Yüz ifademin yaşama sevinciyle dolu olmadığının farkındaydım. Tıka basa insan dolu bir restoranın ortasında siparişimi beklerken yılanlarla dolu bir kuyuya atılmış gibi, ya da çivili fıçının içinde yuvarlanıyormuş gibi hissediyordum.
Sıradan bir akşam yemeğiPublished by Barfly 13-11-2004 |
|
Yüz ifademin yaşama sevinciyle dolu olmadığının farkındaydım. Tıka basa insan dolu bir restoranın ortasında siparişimi beklerken yılanlarla dolu bir kuyuya atılmış gibi, ya da çivili fıçının içinde yuvarlanıyormuş gibi hissediyordum. Kafamı nereye çevirsem insanlar vardı; genç, yaşlı, şık giyimli, türbanlı, şişman, kederli, yaşama sevinciyle dolu, yalnız... Aslında yalnız olan tek kişi bendim, restoran sahibinin memnun olmayacağı bir müşteriydim; tek başına gelen müşteri masada üç kişilik boş yer anlamına geliyordu. Nereye başımı çevirsem bir çift göz batıyordu gözlerime. Önümdeki aile tablosunu izledim bir süre, dünyanın en gereksiz konuşmalarıyla zaman geçirmeye çalışan dibine kadar ortalama bir türk ailesiydi. Yüz ifadesinden orta yaş sendromuna girdiği anlaşılan bir adam, türbanlı eşi, iğrenç masumiyetiyle 2-3 yaşlarında bir velet ve muhtemelen hayatta hedeflediği tüm ideallerini gerçekleştirdiğini düşünen bir kayın baba. Orta yaşlı adam aile yaşantısının verdiği boşvermişlikle karısının yaptığı ev yemekleriyle beslene beslene damızlık tosun gibi olmuştu. Zaten yüzünde kesimhanede olacaklardan habersiz önündeki samanın tadını çıkarmaya çalışan tosun gibi bir ifade vardı. Gençliğinde belki yakışıklıydı ama şimdi oldukça itici görünüyordu; pis sakal, kareli gömlek, boru paça kot pantolon.. Türbanlı karısının yüzünden gençliğinde güzel olduğu anlaşılıyordu. İlahi bir misyonu yerine getirirmişcesine yanındaki çocuğuyla ilgileniyordu. Kendimi bildim bileli çocuklar bana sevimli gelmedi. Evin içinde bir çocuğun sebep olduğu kargaşa ve gürültüden, çocuklara karşı gösterilen sınırsız müsamahadan ve çocuğunun sonsuz arzularına elinden geldiği ölçüde boyun eğen ebeveynin çaresizliğinden nefret ederdim. Bir an kadına "hanfendi, bir öküzle evli olmak nasıl bir duygu?" diye sorduğumu hayal ettim. Sonra orta yaşlı kocasıyla bir kaç saniye göz göze geldik, garsonun zamanlaması iyiydi.
Bir restorandaydım, ağzına kadar tıka basa insan dolu bir restoranda ve yediklerimden hiç bir tad almıyordum, sorunun benden kaynaklandığının da farkındaydım, büyüdükçe hayatın tadı kaçıyordu. Herkesin yanında birileri vardı ve ben tek başıma o restoranın ortasında sırıtıyordum. dostum, dostum.. yine moralin bozulmuş senin birşeylere, yine canın sıkılmış. Kaç kez söyledim sana kafanı fazla takmamanı, zaman herşeyin ilacı dostum, bak yanında ben varım, bana güven... Sen de benim dostumsun değil mi? Peki şu insan çöplüğü dünyada kendi kendimle dertleşmek zorundaysam diğer insanların varlığının ne anlamı vardı? Ben bunları düşünürken soğuk hava dalgası daha da yaklaşmıştı, mevsimlerden kasımdı ve hayat başka yerde başka birinin yanındaydı, bense ters şeritten ilerliyordum... Kalktım, yüzümdeki sevimsiz ifadeyi alıp gitmekti niyetim. Kasaya doğru yaklaştıkça kasiyerin yüzündeki yapmacık gülümseme daha da belirginleşiyordu... |
|
|
|
#1
Gönderen
princess of the darkness
on
13-11-2004, 23:49
|
|
klasik bir türk ailesini betimlemişsin, daha iyisi yapılamazdı. ha tabii, onları böyle olmalarından ötürü sorgulayamayız, belki de normal ve olması gereken onlardır. belki biz farklı olan, olmaması gerekeniz. bilemiyorum?
|
|
Son düzenleyen princess of the darkness : 13-11-2004 - 23:52.
|
![]() |
| Etiketler |
| aksam, siradan, yemegi |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| Günün yemeği(İnsanlık) | schizoprenic | Road Trip | 1 | 22-05-2006 20:14 |
| bir minibüse bindim bu akşam... | ebbil | Road Trip | 5 | 10-01-2006 22:04 |
| Sıradan Bir Öykü (Bir Mektup) | scarecrow | Echoes | 0 | 11-12-2005 03:34 |
| ‘Son Akşam Yemeği’ Türk halısında | Sound_Of_Silence | Güncel Olaylar | 4 | 26-04-2005 15:39 |
| Akşam Yemeği | Lizard King | Road Trip | 5 | 09-01-2005 13:16 |