibi. son kale de fetheidildi, tek atış karavana, promil tavan yaptı, kimileri dünyayı kurtardı, borsa dalgalandı, sokak köpekleri birahaneye yöneldi, çağrılar cevapsız kaldı, cep telefonuna küfredildi, sebepler üretildi, sebeplere sığınıldı, yanlış anlamalar ümit edildi, hikayeler dinlendi, fikirler söylendi, sonra tüm şehir sustu.
öyle bir sessizlik çöktü ki bu kentin üstüne, yağmur yağsaydı keşke dedim kendi kendime.. |
|
#2
Gönderen
EFreeT
on
14-05-2005, 23:45
|
|
hep sessiz okuyucun oldum, yağmursuz kaldığım için bu şehirde... hep hoşuma gitti yazılanlar... ayrı ayrı teşekkür etmek istedim ama susmak gerekti... başım mavi gökte, ağzım açık, yağmuru beklediğimden... yağmayacağını bile bile... yağmurdan bahsettin... patladım... hayalimde de olsa her seherinde tatlı bir bahar yağumurunda ve hafif bir rüzgarla beni ıslattığın için çok teşekkür ederim...
|
|
#3
Gönderen
byexpert
on
15-05-2005, 03:45
|
|
Alıntı: Barfly
yağmurlar terk etti bu kenti aynen senin gibi. sonra tüm şehir sustu. |
|
#5
Gönderen
Barfly
on
25-06-2005, 00:45
|
|
sen şimdi bir meleğin kanadındasın..
tüm uzaklıklara ve varoluş karmaşasının getirdiği boşluğa inat yerini korumakta kararlısın. minik parmakların ufak vuruşlar yapıyor masaya. şimdi bir sigara yakıyorsun, dumanı yalnızlık üflüyorsun, özlem çekiyorsun ciğerlerine. düşlerinde biryerde öldürüyorsun beni, belki de bu yüzden yaşayan bir ölü gibi dolaşıyorum sokaklarda, bunu kimseler bilmiyor. karmakarışık oluyor herşey, incecik parmaklarınla tutunmaya çalıştıkca hayata kenardan köşeden açık veriyorsun. kuşlar anlamsızca dolaşırken tepende, deniz maviliğini karıştırırken mehtabın kızıllığıyla şöyle bir dalıp gidiyorsun karşı kıyıya. beklediğin geminin yaklaştığından şüpheleniyorsun bir an, tedirgin gözbebeklerinle iskeleye bakıyorsun. inceden bir yağmur tutsak alıyor seni, küçük damlalara ruhunu teslim ederken düşünüyorsun, sonra unutuyorsun tekrar herşey gibi, tüm sorumsuzluğunu ve bencilliğini alıp yollara düşüyorsun. intihari bir sıcaklık kaplıyor bazen tüm bedenini, boğulduğunu hissettiğin anlarda çıkış kapısını arıyorsun, tüm yolların yalnızlığa çıktığı bu şehirde herkes gibi sen de üşüyorsun. |
|
#6
Gönderen
deeppurple
on
25-06-2005, 12:33
|
|
Alıntı: Barfly beklediğin geminin yaklaştığından şüpheleniyorsun bir an, tedirgin gözbebeklerinle iskeleye bakıyorsun. inceden bir yağmur tutsak alıyor seni, küçük damlalara ruhunu teslim ederken düşünüyorsun, sonra unutuyorsun tekrar herşey gibi, tüm sorumsuzluğunu ve bencilliğini alıp yollara düşüyorsun. intihari bir sıcaklık kaplıyor bazen tüm bedenini, boğulduğunu hissettiğin anlarda çıkış kapısını arıyorsun, tüm yolların yalnızlığa çıktığı bu şehirde herkes gibi sen de üşüyorsun. çok güzel olmuş.tebrikler! |
|
#8
Gönderen
Barfly
on
09-10-2005, 15:03
|
|
Kahverengi bir ayrılıktır ekim. Çocukken yaptığım çöpten adamlar üzerime gelir, paramparça hissederim kendimi, parçalarım ayaklarıma batar, sonra yağmur yağar, herkes susar..
Yabancıları sevmezler bu şehirde, dünya gurbettir bana, yabancı birkaç gözyaşı vardır gözbebeklerimde, küçük çocuklar taşla kovalarlar arkamdan, sonra yağmur yağar, sırılsıklam olur düşüncelerim, düşlerimde bir aşk, ayrılığın söndüremediği.. Bir kadın gelir şehire, yabancıları sevmezler bu şehirde, güzel kızıl saçlarının arasına bir kaç yıldız karışmıştır. Çalakalem bir kaç aşk şiiri yazılır hemen, martılar telaşlanır, nereden geldiği belirsiz bir rüzgar alır götürür arka sokakları, sonra bir yağmur başlar, süpürür mutsuzlukları.. Sonra ben martılara hüzün talimi yaptırırım, bir kaç gemi yüzdürürüm hayallerimde, salaş meyhane köşeleri, uykusuzluk nöbetleri, karanlık geceler.. Bir yıldız daha kayar 27 yaşında, ben sensizliğin yasını tutarken bir yağmur başlar bulutların ağladığı, kızıl saçlı kadın şehri terkeder, oyun biter, ışıklar söner, perde iner, sahne bir sonraki gösteriye hazırlanır.. |
|
#9
Gönderen
Barfly
on
16-10-2005, 03:47
|
|
ağrılı bir ekim yağmuru bulursunuz sonbahara önlem sandık dibi ceketlerinizden birinin cebinde, ve yürümeye başlarsınız. tedirgin bir "yolun sağından mı yürüsem yoksa solundan mı?" kararsızlığını ve kapının önündeki su birikintisini atlattıktan sonra şöyle bir bakarsınız önünüze. güzel bir manzarayı kötü bir manzaradan ayıran nedir? yalnızlıktır elbette. mona lisa'nın gözlerindeki esrik ifade bile yalnızlık kokar ve yağmurdan sonra yalnızdır bütün kentler. yağmur sonrası bilinçaltımızı deşeleyen o koku da yalnızlığın kokusudur.
ekim sarhoşluğunun bulanık düşlerine inat soğuk bir rüzgar eser önce. yağmur damlaları ayaklarınıza kapanır, o yağmurda yakılan sigaranın tadını hiç bir barda, hiç bir içkinin yanında ve hiç bir kadının nefesinde bulamazsınız. metruk, cilası yağmurdan menkul arabaların ve lojman grisi apartmanların arasından ana caddeye çıkarsınız. bir su birikintisini kültablası yapıp söndürürsünüz sigaranızı. asfaltın siyahına doyar ayaklarınız ve ıslak ellerinizi cebinize sokup bir şarkı mırıldanmaya başlarsınız; ya yolu kaybettim ya ben kayboldum ne olur bir yerden karşıma çıksan tepeden tırnağa sırılsıklam oldum içim ürperiyor ya evde yoksan |
|
#10
Gönderen
Barfly
on
27-10-2005, 00:23
|
|
bir kaç şimşek uzaktadır aşk bazen, bazen ıslak sigaranın dumanında...
son sigaramı kalbimin külleriyle yakarken bembeyaz bir karanlık diliyorum kentin aşka inanan birkaç aptal ayyaşı için. kış yaklaşıyor, pus çöküyor kentin üzerine. şarap zamanı şimdi, ayrılıkları demleme zamanı, kararmış ruhları enkaz anılarla ihya etme zamanı.. |
|
#11
Gönderen
yedi
on
06-11-2005, 05:27
|
|
Bu şehrin ayrı bir yüzü vardır, ağlamaklı. Bilmezsiniz neler çektiğini. Yürür gidersiniz.
Sürekli bir umursamazlık almıştır içini insanlarının. Kimse bakmaz şehrin yüzüne, kimse hatırlamaz. Çok eski bir aşkın üzerine kurulmuştur oysa. Onun hatırasıyla ayakta durmaktadır, belki bir gün gelir diye beklemekte. Dinlemez kimseyi, her akşam hüzün çöker üzerine. Her sabah yeni bir umutla açar gözlerini, bakınır. Bütün bulutlar onun için geçerler şehrin üzerinden, sevdiğini görüp haber vermek için yarışır; bütün limanlar pusuda, bütün yollar tetiktedir, o eski tanıdık ayak seslerini duyup haber vermek için. Bazen ağlar da. Kim bilir aklına ne gelmiştir. Belki bir parkta buluştuğu, belki beraber Süreyya'ya gidişi, belki ayrıldıkları gün... Bilemezsiniz... Hep damlalarla kutsar aklına hangi güzel ya da hüzünlü anısı gelse, inceden çiseler, seyrek bir sis kaplar yüreğini boğaza doğru ve hıçkırıklarını vapur düdükleri gizler. Her yerine bir bekleyiş kokusu sinmiştir, her zerresi bir şey bekler; insanı dahi, kuşları, ağaçları dahi, kaldırımın üzerine sürüklenmiş ufak bir taş parçası bile beklemekte, etrafı kolaçan etmektedir, nerde diye. Huzur nerededir? |
|
#12
Gönderen
gudem
on
06-11-2005, 07:30
|
|
doğduğum şehre yakışır yağmur en çok...sabah erken, tüm şehir uykudayken, gün yirmidört saat uyanık yüreğimle izlediğim...attığım her adımda hayatımdır gözlerimin önünden geriye giden.ulu meşe ağaçlarının iki koldan sardığı yollarda gökyüzünün,gözyaşlarıyla arkadaş yürümektir beni o an toprağa bağlayan...içimdeki acı kadar kızıl,sevda kadar turuncu, yalnızlık kadar sarı sonbahar yapraklarına basmaya korkarak yürür insan..gittiği yolun sonunu görmeden..
tüm terkedilmişlikler akar gider yüzümden damla damla,birikir yüreğimin üzerinde.ellerim ürkek,ellerim korkak;cesaret edemez onları alıp ayaklarımın altından süzüle süzüle akan yağmur sularına atmaya… |
|
#13
Gönderen
Barfly
on
11-03-2006, 00:25
|
|
incecik parmakların var senin. ıslak dudakların, simsiyah saçların...
bıraktığım tüm kentlerde sen vardın, ya da sen olduğun için bırakıp gittim tüm yitik kentlerimi, beni beklemeyen yolların sonunda tüm yalnızlıklarımı sana emanet ettim. kara trenler uçurur saçlarını dudaklarında buruk bir yalnızlık sensiz bir şehirde yalnızlığımla başbaşa kalırım boğazımı yakar kesif bir yudum alkol ben belki seni, belki ölümü beklerim.. incecik parmakların var senin, titrek bakışların var. parmaklarımın arasından kayıp giderken tutamadığım birşeysin sen. pencereden kayıp giden bir yıldızsın kuyruğundan yapışmaya çalıştığım, bir yağmur damlası gözlerin, tutuk bakışlarla su birikintisine damlayışını izlediğim, üşüyorsun biliyorum. yağmur iniyor yine şehrin üzerine, tanrı ağlıyor.. |
![]() |
| Etiketler |
| rain |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| Wolf's Rain | kymophobia | Anime - Çizgi Film | 4 | 09-01-2008 20:14 |
| Wolf's Rain... | kymophobia | Film - Dizi Yorumları | 0 | 11-11-2005 17:00 |