 15 Çok Okunan
|
mutluluk... acımak, acınmak... istediğini elde etmek..
lise hayatım boyunca melankoli takıldım.. hani o arka sırada oturan, kulağında müziği elinde bi' şeyler karalayan biri vardı ya, işte o bendim.. ''cool'' görünme adına kendini kaybeden, mutsuzluğu ve umutsuzluğu seçen ve her fırsatta kendini acındıran, kendine sorarsanda ''nihilizmim atakta, pesimistliğim travmada.. '' diyen bir arkadaştım ben..
sonra bir gün bir yıldız kaydı,bir kıza aşık oldum..benim aksime küçük şeylerden mutlu olan pembe başlıklı bir polyannaya.. bende ne eksikse Onda da o vardı.. söyledim umarsamadı, biraz laf ettim biraz acındırdım kendimi ve istediğim gerçekleşmişti.. evet, kendimi acındırdım, mutsuz göründüm ve isteğimi elde etmiştim.. ... 
14-01-2008 02:14 - Gecemezsin 
Saçını esaret altına alan
ne varsa atardım,
bütün şampuanlara
kokular katardım.
Pembe olanı ortaya koyar,
bütün yastıkları saklardım.
Sen sırtını dönene kadar
uyku tutmazdı beni..
02-01-2008 00:40 - Cey 
Çocukken başlıyor ona olan açlık.Bir top bir oyuncak bir takım ile isimlendiriliyor açlık.Daha sonra aileye okula öğretmen ile devam ediyor yaşamına.Kemirmeye seni aslında lise sonrasında başlıyor.Sigara alkol uyuşturucu alıyorsun onun etkisini artırmak azaltmak için.
Ama bir an ona ismi verebiliyosun.
Iste yaşıyorum derken herşeyin yalan olduğunu hissedip verdiğin o ismi öldürmeye çalışıyosun.Hala içinde yaşarken üstüne toprağı atıp canlı canlı gömüyorsun onu.
Ama o belki bir zombie belki bir vampir belki bir tanrı.
Öldüremiyosun ne yapsan da yaşamaya devam ediyor.Hayatın boyunca çektiğin o açlık aslında çok basit bir şey.
Kendini tanıman ile çok çabuk öğreneceğin : Aşk
29-12-2007 21:12 - odisya 
kedim hakkında bir serzeniş,yorumlamak istermisiniz?
25-12-2007 23:33 - jenijen 
yaşayamıyorum...sadece nefes alıyorum...bu yaşamak değilmiş anladım...sadece görmekmiş...acıyı...gerisi zaten boş sanırım hayatta...en azından gerisini yaşamadım henüz...
bana gereken tek şey,gitmek,ister uzağa,ister yakına...önemli olan gitmek...uzaklaşmak...biraz da olsa...unutmak...yaşadıklarımı...yaşamak istediklerimi...yaşamadıklarımı...yaşayamadıklarımı...ve bu lanet olası... 
25-12-2007 00:59 - insaan 
Su çok hızlı akıyordu,karşıya geçmek için sığ ve taşlık bir yer arıyordu saatlerdir. Ama ne bir sığlığa denk gelmişti ne de bir köprüye. Nehrin akış yönünde yürümeye devam etti. Sık çalılardan nehrin yakınına gidemediği bir yere geldiğinde güneş bulutların arasından bir görünüp bir kayboluyordu ve saat öğleni geçiyordu. Yürümeye devam etti. Nehirden iyice uzaklaşmıştı,nehrin bendi yükselmeye başlamıştı. Nehri gözden kaybetmemek için ağaçlıkların arasından yükseltiye tırmanmaya başladı. Nehri tam olarak aşağısında görebileceği bir tepenin üstündeydi ama çalılardan ve sık ağaçlardan nehrin kenarına inmesi mümkün değildi. Yorulmuştu da zaten. Çantasını çıkarıp sırtını bir ağaç kütüğüne vererek yere oturdu. Çantasından bir sandviç... 
24-12-2007 20:57 - Thunderpeak 
yollar bahçedir dört yön dört mevsim
bir yoldu o bahçe bahçede sümbül
kokusu sinmiş yolculuklar var
nereye yayıldıysa işte o kadar
mesafe, uzakta size bu gönül
19-12-2007 22:42 - honestboy 
aynalar geçmişe özlem duyarlar
aynalardan geçmiş bir adam
kendine açılan bir bahardı
ama orda
papatyalar vardı
19-12-2007 22:42 - honestboy 
Ruhun Vedası
Ruhun Vedası
17-12-2007 13:44 - akhhorus 
Korku ve Gerilim
Polis arabası kararan havada yoldan ayırılıp dere kenarına inen yola girdi. Biraz ilerlediklerinde ışığın altında eğilmiş adamları gördüler. Ahmet ve Kerim o akşam nöbetçilerdi ve telsizden dere kenarında balıkçıların kullandıkları barakaların yakınında bir kavga olduğuna dair bilgi gelmişti. Ve görünen o ki balıkçılar arasında bir tatsızlık vardı. Daha da yaklaşınca tatsızlığın büyük olduğunu gördüler. İki kişi yerde üst üste yatıyordu ve iki balıkçı üsttekini çekmeye çalışırken bir diğeri elindeki yekeyle ona vuruyordu. Hemen tepe lambalarını yakıp siren çaldılar. Balıkçılar bir an onlara doğru baktı, hatta elinde yeke olan bir an duraksadı, ardından çekmeye ve vurmaya devam ettiler. Arabayı durdurdular ve ilk Ahmet indi.... 
17-12-2007 00:22 - Thunderpeak 
Mümkünse öl lütfen. Puf ol. Karanlık alsın seni! Kendini dünyanın çeşitli aptallıklarına kaptır. Siktir git bi zahmet. Gözüm görmesin seni. Tam da bi ışıltı buldum diye sevinirken çok uykum var diyip gerçeklere, farkındalığa kapat gözlerini. Geber e mi!
Yaşadığının, ne olduğunun farkında olmayan insanlar gibi yap sen de artık. Sabah kalk akşam yat, bir süre dolan ortalarda bi şeyler eksikmiş gibi ama hiç bulama. Sonra alış bu eksiklik duygusuna ve sen de diğerleri gibi geç bu dünyadan. Varlığını karanlık alsın ve ruhun ebedi bir uykuya dalsın. Kendini uykunun serin yalnızlığına bırak. Ey rüzgârda titreyen savunmasız yaprak.
Yalnızlığın bile bir şerefi var. Bir şeyler yaratır insan, kendisiyle baş başadır, göz gözedir. Senin... 
15-12-2007 23:09 - sevi 
İşte yine günün geceyi boğazladığı o sokaktan geçip, ışığın kollarına attık kendimizi. Eee? Ne oldu ki şimdi? Kahve beş, sigara otuz beş, yaş yirmi beş.. beşte beş.. düşeş!.. düş-eş..
Düş dedim de.. Saplandım kaldım düş/me/lere..
Bak işte..
Yine yeniden..
Düş
ü
yo
rum ... 
15-12-2007 21:41 - Thunderpeak 
Bin Jip
________________________________________
Filmin girişinde insaların içindeki bıkkınlığı dize getiren bir söz söylenir ve film orda başlar..
Hadi ateş et!,
Ateş et kurtulurum sonunda
PAT!
07-12-2007 19:15 - BinJip 
VEDA ŞİİRİ
Telefonum sustu yine
Dün geceydi son çığlıklarını attığında
Sarhoş edip geçti beni ve bedenimi
Yıllar önce gibi ama dün kaybettim sevgilimi
Telefonum sustu yine
Bardaktan boşalırdı sevgim, seni görünce
Gözyaşlarım içime akardı, düşününce
Dün bir bugün iki ama
Sanki yıllar önce ölmüştüm, sen gidince
03-12-2007 00:11 - fndnz 
Yeni bir hayata başlamak derken… Durup düşünüyorum, gidiyorum uzaklara, taa ki ilk başa…
Yeni bir hayata başlamak derken… Durup düşünüyorum, gidiyorum uzaklara, taa ki ilk başa…
02-12-2007 19:11 - Raiden 
|