 15 Çok Okunan
|
ESKİTİRKEN
Sen bir dikenli tel oldun 2 çit arası
Bense rüzgara kapılmış sana takılan bir poşet
Her rüzgar esişinde senden kurtulmak istediysem de
Hiç bırakmadın sen beni
Taa ki çürüttüğün ben
En ufak meltemle
Seni benden ayırana dek
Sen yine aynı dikenli teldin
Parlak ilk gününden beri ödün vermemiş
23-05-2005 10:27 - esen 
onu ilk kez gri bir kasım akşamüzeri dükkanın önünde miskin miskin oturup sigara içerken görmüştüm. kahverengi elbise içinde tam bir asilzadeydi; dik, mağrur, kendinden emin ve umarsız. saçları kumrala yakın sarıydı, yürürken ağırlığını topuklarına veriyordu. daha sonra bir kaç kez daha gördüm ama beni farketmedi. hep o dükkanın önünde şeker birikintisine konmuş sinek gibi miskin miskin oturuyordum, kendi kendimin bile farkına varmayacak kadar sıradandım neredeyse.
bir gün farklı birşey yaptım, tam o geçerken ayağa kalktım. gözlerinin ucuyla baktı ve başını diğer tarafa çevirerek yürümeye başladı. günler farklılaşmaya başlamıştı, kafamın içinde dönüp duruyordu yürüyüşü, göz ucuyla bakışı ve kafasını diğer tarafa çevirişi. her... 
22-05-2005 00:42 - jenijen 
eğer istersen gidebiliriz buralardan
kışın beyaz pelerini omuzlarımızda
karda ayak izlerimiz yürür yan yana
hiç değilse bahara, kadar yeşil örtülerin
güneşin altında dalgalandığı yere
kimseye görünmeden hiç kimselere
gidebiliriz, dersen "gelirim seninle"
sessizlik aramızda görünmez. bir bağ
olur ıslığımız dudaklarımızda
elini uzat yeter ki anla
21-05-2005 10:17 - yedi 
Beyazına siyah çalınmış, sokak lambaları sessiz bu kentte. Sabah oluyor bazen, ben görmüyorum. Yüreğimde çarpık kentleşme, beynim tedaviye cevap vermiyor, ruhum kanatlanıp geziniyor aparatman bacaları arasında ama ben her sabah aynı tavana bakarak uyanıyorum. Ağrılı bir akşamın ellerinden tutuyorum, geceyarısı her yer promil, her şarkı hüzün, her kelime kıvılcım. Parmak uçlarımdan kayıp giderken hayat, yıllar çetelesini tutarken kader duvarının üzerinde, benim için yazılmamış bir senaryonun tam ortasında olanlara anlam vermeye çalışıyorum. Anlamsız gözler kovalıyor gözlerimi, kara şişeler uzaktan göz kırparken tüm bu karmaşanın içinden çıkıp geliyor ve bana acı veriyorsun. Gülümseyişin ruhuma dikenlerini batırırken mazohist yanım... 
21-05-2005 00:59 - Barfly 
Yeni bir güne merhaba mı denir yoksa yine bu geceyi çıkartabildiğime lanet mi edilir bilemem. Tekrar hayatımdaki lanetliklerime merhaba diyorum. Karşıma dikildiğine ve ağzında yine aynı lanetlemelerle; “Saçlara bak, ne bu sakal keçinin götü gibi, Yahudi misin sen? Neden sigara içiyorsun? Beni öldürmek mi istiyorsun? Ne istiyorsun bizden? Görmek istemiyorum seni bu evde, defol lanet olasıca, vs…” sözlerini duyduğum ilk andan beri her geçen saniye biraz daha güçsüzleştiğimi hissediyorum.
Metallica – Master Of Puppets kulağımda eski albümünden, en sevdiğim solo bölümünü bekleyerek dinliyorum şarkıyı ve yüzümde hafif bir tebessüm tüm bu olanlara rağmen; sevgiliyle buluşacağım bugün, günlerden Cumartesi… Soloyu... 
21-05-2005 00:38 - EFreeT 
Ey gözüne kara kaçmış,karakaçan!Ne bu umutsuzluk?uyuzluk besbelli.Sevgiden bahseden dil,nefrete aşina mıdır bu denli?Yalancılık besbelli.Kardeşliği yüceltirken sayfa sayfa,yaşarken köleleştirmek mi gerekli?Riyakarlık besbelli.Konuşurken mangal,severken cin yürekli.Şerefsizlik besbelli.
bir daha anarsam seni kahrolayım.
bir daha ararsam seni kahrolayım.
Ama yine de ince bir türkü yollarım sana;
Kahrolasın demiyorum,kahrolma da gör beni,
Körolasın demiyorum,körolma da gör beni...
(eyvahımsın,eyvahım.Eyvallahım'lara...)
20-05-2005 15:34 - pırzanê 
siyah duygu
"dokunsalar ağlayacağım" diyorum
ama sonra bakıyorum
hiç ellerini çekmiyorlar ki
içimden
pislik işler deriye
kuru kalırsa ellerim
senin de içinde kapkara birşey var
senle ben yer değiştirir
buluşamayız.
20-05-2005 10:03 - BaD`BoY 
BENCİL
Hızla çık evden karış sokaklara sen de
Karış kalabalığa kaybol
gördüğün herkezi Kendine benzet
Onlar için üzül onları düşün
Acı hepsine
Ne kadar yalnızlar hepsi di mi ?
Ve ne kadar umutsuzlar
Hayalleri olmalı hepsinin
Hep birgün belki umuduyla kurdukları
20-05-2005 09:57 - BaD`BoY 
Tıngır mıngır ilerleyen tahta tekerlekler...
-arnavut kaldırımlı sokakların haylaz çocukları-
Pencere önlerinde sulanan mor menekşelerdi,
perde arkasından sokakları süzen cam güzelleri.
Bir bakış, bin dokunuştu.
Hayat akıp giderdi sütçü beygirinin nal seslerinde...
Yağmur çiselirdi,
usul usul akardı camların buğusunda.
Cam önüne dururdu yağmur düştü mü...
burnunda toprak kokusu.
19-05-2005 15:14 - NihiList KeLebeK 
KAÇIŞ
Topladığım valizimi tekrar boşalttım
Kedime son kez yemeğini verdim
Bu sefer yiyip yemediğini kontrol etmedim bile
Balkona ekmek bırakmicam bu sefer aç kalsın kuşlar
Yatağımı ilk ve son kez topladım
Dolabıma baktım
Hiç delik çorabım yoktu çekmecede
Gülümsedim
Yanıma fazla eşya almamalıydım
19-05-2005 09:44 - byexpert 
Hep aynı terane. İnsanlara yardım etmeye çalışıyorsun. Bunu herkesin önünde yapınca gururlarına dokunuyor. Teke tek gayet güzel anlaştığım, yardımcı olmamı rica eden arkadaşların aksine... Ama eminim onlara da belirli kalabalıkların önünde yardım etsem aynı tepkiyi verirler. Utancın belirli bir düşünceye saplanıp gurura dönüşmesi ve gururun gözleri kör eden paniği ve siniri doğurması...
Biri benim hatalarımı düzgün bir üslupla düzeltse iki kere mutlu olurum. Hem öğrendiğim için hem de izleyen gurubun hatayı ve doğrusunu direkt görerek öğrendiği için, ama yok böyle bir güzellik.
Kalabalık önünde soyunmaktan korkan güzellik. Kozandan çık da... 
18-05-2005 20:50 - NihiList KeLebeK 
Ahmet Bey o sabah yine erkenden kalkıp, uzun sarı çizmelerine lanet
okumaya başlamıştı. Her seferinde nereye koyduğunu unuturdu Allahın
cezalarını. Hep de bunlar yüzünden mi geç kalınırdı canım! Her işin bir
zamanı vardı. Lanet olasıca çizmeleri de neden bulamazdı ki hiç. Odasında
kapının arkasında, mutfakta, üşenmeyip tavan arasında bile aramıştı bu
sabah. Kör şeytanlar! Hiçbir yerde yoktular. Anlaşılan yine, Adem
Usta'yla beraber çıkacaktı balığa. Kör olasıca Adem'le, sandalı olmasa yüzüne
bakar mıydı onun! Bakkalına bile uğramazdı cehennemliğin. Tartısı bozuk
hergelenin... Ayarı kaçığın...
Takım çantasını arkasından gürültüyle sürükleyerek oraya buraya
18-05-2005 16:36 - jenijen 
kız güzelliğe önem vermiyor artık. yani fiziksel güzelliğe önem vermekten vazgeçti. buna bağlı olarak kendi kıyafetlerini ve nasıl göründüğünü takmıyor. böyle daha mutlu...
hep daha güzel olmaya çalıştı.oldu da... ama tek bir sivilce bile onu bunalıma sokmaya yetti. artık dış görüntü budalalığını bir sivilce gibi patlatıp,ondan kurtulmayı başardı.mutlu...
hep etrafında kibar ve maskeli insanlar vardı. çok naziktiler. yalnız bırakılmıyor,gözlerinin içine bakılıyordu kızın,göz bebeklerinin derinlerindeki kadına tecavüz ediliyordu.çünkü güzeldi..
etrafındaki insanlar sırf güzellik için mi yapıştılar(!) kıza acaba? bunu merak ediyor. ve böyle olmaması için içten içe dua ediyor.
ama mutlu...
o artık yapay değil. ... 
17-05-2005 23:37 - yedi 
...kendimi kandırmaktansa, zehirli akreplerin arkadaşlıklarını kabullenmeyi yeğlerim. yalnızlığın zehirli iğneleri.. izole et, izole et onu, ez onu, bas üstüne.. ha-ha.. gregor samsa.. bir sabah bunaltıcı düşlerden uyandığında, kendini yatağında dev bir böceğe.. dev bir böceğe.. böcek.. neden duvar diplerinden yürüyorum sanıyorsun ha? kara düş, kara düş, kaka düş.. düş.. şakacı şirin olmak istiyorum.. 'hayatın yalnızca bir şaka olduğunu biliyor, ve hep gülüyorum' ha-ha.. bak yine güldüm.. güldüm.. gül' düm.. soldum.. eşek şakası lan bu! yemezler ama.. orta parmaklarımı, işaret parmaklarımın üzerine getirip çarpı yapsam şansım döner mi? nal taktırsam ya da ayaklarıma? belki de gözlerime nazar boncuğu mıhlatmalıyım.. ya da... ya... 
17-05-2005 22:38 - byexpert 
sorumlu olmayacaktım..sorumluluklarım olmayacaktı..!
içimi açabileceğim ne bir dostum olacaktı...ne de bir dost olacaktım..!
çocukluğumu hatırlayamayacaktım..!
oynadığım oyunlar hiç olmayacaktı...oyun arkadaşım olmayacaktı...
saklanbacın anlamını hiç bilmeyecektim...
ilkokul öğretmenimden yediğim o tokadı hiç yemeyecektim...
otların üzerine uzanıp saatlerce gökyüzünü hiç seyretmeyecektim...
hiç aşık olmayacaktım...
sevinmeyecektim..!
üzülmeyecektim..!
17-05-2005 09:43 - deeppurple 
|