 15 Çok Okunan
|
ben şimdi oturup senin için ağlamıyacağım. ama hayaller de kurmayacağım senin için. evet sana dokunduğum an belki dünya yeniden yaratıldı bir yerlerde ama ben o dünyaya ait olmayacağım...
ben artık aşkın bir gün gidecek haline bağlanmıyacağım.
anlarımız güzel olsun seninle, hatta en güzel anlarımız olsun ama an o an son bulsun. seninle bir gelecek kurmayacağım.
olmazları öğrenebilmeli insan.
neyin anlık neyin geleceklik olduğunu bilmeli.
ömrümü parça pinçik edemiyorum üzgünüm.
yaşam enerjimi önceleri tüm boş şeyler için harcamışım ve sana kalmamış. senin için enerji yaratamayacağım.
aşk fedakarlıksa... üzgünüm yapamayacağım
07-02-2006 04:02 - Temhem 
"Gecenin karanlığını delen kuyruklu yıldız gibisin; kapkara hayatıma renk katıyorsun.
senin rengin yeşil; sımsıcak bir yeşil, gözlerin kadar sıcak.."
bazen de "kırmızı" oluyorsun. gözlerinin içi alev alev oluyor. saçlarında bir rüzgar taşıyorsun o zaman; ben deyim karayel, sen de poyraz. şehrin üzerine çöküp bütün buz tabakalarını kırıyorsun sıcaklığınla.
zaman zaman "turuncu" oluyorsun. gülümsüyorsun, o an herşey gülümsüyor, sen farketmiyorsun. gülümsediğinde gözlerindeki ışığın parlaklığı artıyor, pencereden haylaz bir güneş ışığı sızıyor. sen gülümsediğinde biraz daha "yaşanabilir" oluyor hayat. soğuk hava ya da ruhsuz bedenler daha az yakıyor canımı. daha az sigara içiyorum,... 
06-02-2006 11:22 - scarecrow 
Delicesine yağmur yağıyor dışarıda..Sanki her damla içimi yakıyor.Camdan izliyorum sokağı.İnsanlar bir yerlere koşuşturuyorlar, acele içindeler.Sanki nereye gittiklerini bilmezcesine yürüyorlar...Yüzlerine takılıyor gözlerim.İfadesiz bir surat ve anlamsız bakışlar.Hepsi bu...Oysa ki bn bunları istemiyordum.Bakışlarından yüreğini okumak istiyordum insanların.Gözlerine baktığımda o sıcaklığı hissetmek...Tekrar cama kaydı gözlerim: Neydi insanları bu kadar soğuk yapan?İyi niyetten uzak, yalanlarla dolu ve kibirle kaplanmış yürekler...Ne kadar safmışım onları kendim gibi sanarken.Onlara iyi niyet tepsisinde yüreğimi sunarken... Ya da onlarmı cok duygusuzdular bu kalbi acımasızca hırpalarken?!
05-02-2006 21:05 - Black_Wolf_14_14 
Yazılmamış yazılardı hayat. Bilmediğim sorulardı. Her gece ne olacak diye düşündüğüm anlardı hayat.
O anlar o kadar kısaydı ki , hayatın ne kadar çabuk geçtiğini bile düşünemedik o anlarda.
Hep korktuk ,hep…
bir şeyler yapmaya çalıştık,yapacağımızı düşledik. Çabaladık yırtındık. Baktık ki bir şeyler güzel gidiyor ,korkmaya başladık. Ya elimizden alırlarsa. Kendimizi korkuyla bitirdik.
Baktık kötü gidiyor umutsuzluğa düştük,elimizdekileri de bırakıp , sanrılar görmeye başladık.Öyle sanrılardı ki bunlar artık gerçekten hayatım bu olmuştu. Gerçekle hayali karıştırıp durduk. Kabusu gerçek zannettik bazen. Bazen de gerçeği hayal zannettik.
Bi an durduk , arkamıza döndük.kaybettiğimiz insanlara ,... 
05-02-2006 21:03 - Black_Wolf_14_14 
Issız sessiz geldi de geçti yine bir gün.
Zaman insanla dalga geçiyor, ve saatin çılgın kahkahaları
Kulaklarımda yankılanıyor hala. Tik, tak..tik, tak..tik....
Günü görmeden batıyor artık güneş.
Gülümsemesini unuttum “Ay”ın,
Tıpkı saçının meltemde dalgalanışını artık hatırlayamadığım gibi.
Adın neydi senin? Saçlarının rengi kızıldı değil mi?
Sorular, sorular. Artık cevabını bilemediğim sorular.
Sormayı bile unuttuğum sorular.
Cevabını ise artık bulamayacağım sorular.
05-02-2006 20:57 - Black_Wolf_14_14 
Bir kez daha anladım,
Kafeinli gecelerde nikotinin tadını.
Çektikçe ciğerimi okşayan
Okşadıkça seni andıran.
(durakta beklerken birden aklıma gelen ve hemen kagıt kalem bulup yazdıgım bi kaç cümle idi. paylaşmak istedim.)
04-02-2006 00:19 - cesur2 
Çıktı Samael tanrı katına. Orada kutsal ışık yaktı canını ama kararlıydı yürümeye devam etti. Üç melek çıktı karşına.
‘’Hain!’’
‘’Defol buradan!’’
‘’Ateşlerde yan!’’
Samael aldırış etmedi. Belki başkaldırmasam benim yerimde siz olacaktınız diye düşündü. Yürümeye devam etti. Kat kat yükseliyordu ona hesap sorabilmek için.
03-02-2006 21:51 - nugo 
Tanrı savaşta ölenlere cennet bahşetmiştir. Kendi dini için savaşta ölen insanların ceza almadan cennete girebileceğini söylemiştir. O zaman savaşta karşındakini öldürmek o kişiyi cennete göndermek anlamına gelmekte ve bu da yüksek bir sevap anlamına gelmektedir. Bu da şu anlama gelir ki inananlar ve inanmayanlar arasında yapılan bir savaş iki tarafı da cennete gönderecektir ki bu da savaşın ne kadar yararlı olduğunu göstermekte ve savaşa teşvik sağlamaktadır.
Cehenneme ve cennete gitmek insanın kendi vicdani seçimidir. Ceza çekmesi gerektiğini düşünenler cezalarını çekerken masum olduğuna inananlar cennete gidecektir. Bu insanın kendi seçimidir. Çünkü her şeyin öncesinde insan vardı.
Tanrı giderek zayıfladığı... 
02-02-2006 23:12 - cesur2 
Hayat ve ölüm üzerine kısa bir deneme
Ölümden korkuyorum, kendimin yada başkalarının ölümünden değil. Ölümün yarattığı boşluktan korkuyorum. Hayatımız öyle bir düzene girmiş ki, senkronize hayatımızda karşımızdaki varlıkların değerini bilemiyoruz. Onları hergün görüyoruz, her gün nasıl olduklarını soruyoruz veya günlük anlamsız olaylar üzerine anlamsız diyaloglarla geçiştiriyoruz değerli vaktimizi. İster bir akraba, ister bir arkadaş, bir sevgili belki de sadece hayatımızın bir parçasında yer edinmiş bir insan. Hayatımın hiçbir safhasında duygularını açıkça dile getirebilen bir insan olmadım, ölümlerde ve cenazelerde bile hiçbir zaman göz yaşı dökemedim. Şu an farkediyorum ki, onlara ne kadar değer verdiğimi, ne kadar sevdiğimi söyleyemeden çok arkadaşımı çok... 
02-02-2006 22:30 - Onemanarmy 
Çok zaman önce buradan çok uzak bir yerde insanlar yaşıyorlardı. Belki de çok zaman sonraydı. Anlatılamayacak bir durumdur bu. Zamanın yenik düştüğü bir yer ve insanların bambaşka şeyler düşünüp hissettiği bir diyardı.
Kimse yaratmamıştı onları. Kralları yoktu. Onları dine davet eden papazları ve imamları da yoktu. Sadece kendilerine özgü yaşamları, doyasıya yaşadıkları samimi duyguları vardı. Oraya cennet diyebiliriz. Ama tanrıya ait değildi. Çünkü tanrı henüz yoktu. Mutluydular doyasıya. Ta ki o gelene kadar.
İnsanın elementlerinde olan, kıskançlık, öfke, kin gibi negatif duyguları bünyesinde barındıran bir enerji yığını… Biz ona şeytan diyelim. Ama onu tanrı yaratmış değildi. O insanlara ait bir şeydi. İnsanların... 
02-02-2006 01:57 - ToSuNuM 
Ve Samael düştü. O ve diğer başkaldıranlar ceza olarak cehenneme gönderilmişlerdi. Bu bir sürgündü. Samael uzun süre asi olarak tanımladı kendisini. Fakat sonda bir şeylerin farkına vardı.
‘’Ben başkaldırmasam başkası başkaldıracaktı. Tanrının insanlara ve bize komplosuydu bu. Eğer zulmetmezse gücünü koruyamayacağını biliyordu. Defalarca peygamberler gönderdi. Fakat hala ona inanmayan bir ahali var. Gücü zayıflıyor. Ona kendisini yaratan insanları anlattığım için ise korkuyor. Benden ve insanlardan…’’
‘’Cehennem, cenneti yüceltmek için kuruldu. Ve kurban olarak beni seçtiler.’’
Cehennem insanların kendi vicdanlarıyla kıyaslanabilir bir büyüklüğe sahipti. Suçlu olduklarını... 
01-02-2006 22:33 - arrau 
Adwa sordu: ‘’Bizden önce kim vardı Samael?’’
‘’Tanrı vardı. her şeyin sonunda ve başında o vardır.’’ Sesi güçlü ve kararlı çıkıyordu. Cevabı çok anlaşılır olmasa da sesinde bir ikna edicilik vardı. Ses tonundaki o büyü insanlar üzerinde kabul ettirici bir özellik taşıyordu. İsa ve Muhammed ile bu konuda benzeşiyorlardı diğer birçok konuda olduğu gibi.
Ama Adwa aptal değildi. Kendi döllerinden türeyeceklere benzemiyorlardı. Hem de hiç. Melekleri andıran kafaları ve iblislere benzeyen gözleri vardı.
‘’Peki ya ondan önce?’’ dedi. Meraktan çok farklı bir şey vardı ses tonunda. Bir isyan, belki de ihanet.
‘’Şaraptan içmek sana... 
01-02-2006 13:36 - nugo 
Dışarıdaydım dün. Ülkemiz Balkanlardan gelen soğuk havanın etkisindeydi biraz. Telefon kulübesi bulmam gerekiyordu ki buldum da. Çabuk konuşmalıydım az kontörüm kalmıştı. K’yı arayıp ona R’nin ölmekte olduğunu ama bundan Y’ye bahsetmemesi gerektiğini söyledim. Y ve R küçüklükten beri dostlardı. İ’den çaldığım noktayla konuşmayı bitirmeden önce K’nın da üzüldüğünü fark ettim fakat onu teselli edecek kadar kontörüm yoktu.
Kalacak yerim yoktu hemen 9’u aradım son kontörümle. ‘’Evde yokuz’’ şeklinde bir telesekreter mesajı çıktı, küfrederek kapattım telefonu. Çaresizce çömeldim soğuğun etkisiyle titreyerek. Ğ’nin hediye ettiği şapkayı taktım, gözlerimin kapanmasına engel... 
31-01-2006 18:32 - scarecrow 
sen beceremezsin güzelim
en çok sinirlendiğin an
en çok küfrettiğin an olabilir ancak
bir güzellik çıkaramazsın gözyaşlarından
nefretin bir kelimelik senin
şiir olamazsın sen
kafiyen bile yok
29-01-2006 22:47 - boğuk 
|