 15 Çok Okunan
|
...sonra suyun yüzünde bir tanrıça, bir örümcek kadar güzel, bir karınca kadar zarif.. Dans ediyor, bir solucan kadar kıvrak. Gülümsüyor, bir insan kadar sahte... Ve sonra tanrıça, oturup sahteliğine ağlıyor...
Ve tanrıça gözlerini yumdu. Bebek sustu gözlerinde.. Rüzgar emekleyerek kesti sesini.. Ağaç durdu denize.. Deniz baktı uzun uzun buluta. Bulut öptü dudaklarından kadını. Ve kadın uyandı güneşe... Uyandı kadın ve avuçlarını açıp, dua etti tanrıçaya.. ve tanrıça uyandı, dedi: 'oğlunu öldürmek istiyorum' kadın çimene sustu.. Tanrıça dizleri üstüne düşüverdi! Gözünde bir damla yaşla, tanrıça ölüverdi!
10-05-2005 02:01 - Demir 
Bu aralar kafamı hep kurcalıyor
Senaryolar yazıyorum kendime
Bi türlü oynamaya cesaret edemediğim
Acaba vitamin hap mı alsam
Şöle bikaç koli ?
Yada çilek reçelime arsenik koyup
Suikast mi düzenlesem kendime ?
Belki de 2 katlı müstakil evimin
Çatısından atlamalıyım
En iyisi bir bebek arabasının altında kalmak
09-05-2005 21:40 - Baziiil 
uzaklıkları yakın eden bir 'düş görüyorum'
siyam'ın caddelerinden aşağı
bir kalabalık kayıyor uğuldayarak
girdapların arasından:
"adınız nedir?"
küçük bir kızın sesi. yalnayak...
yanımda yürüyor
başımı kaldırıp güneşe koyuyorum
yırtık sözler çıkacak
açılsa dişlerimin arasından
09-05-2005 13:23 - Demir 
Dün akşam gözlerini düşündüm yine
Nasıl soğuk rüzgar gibi eserdi ruhumda
Ama aslında bulabildiğim tek bir huzurdu içimde
Beni canlı tutan
Hayatta ölebileceğim tek şeydi aslında
Sonsuza kadar bakıp lanetlenebileceğim
Gecenin soğukluğu (a)
Gecenin karanlığı(b)
Sen ruhumu lanetledin(c)
(a)
09-05-2005 12:34 - byexpert 
BARDAK
Sadece bir bardak olmak
İçine koydukların hep farklı olsa da
Bir şişe biranın yarısı
Bir kadeh sıcak şarap
Azcık viski bazen
Kimi zaman rakı
Bazen de biraz limonata
Genellikle ağzına kadar dolu kola
Bazen o bardak öylece mutfakta bırakılır
09-05-2005 10:28 - yedi 
Uzaklaşıp, yokoluşunu; gecenin karanlığında kayboluşunu izliyorum. Adımların düşüyor aklıma, üşüyorum. Ayak seslerinin uzaklaşması, yakınlaştığı zamanları anımsatıyor bana.. kalabalık bir caddede yüzlerce metre öteden sesini duyduğum zamanları.. Ruhumu arşınladığın, çıkmaz sokaklarımı keşfettiğin zamanları.. Şimdiyse; adımların.. benim çıkmaz sokaklarım.. Labirente düşmüş fare gibi peyniri arıyorum. Dolandıkça kayboluyorum. Labirentim sen, kayboluşum sen.. kaybedişim sen..
Adımların üşüyor aklımda, düşüyorum..
09-05-2005 04:58 - NihiList KeLebeK 
ruh kuraklığının
çatlaklarından fışkıran kötülüğü
(ki) en iyi insan bilir
çalkalanan bir yer
bütün çevreleri
dişleri dökülmüş rüzgarla
susuz
ve ışıksız bir yer
uykusuz taşların
rüya özlemi kokan
07-05-2005 09:49 - yedi 
KADEHİM
Şarabımın kızıllığında yüzerken
En az bir mantar kadar hafiftim
Ve kadeh kaldırdım yalnızlığıma
O da bana kaldırmış olmalı
İkimiz de kendimizi yalnız sansak da
Konuştum onunla gece boyunca
Ben anlattım sadece o dinledi
Belki umursamadı bile
Ama anlatması bile yeterliydi
06-05-2005 22:56 - shadow 
Her şeyi değiştiren gün pazartesiydi.Hoşça vakit geçirdik beraber.Saat 6.30 a kadar güldük eğlendik.6.30 dan sonra bir hüzün buhranı ki sorma.Otogara ben bırakacaktım. Sonra beraber tramvaya atladık.Otogara vardık.Oturduk bir süre.2 dakika geçmedi yağmur çiselemeye başladı dışarıda.Korktum üstümde sadece polar vardı.Otobüs de gelmişti.Bindik otobüse beraber bi süre içinde oturduk baktık birbirimize uzun uzun ama hiç konuşmadık.Otobüs hareket etmeye başlayınca.Sarıldım sanki sonkez bi daha görmicekmişim gibi.İşte o an herşey değişti.Evet bişiyler hissediyordum artık bilmiyorum neden böyle olmuştu ama acayip bişeydi... Ne zaman kaybettiğimi bilmiyordum bunu.Ama kaybettiğimde gerçekten çok üzülmüştüm.Bir insanı gerçekten insan... 
06-05-2005 22:49 - shadow 
gecenin 2.vaktindeyim.esrar tadının kaltak saadetinde debeleniyor
gece ve gökyüzü özgürlüğe aç...sekizinci kat derinliğinde yanlızım..
'kuş olsam duvarlara çarpa çarpa ölebilirim.
tanrı olsam
-AğLARIM-'
06-05-2005 19:57 - wampirella 
Büyümekten yorgun düşerim
En sevdiği şarkısını kaybeden
Bir insan gibi
Ertesi güne nasıl başlarım
Nerede kaldığımı unuttum
Burası neresi
Çok karanlık
Göremiyorum kendimi
Gizliyorum ürkmemi
Burası neresi
06-05-2005 11:48 - wampirella 
seneler önce yazdığım birşey (saçamalamışım işte :) ) eski şeyleri karıştırırken buluverdim. paylaşayım dedim ;
yolunu unuttuğum bir yerlerde sakladığım ümitlerimi, kaybettiğim bir sokakta yürüyorum şimdi. yıkık dökük evlerin duvarlarına bakıyorum.acıdığımı sanıyorum ama yanılıyorum; asıl acınacak durumda olan benim aslında...
gece zifiri karanlık, tek bir yıldız bile yok gökyüzünde. yolumu kaybettiğimi hissediyorum iyice. neredeyim? bilmiyorum. nereye gidiyorum? gecenin sessizliğinde beynimdeki binlerce çığlığı duyuyorum. isyan ediyorum yaşadığıma...
arkamda ayak sesleri...gittikçe yaklaşıyor. dönüp baktığımda kimse yok ama beni takip eden biri var biliyorum...işte! sokağın köşesinde gölgesini görüyorum...gölgesini... 
05-05-2005 22:20 - Sound_Of_Silence 
Düşünmek güzel şey...
ümitli şey...
Dünyanın en güzeL sesinden
en güzeL şarkıyı dinlemek gibi
bir şey....
Fakat artık ümit yetmiyor bana
Ben artık şarkı dinLemek değiL
Sarkı söyLemek istiyorum
demiş Nazım Hikmet..ne güsel demiş değil mi?
Dün gece seni düşündüm yine.Hastaladım dün gece ve sabaha kadar uyudum mu bilmiyorum. Bugün okula gidemedim.Ama aklımdan çıkmadın ne yalan söyleyeyim.Bütün gece seni düşünmemin mi etkisi,ateşin etkisi mi bilemiyorum kimi zaman kabuslar gelip geçti gözlerimin
05-05-2005 20:24 - yedi 
Kurak, susuzluktan yer yer çatlamış toprağın üzerinden serin bir yeşilin içine giriyordu. Serin ve karanlık… Gözlerinin karanlığa alışması, yeşilin çevresini kuşatması uzun bir süre aldı. Düşüncelere dalmıştı yine, gözünün önünü görmeden çalıların arasında bir o yana bir bu yana sürterek ilerliyordu. Vücudunu umursamaz ve dalgın hareketler sarmıştı; bir devingenlik, bir yaşam parıltısı yoktu bu hareketlerde. Yarı ölü bir canlının hayata son bir defa tutunma çabaları gibi gelebilirdi dışarıdan görenlere ama etraf sessizdi. Ormanın gürültüsünün içinde kaynadığı bir çölde çıt çıkmıyordu. Her yanı ıssızlık almış gölgelerin arasında gidiyordu.
Zor günler geride kaldı… Zor günler? Neden zor olduklarını da bir türlü anlayabilmiş... 
05-05-2005 14:46 - yedi 
....
bazen benden öyle uzaksın ki sana sesimle bile yetişemiyorum. Hatta düşüncelerimde bile seninle konuşamıyorum o zaman. Dün gece mesela… Öyle uzaklaştın, öyle uzaklaştın ki… Ben de; Calvino’nun öyküsündeki Sağır gibi itmek istedim seni. O yüzden bir ‘hoşça kal’ savurdum melek tozlarıyla… Ama ben savurduğumda gelen fısıltı, iç cebime bakmamı söylüyordu. Gizlice ceplerime, yola attığım melek tozlarını toplayıp koyduğunu biliyordum -evet! İtiraf ediyorum. Biliyordum; ama sen, öyle büyük bir gizlilikle yapıyordun ve bundan öyle zevk alıyordun ki! Aynı yaramaz bir çocuk gibi ışıldıyordu gözlerin o zaman. Nasıl yüzüne vurabilirdim, söylesene!- ama iç cebime bıraktıklarını ilk defa dün gece gördüm. Ne... 
05-05-2005 02:36 - kararsiz penis 
|