Karşımda oturuyordu. Gözleri her zamanki gibi nemli ve kısıktı, dudaklarının kenarında da takılıp kalmış melankolik bir tebessüm vardı. Birşeyler anlatıyordu, insanların sosyalleşmeye çalıştığı mekanlarda birbirlerine anlattıkları sıradan, yararsız ziyan şeyler.
Çay kaşığıPublished by Barfly 23-01-2005 |
|
Karşımda oturuyordu. Gözleri her zamanki gibi nemli ve kısıktı, dudaklarının kenarında da takılıp kalmış melankolik bir tebessüm vardı. Birşeyler anlatıyordu, insanların sosyalleşmeye çalıştığı mekanlarda birbirlerine anlattıkları sıradan, yararsız ziyan şeyler. Dinliyormuş gibi yapıyordum ama dinlemiyordum. Tek dikkatimi çeken elleriydi, konuşurken salladığı ince parmakları Endülüs'de ateşin başında rakseden yanık tenli çingene kadın gibi cömertçe salınıyorlardı ve ellerine baktıkça sarhoş oluyordum. Bir sigara yakıp fincanın içindeki çay kaşığıyla ilgilenmeye başladım. Hayat sıkıcıydı, ulaşamayacağım kadınlara aşık olup bana ulaşamayacak kadınlarla aynı masayı paylaşıyordum. Bunu neden yaptığımı da bilmiyordum, belki sadece merak ya da ümitsiz macera denemeleri. Sıkılmıştım, orta sınıf grunge özentisi yapay sarışın hayat hakkında hiç bir bilgisi olmayan kızlarla yarım milyarlık cep telefonlarını masaların üzerinde kısa marlboro paketlerinin yanında sergileyerek ve saçlarını dikerek ilginç ve heyecan verici olduklarını zanneden sürülerinden mutlu erkeklerin doldurduğu bu boktan mekandan sıkılmıştım, ondan sıkılmıştım, ümitsiz bakışlarından ve tüm bu sağlıklı pembe suratlı kalabalık içinde gün batımı manzara resminin üzerine konmuş sinek gibi duran kendimden sıkılmıştım.
Sessizlik.. Sessizlik çöktüğünde garip bir suçluluk duygusu hissettim. Sanki sessizliğin tek sebebi benmişim gibi, kötü birşey yapmışım da açıklaması bekleniyormuş gibi; rahatsız edici. Sonra sessizlik delindi. İkimiz de yeterince düşünmüştük. - Benim hakkımda ne düşünüyorsun? - Nasıl yani? Neden sordun şimdi bunu? - Merak ettim. Ne düşünüyorsun benim hakkımda? Neler hissediyorsun? - Bir erkeğin güzel bir kadına hissettikleri sadece. - Aşk gibi mi yani? - Hayır, daha çok tutku gibi, güzel bir tabloya bakmak gibi, müziği hissetmek gibi şeyler. - Amacın ne? Aramızdaki ilişkinin amacı ne? - Eğlenmek? - Benimle yatmak mı istiyorsun? Tek istediğin bu mu? - Mümkünse? - Sen adi hayvanın tekisin! Son cümlede ses tonunu yükseltmediği için ona minnettardım, asil kadındı. Kalktı masadan ve kapıya doğru yürümeye başladı. Ocak sonuydu, dışarısı neye ya da kime aşık olacağını şaşırmış kendine acıyan ergen kaynıyordu, ulaşamayacağım kadınlara aşık oluyordum ve işin kötüsü artık bana ulaşamayacak kadınla bile aynı masada değildim. Bir sigara yakıp önümdeki çay kaşığıyla ilgilenmeye devam ettim. Bir yerden duymuştum: "kafanda bir çok sorun ve etrafında sorun olabilecek bir çok kadın varsa sus ve önündeki bira bardağıyla ilgilen". Çay kaşığıyla idare etmek zorundaydım. |
|
|
|
#2
Gönderen
belzebab
on
24-01-2005, 16:12
|
|
Alıntı: Barfly orta sınıf grunge özentisi yapay sarışın hayat hakkında hiç bir bilgisi olmayan kızlarla yarım milyarlık cep telefonlarını masaların üzerinde kısa marlboro paketlerinin yanında sergileyerek ve saçlarını dikerek ilginç ve heyecan verici olduklarını zanneden sürülerinden mutlu erkeklerin doldurduğu bu boktan mekandan sıkılmıştım, Kısa malboro olayının belki gerçeklik payı olabilir, ama içilebilicek tek sigarada o gibi duruyor. |
|
#3
Gönderen
Barfly
on
24-01-2005, 21:26
|
|
Alıntı:
abi yazılarındaki mekan ve hayat betimlemelerine bayılıyorum. çok başarılı. |
![]() |
| Etiketler |
| cay, kasigi |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|