MELANKOLİNİN GAZABI Bu güzel bahar günlerini güzel umutlar ve bahara yakışan sevinçlerle doldurmak istiyorum. Bir kır kadar özgür ve ferah, çağıldayan bir ırmak kadar neşeli ve hoyrat düşlerle dolu yazılar
Melankolinin GazabıPublished by Sehmus 20-04-2005 |
|
MELANKOLİNİN GAZABI
Bu güzel bahar günlerini güzel umutlar ve bahara yakışan sevinçlerle doldurmak istiyorum. Bir kır kadar özgür ve ferah, çağıldayan bir ırmak kadar neşeli ve hoyrat düşlerle dolu yazılar yazmak istiyorum. Ama olmuyor. Kaç zamandır forum için Walter Benjamin üzerine bir yazı yazmak vardı aklımda. Ama Benjamin’in 2.dünya savaşının en karanlık günlerinde, nazi ordularının dehşeti altındaki Paris’te yazdığı cümleler nasıl bir yankı yaratabilir ki? Bilmiyorum. ‘Modern çağ cehennemin çağıdır. Bizim cezamız ise gündemin bize sunduğu en son yeniliktir. Ve en son daima aynı şeydir. Cehennemin ebediliğini ve yeniliğin sadist saplantısını oluşturan şey.’ Böyle diyor düşünür. Bu cümlelerden yola çıkıp kendimize, hayatımıza, gündemimize, bizi oluşturan ışığa ve karanlığa dönüyorum.. Güçlü olmak. Güçlü olandan yana olmak. Hayatımızı sağlama almak. Her şeye gücü yeteni sevmek. Nedense kendime çok yabancı bulduğum şeyler. Kindar, intikamcı ve öfkeli insan topluluklarının ortasında komik oluyor, budalaca bulunuyor bu söylediklerim, farkındayım ama ben güçlü olan bir şeyi sevmektense bir şairi sevmeyi tercih ediyorum. her şeye gücü yetenle kendimi ikame etmektense romanlar, şiirler, düşüncelerle büyülenmeyi yeğliyorum. Hayatımı karşı çıktığım ve savunduğum şeyler arasında bölmektense kendine yeten bir yalnızlıkta devam ettirmeyi daha makul buluyorum. Evet dünyayı değiştiremiyorum ama tahayyül ettiğim dünyada olmasını istediğim ben olarak inşa ediyorum kendimi. Dünyamızı kuşatan her şey zamanla içinde kaybolduğumuz bir hapishaneye dönüşür de bunun farkında olmayız. Tıpkı zincirlerine aşık olmuş bir mahkum gibi, bizi tutsak eden, bize sınırlar çizen, duvarlar diken her şeyi varoluşumuzun temel gerçeği olarak kabulleniriz. Bahar ve sevinç. Bahar ve aşk.Bahar ve mutluluk… Artık kelimelerin gücüne eskisi kadar inanmıyorum. Kelimeler kendini hayatın başka veçhelerine duyarsız kılmışların dünyasında bir yankı yaratabilir mi? Emin değilim. Başkalarının acılarına sağır kalmışlar için hangi kelime etkili olabilir ki? Şairler ‘çağ çöküyor’ diyorlardı da ben bunun yaşadığımız dünyanın gerçekten de sonunu ifade eden bir söz olduğunu düşünüyordum bir zamanlar. Şu sıralar ne kadar da eksik ve yanlış düşündüğümü fark ettim. Çağ çöküyor ama aslında çöken insanın bizatihi kendisidir. İnsan çöküyor. İnsan çöküyor. İnsan… Giderek daha az anlıyoruz birbirimizi. Giderek…. ama aklıma dizeler düşüyor durmadan, dizeler… Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız ve devam ediyor başkalarının hınçlarıyla düşman gösteriyorlar,ona saldırıyoruz siz gidin artık düşman dağıldı dedikleri bir anda anlaşılıyor baştan beri bütün yenik düşenlerle aynı kışlaktaymışız incecik yas dumanı herkese ulaşıyor sevinç günlerine hürya doluştuğumuzda tek başınayız. Diyorum hepimizin bir gizli adı olsa gerek belki çocuk ve ihtiyar belki kadın ve erkek hepimiz, her birimiz gizli bir isimle adaşız yoksa şimdiye kadar hesapların tutması lazımdı hayatımıza kendi aşkımızla başlardık bilmediğimiz bu isim, hesaptaki bu açık belki dilimi çözer,aşkımı başlatırım Aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine Adımı aşkın üzerine kendim yazarım. (İsmet Özel) Şu tesadüfe bakın ki benim 98 mesajım varmış forumda. Bu metin 99. mesaj olacak. Evreni ve hayatı rakamlarla ve matematikle açıklayan eski bilginlerin metinlerini çokça okumuşluğum var ama hiç de rakam takıntım yok. Ama nedense tesadüfler beni çok etkiler. Tesadüfleri severim. Tesadüfler beni sevmese de… |
|
|
|
#1
Gönderen
yedi
on
21-04-2005, 21:09
|
|
Pasajlarda dolaşıyorum kahkahalar atarak, gülerek oynayarak çocuklaşıyorum. Savaşmışlar a ha ha ha haa!, ne için hi hi hi hi hiiii!
Durum gösterenlerinin içinde değerlenen yaşamları, aşkları, doğanları bir inanç bağlamında ölümü şenlik ateşine çevirenleri, şenliği balçığa bulayıp yeni bir bellek yeni bir algoritma yeni bir insan oluşturanları, sessizliğin içinde piposundan çıkan dumanların arasında hayal meyal görünen öfkeyi, aldatmacalı biçimleri içinde renklere bürünmüş artık çok zor seçilen zekayı, kendini ordan oraya vurarak parçalayan kızgınlığı, sürekli dişlerini gıcırdatarak her an hareket etmeye hazır olan kin'i görüyorum, gördükçe kahkahalar atıyorum, yaşıyorum, yaşıyoruz.... a ha ha ha ha! mazi kalbimde bir yaradır, talihim bahtımdan karadır... |
![]() |
| Etiketler |
| melankolinin |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| melankolinin gözleri | nugo | Echoes | 0 | 10-02-2006 23:49 |