Echoes

Yazdığımız yazıları ( Şiir, Anı, Deneme, Öykü vb. ) paylaşabileceğimiz bölüm. Bir nevi hatıra defteri, azıcık hüzün...

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Echoes

# A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z

Post New Echoes
15 Çok Okunan

Başka hayatlar istiyorum

Başka hayatlar istiyorum

Bir tanesinde sokakların terbiye ettiği bir tinerciyi oynamak istiyorum. Akşam olunca çöp torbalarını sokağa boşaltıp torbaları toplayan, bali torbasını şöyle derin derin çeken cinsten. En rezil en paspal bir hayat olsun o. Şu yolu dümdüz yürüdüm mü nereye çıkacağımı bilmeyecek kadar cahil olayım, hep merak edeyim. Bir gün torbalarımı da alıp o yürüyüşü yapayım. Dağlar ve dağlar çıksın karşıma yine yürüyeyim. Birinde inek mi inek bir öğrenci olayım. Yaşama amacım notlarım olsun, başka çok az şeyle ilgileneyim. Her yeri tam not ortalamasıyla bitirip neye ulaşılıyor onu öğrenirim. Belki çözülmemiş bir şeyler çözmek insana haz veriyordur. Belki bir tanesinde hayatını zenginliğe ve güce adamış biri olurum. Zengin insanlar... Tamamını Oku

20-11-2005 12:55 - cesur2 Son mesaja git

Ergen Olmak..

Ergen Olmak..

Hatırlıyorum da, ilkokuldayken servisin arkasında oturup avını bekler gibi bizim ezik bir hareketimizi kollayıp, dalga geçen ergenlerden nefret ederdim. Kendilerini ne sanırlardı ki? Ama şimdi onlardan biri olduğumu farkediyorum. Serviste o uyuz veletlerin hareketleri sinirimi bozuyor. Çok, çok körler, tek dertleri eve gidip Sponge Bob'un son bölümünü kaçırmamak. Ben de o zamanlardan gençtim 24/7 gülerdim, oyuncaklarıyla oynayan, aileme hayran bir çocuktum. O zamanlarda, garip bir şekilde kız çocukları babalarına âşık olurlar. Sanırım bu hayatlarındaki tek gerçek erkeğin babaları olmasından kaynaklanıyor. Sonra ortaokul… Bakarsın erkekler değişmiş, koyun koyuna uyuduğun çocukluk arkadaşların göt peşinde, kızlar... Tamamını Oku

18-11-2005 05:57 - yedi Son mesaja git

Duvar

Duvar

Dört duvar arasında duruyorum. Duvarlar yürüyor, yürüdükçe küçülüyor. Ben duruyorum, kapı duruyor, pencere duruyor. Dört duvar var, yürüyor... yürüyor... yürüdükçe küçülüyor... ben oluyor duruyor.

17-11-2005 22:54 - scarecrow Son mesaja git

unutulmuşlar

unutulmuşlar

unutulmuşlar

anılarımı ne kadar bastırmaya çalışsam inadına o kadar üstüme geliyorlar.İnsanlardan anılardan daha çok nefret ediyorum.Anıları onlar yarattı çünkü.Kendimden ise en çok ben olmasaydım anılarım olur muydu..?

17-11-2005 21:37 - ebbil Son mesaja git

Sorduğumu Hatırlamıyorum

Sorduğumu Hatırlamıyorum

Her zamanki gecelerden birisiydi onun için. Yatmış sıradan bir uyku uyumuş ama erkenden uykusuz bir şekilde uyanmış kendini evin dışına atmıştı. Yanan midesi ağzına kötü bir tat versede evin içinde bulunmak , duvarların üstüne gelmesi onu fazlasıyla rahatsız ediyordu. Ustüne bir gömlek attı dolabı açıp eline aldığı birasıyla bir anda kendini sokak kapısının dışına attı. Asansörü düğmesine basıp çağırması ile gözleri karmakarışık şekilde ilerleyen numaralara takıldı. Garip bir şekilde asansörün bulunduğu katı gösteren numaralar birbirini takip etmeden ilerlemekteydi. Asansörün bozulmuş olduğuna karar verdiği an kapı açıldı. Fazlasıyla akşamdan kaldığını düşündükten sonra asansöre binip garaj ın düğmesine bastı. Bir gece... Tamamını Oku

17-11-2005 17:18 - Sound_Of_Silence Son mesaja git

Duvar

Duvar

Uzunca bir süre aynı yoldan gittik. Daha önceleri bize benzer binlercesi tarafından gidilmiş bilindik bir yoldu . Avantajları ve dezavantajları olduğunu hesaplayıp kendi paydamızla böldük.Her yol gibi inişleri çıkışları olduğunun bilincinde ilerliyoduk. Girişleri ve çıkışları vardı. Amaç , hedefe en kestirmeden varmaktı. Yola başladığımız andan itibaren bizle beraber olan görünmez takipçiyi saymazsak 4 kişiydik. Ben , o , bir köpek ve taksisi olmayan bir taksi şöförü. Şöför lazdı , ne dediğini anlamıyorduk anladığımız zamanlarda ise sigaranın zararlarından bahseden korkutucu konuşmalar yapıyordu.Taksi şöförünün alakasını bir türlü çözemiyorduk ve çözemedikçe kendimizi ondan uzaklaştırıyorduk.Bizim düşüncelerimizin onun üzerinde... Tamamını Oku

17-11-2005 06:32 - Lizard King Son mesaja git

Beklerken

Beklerken

Uçsuz bucaksız bir düzlükte ve masvavi bir kubbenin altındayken, kendime saklanmış olsam bile kendimden saklanamam! Öyleyse nesnelerin göçü başlasın! İlk önce bulutlar gelsin, sonra yağmur... yağsın... Binlerce çiçek göğe uzansın... Ağaçlar da olsun sonra, karıncalar, kuşlar ve rüzgar... Küçük tepeler ve ardından karlı dağlar... Biriken sular... göl... deniz... balıklar... Ve denizin üzerinde bir gemi, gemide insanlar... Olsun... Ben de varım, iskele var!

16-11-2005 21:10 - scarecrow Son mesaja git

Yagmur.

Yagmur.

Yağmur Gökyüzü kararıyor gözler önünde, Gördüm seni uzakta Sakladım şaşkınlığımı, Anladığında benim varlığımı. Gelirken bana doğru usulca, Yağmur başladı etrafımda dönmeye. Benim mi adım senin çagırdığın?

15-11-2005 20:50 - ebbil Son mesaja git

Düşünmek İstemek

Düşünmek İstemek

Tüm çiçekler küsmüşken sonbahara, sen açılıverdin bir ekim gün; sanki her şeye karşı çıkmak istermiş gibi… Oysa o kadar da dik başlı değildin hani; istenildiğinde susar, istenildiğinde konuşurdun. Zaten pek meraklı da değildin insanlarla iletişim kurmaya. Ama bir kara delik gibi içine çekti insanlar seni. Zorladılar seni sosyalleştirmeye ve kendi ayakların üzerine durmaya. Oysa sen daha çocuktun. Hani küçük minik bir kedi gibi boynu bükük bir çocuktun. O kadar hızlı oldu ki her şey, kaldıramadı o bünyen yaşadıklarını. Yalvardın yakardın etrafa ama duyan olmadı seni. O küçük yaşında zaten nereden bilebilirdin başına daha beterlerinin geleceğini. Olgun gördüler seni, kendini ifade edebileceğini düşündüler. Ama olmadı. Başaramadın;... Tamamını Oku

15-11-2005 18:59 - High Hopes Son mesaja git

bilmediğim uzaklara...

bilmediğim uzaklara...

Sonra da gözlerimi kapayıp göremediğim uzaklara, ufukta gezinen alaca hayaletlerin izlerinin peşi sıra, bilmediğim diyarlara dalacağım

15-11-2005 18:59 - Cey Son mesaja git

Gerçeğin Ol!

Gerçeğin Ol!

"Güneş, bir insan ayağı kadar." - Herakleitos Kelimeler var ağzımdan dökülür. Sessizlik de var ama, kelimeler neden soyunur? Çırılçıplak ne konuşulur? Bilir misiniz, yıldızlar da konuşur. Biz duymasak da onlar konuşur... Oysa biz, ne kadar da uzağızdır gökyüzüne. İnsandan öteye gidemeyiz. İhanetimiz bizim, kendine esir ruhlardır. Düşün! Güneşin umrunda mısın? Bunu düşünebilecek kadar alçak mısın! Güneş senin umrunda değil! Kabuğun soyulsa böbürlenir, çiçek açtım dersin. Sana adil davranmak bile, küçümsenmektir gözünde. Öyleyse tozlanmış adımların... unutulmuş... asırlar kadar. Adımlarını al ve git! Dönüşün, gerçeğin olsun!

14-11-2005 15:34 - scarecrow Son mesaja git

Tree of Gloom

Tree of Gloom

Evet, yine geldiler. Kemanın sesi kulaklarımda yankılanıyor. Aynı bu günlerde değişen hava koşulları gibi yüreğim de bir bulutlanıp bir güneşleniyor. Bir tek yağmur yağdıramıyorum. Fakat böyle devam ederse o da git gide soğuyacak ve buz tutacak. Yerim rahat, kalbim üç oda bir salon ama içini ısıtacak hiç bir şey yok. Keşke ödeseydim şu faturaları diyorum. Bir umutla uzanırken o vodka şişesine, onun da bittiğini farkediyorum. Öyleyse tek kural var; hareket et ya da öl. Hep özenmişimdir alternatif gençliğe. Kanguru gibi hop hop, etraftan bi haber ne var ne yok... Gerekenleri zamanında yaşamak belki böyle oluyor. Zaten 50 yaşıma geldiğimde yapacak başka bir şeyim olmayacak. Hafıza nakli istiyorum. Kelime dağarcığı arabayı "düt düt",... Tamamını Oku

14-11-2005 13:32 - scarecrow Son mesaja git

davet

davet

kapı çalınsa açsam, deniz çıksa karşıma martılar, kumsal ve rüzgar hepsini de yanında getirmiş olsa yüzme bilmiyorum demeye hakkım yok!

13-11-2005 21:09 - scarecrow Son mesaja git

sonuç..

sonuç..

Kendiliğinden birleşiyor bütün parçalar. Her birinde bir bütünü oluşturma içgüdüsü var. Öylece duruyor ve gözlüyorum. Sihirli bir yap-bozun meraklı parçaları geçiyor gözlerimin önünden. Birbirlerini seçiyor, deniyor, tamamlıyorlar. Aralarına katılıyorum ben de. Onlardan biri gibi davranıyorum. Henüz alışamadım onlara belki. Biraz bencil ve zorlayıcı olabiliyorum ve biraz da sabırsız belki... Keskin değil onlar kadar görüşüm. Bilincim eksik, daha doğrusu tahrip edilmiş kendini beğenmişlikle. Biraz zaman lazım! biraz sabır! Elimden tuttu biri bütün sıcaklığıyla ve bıraktı hemen. Buz gibi bir gerçekti bu, beni kavuran bıraktığı boşluğuyla. Öğrendim: özlem geçmişe duyulmazdı. Öğrendim: doğru olan sadece sonuçtu. Sonsuzluktan bir... Tamamını Oku

11-11-2005 21:40 - scarecrow Son mesaja git

Diyet

Diyet

Mezarlıktayım yine. Ben her gece gelirim buraya. Yalnız dolunayda gelmiyorum işte, gelemiyorum!.. Burada yatıyorum ben! Bakın! İşte burada, bu toprağın altında... Buraya gömdüm kendimi. Mezarım burası benim. Evet! Öldürdüm ben kendimi ve buraya gömdüm cansız bedenimi. Tek başıma hem de! Mezarlıktayım yine. Mezarım burada; ama ben yokum işte, değilim toprağın içinde. Toprağımı kazıp götürmüşler beni yine. Ne istiyorlar benden? Daha geçen aydı, sol ayağımı alıp götürdüler. Tıpkı sağ ayağım gibi. Yine öldürmem gerek şimdi kendimi, yine gömmem ve her gece ağlamam gerek. Ölmüştüm ben. Bundan adım gibi eminim. Ama o ay işte, gönlümü çelmişti bir kere! Onun ışığında görmek, mezarımı, toprağımı... Ve toprak bırakmazdı beni, ay... Tamamını Oku

11-11-2005 21:22 - scarecrow Son mesaja git

Post New Echoes

Ayarlar
Showing echoess 916 to 930 of 1476
Düzenleme Şekli Sıralama Şekli
Sıralama Başlangıcı