 15 Çok Okunan
|
EYLÜL
Önce rahatımı aldılar elimden
Sonbra yüzme yeteneğimi
Emeklememi aldılar
Suskunluğumu da aldılar
Saflığımı da aldılar
Oyuncaklarımı aldılar elimden
Verdiler elime defter kitabı
" OKU ! " dediler
" Oku adam ol " dediler
04-10-2005 01:15 - aretia 
Koskoca alfabem
Artık sadece
5 tane harften ibaret ... 
03-10-2005 16:05 - nugo 
alfabedeki bir harfi unutmaya çalışmak gibi
seni unutmak
nereye kaçsam orada çıkıyorsun karşıma
hava kararıyor, sen yağıyorsun
sonra bulutlar dağılıyor, önümü kesip gülümsüyorsun
güç bela eve atıyorum kendimi, her köşe başında gölgen,
soluk soluğa uzanıyorum arkama,
derinlerden bir ses seni fısıldıyor kulaklarıma
alfabedeki bir harfi unutmaya çalışmak gibi
seni unutmak
03-10-2005 13:09 - Barfly 
BITMEYEN...
Bazi lekeler vardir,
Ne sekilde ortsen de ustunu
Varligini hissettirir
Lanetli bir ciglik gibi
Bazi acilar vardir,
Kabul etmesen de
Icini yer bitirir
Kalbinin her atisinda
01-10-2005 15:04 - aretia 
KARDAN
Kaç derece dışarısı ?
- 10 C olmuş
Hava baya soğumuş
Hadi sen eve git
Üşüme buralarda
Israr etme lütfen
Bırak eve gelmeyeyim
Dışarıda öylece kalayım soğukta
Ben böyle iyiyim
01-10-2005 03:25 - Baziiil 
ne yapsam
jeton düşmüyordu
aklımı oynattım
düştü.
01-10-2005 00:03 - kannkokusu 
karlı bir ağustos sabahı, soğuk yatağında gözlerini açtığında, gördüğü ilk şey bir kardanadam olmuştu. kardanadamın burnu havuç değil patlıcandı. dudakları kirazdan, gözleri karpuzdandı. mevsimlerden kış olsaydı, belki korkardı. üzerine yorganı çeker, kendisini uyandırması için tanrıya dua ederdi. aldırmadı. yorganı yoktu çünkü yazdı. tanrıya da inanmazdı. karlı bir ağustos sabahı, yatağında sıradışı bir kardanadamla yapayalnızdı.
kardanadam kirazdan ağzını açtı. konuşmak için değil esnemek için açtı. çünkü sabahtı. yeni uyanmışlardı. esnemek şarttı. kardan adamın sıcak nefesini yüzünde hissettiğinde, gözlerini bir daha açtı. sonra bir daha... bir daha... defalarca uyanmıştı. ve kardanadam hala yanıbaşındaydı. yorganı üzerinden... 
30-09-2005 23:04 - scarecrow 
Bişeyler ters gitmeye başladı.. Çocukluktan çıkıp bildigim hiçbişeyin dogru olmama ihtimalini gördükçe tanrı kabul ettigim babamın yıkılışını görüordum...
Asıl herşey onun hayatıma girip işledigi cinayetin etrafında dönüyordu. Tüm hayellerin, mutsuzluk bilmez hayatımın çöküşü kaldırılamaz nitelikte bastırdıkça kirlendigimi hissediyordum... O beni ve hislerimi öldürürken bana haklını hep kazanmadıgını fısıldamıştı adeta. Kötüler iz bırakır...
Şimdi inancımı, amacımı, yolumu, yönümü kaybetmiş vaziyette saydam bir ölümün fısıldayan gerçekligini dinliorum.
....Birileri biryerlerde gülüyor olmalı. Size, bana,... 
28-09-2005 17:05 - nugo 
Mevsimlerden ilkbahar, yaz, sonbahar ya da kıştı; sıcaktı ya da soğuktu ve nerede olduğunu düşünüyordu genç bir adam, yürüyüp yürümediğini merak ediyordu. Ellerini bir bulabilseydi... Ona öyle geliyordu ki, olmaları gereken yerde değildi elleri. "Yoklar işte! Yoklar!.." diye geçirdi içinden. Bulamayışından çok arayışına şaşırmıştı üstelik. Zihni damağından diline akmış, tükürüğüyle ıslanıp boğazından geçtikten sonra boyun kısmını da geride bırakıp omuzlarına kadar ilerleyebilmişti ancak. "Hiçbir zaman kararlı bir insan olamadım." diye düşündü. Biraz olsun kendine güvenebilseydi, ellerine kadar olmasa da belki dirseklerine kadar ilerleyebilirdi. Sonunda ellerini aramaktan vazgeçti, bütün dikkatini kullaklarına verdi. Hem... 
27-09-2005 20:40 - nugo 
Aşığın iki kapılı bir han, tasavvuf şairinin konanın göçtüğü bir yer dediği bu süresi belirsiz bahşedilmiş bedava devre-mülk dünyada süremizin dolmasını bekleyen bizler hayattan ne bekleriz hiç düşündük mü? Bazısı eczacılık okuyup diplomalı esnaf olacağı, babasının eczanesini işleteceği basit bir yaşamı "Ayda en az 3-5 milyar kârın var" diye över, bazıları hiçbir şeyden her şeyi yaratacağı sürecin planlarını yapar...
Neden bu kadar yaşıyoruz ki acaba. Herkesin en büyük arzusu uzun sürede ulaşılan türden mi ki. Neden kimse bir saatlik, "hayatının keyfi" diyeceği arzusunu geride kalan yaşama potansiyeline tercih etmiyor? Bu kadar değerli mi bu hayat dedikleri?
Bazen diyorum kendi kendime, hiçbir şeyin önemi anlamı... 
22-09-2005 03:34 - KLEITUS 
insan olmanın getirileriyle birlikte herkes kendini bi bok sanıo,bu yazıda bunun kanıtıdır. aslında yasamımız o kdr sıradanki. milyarlarca insan gibi bizde dunyaya geldik ama kendimizi bi bok sanmaktan baska bi bok yapamadık. hanginiz sıradan,basit bi yasam ister? ben isterim demeyin kimse bunu kendine yediremez. kendimizden baska bişiyi dusunmeyiz biz. surekli bi caba içindeyiz genellikle sırf egomuz için. toplumda bi tek kendimizi adamdan sayarız. sokakta suruyle insanın içinden gecerken kendimizi coban sanarız,yada butun insanlar bizim içn die dusunuruz. dunyayı bizim sanarız bazen. yalandan gulumsemeler,sevgi sözcukleri bunların hepsinin faiziyle birlikte geri döncegini biliriz. nadiren olması gereken seyleri o kdr cok... 
21-09-2005 16:47 - NO ROOTS 
]unutmak için savaş açtım kendi iç dünyamda, bu daha ne kadar sürer kestirmek inan zor. sadece kanamalarımı durdurdum ama yaram çok acıyor, acıtıyor şu kaybolmuş benliğimi.. ve ben bunları bile bile kendimi unutma savaşına gönderdim. zamanımı bunun için harcıyorum bu aralar.geri beklemesini beklemekteyim yani.
biliyorum ki bu savaştan galip çıkmadıkça kendime dönmem çok zor...zamanlar yaratıyorum şimdilerde, öylesine hayat akışına bırakılmış zamancıklar yani. boş çuvallara saman doldurur gibiyim. yaptığım pek bişey yok. sabit noktakara kilitleniyorum sadece..asırlık esirler gibi ruhum kara bi bataklığa esaret şimdi. "düşünme" eylemini dışladım bu ara. yoksa daha bi çekilmezim biliyorum. sanırım biraz böyle yaşamak gerek... 
19-09-2005 18:14 - alalax 
KAPI GİBİ
Ding dong !!!
Ding dong !!!
Kim ooo ?
Beeeeen !
Sen kimsin ?
Ben işte ben !
Git burdan !
Niye kapıyı açmıyorsun ?
Çünkü ben öyle istiyorum
18-09-2005 22:50 - Baziiil 
bak burada görmüş olduğun herkez rahatsız
dedi aralardan biri hepimize uzun uzun bakarak
üç mm küplük yaşamlara hapis
arayışını bu yaşamda sürdüren
kendini daha iyi hissetmek için bedeniyle dalga geçen
araplara sarılı büyük saksılara sahip
akrep yetiştirdim hemde en zehirlisinden
nem ve güneş orantısını sağlıyarak
küçük bir hayat izlenimi
gözbebeklerinin büyüklüğü ve derinliği üzerine
18-09-2005 22:25 - swat 
iki biraya sarhoş gecelerde
anlar çizdik kumlara
dolunayun aydınlattığı ruhumda
beraber uzandık sonsuzluğa
bakişlar...
islak çimlere inat...
yildizlarin altında...
yalan bir aşk...
düş'me'le'un'ler... ... 
18-09-2005 18:30 - muratb 
|