 15 Çok Okunan
|
Küçükken bir iskelemiz vardı, öğleden sonra gidip denize atladığımız. O iskelede sabahın erken saatlerinde yürüyüşe çıkan yaşlı, güler yüzlü amcalar ve teyzeler suyun berraklığından faydalanıp deniz içimdeki yaşamı, ilk defa görmüşçesine merak ve neşeyle izlerlerdi parlak balıkları. Üç saniye öncesini hatırlamayan bu şuursuz hayvanlar ise her şeyden bihaber devam ederlerdi sabah gezilerine.
İskelenin iki katı vardı. İlk kat elli metre kadardı ve dolaşmak için yapılmış gibiydi. Yaşlılar buradan izlerlerdi balıkları. Bir diz boyu yüksekliğindeki ve üç adım genişliğindeki ikinci katta ise balık tutan insanlar olurdu sürekli. Genci, yaşlısı, kadını, erkeği günün başka başka saatlerinde orada durur, iskeleyi hiç yalnız bırakmazlardı.
... 
07-03-2006 19:37 - nugo 
Dışarıda yağmur yağıyor.. O da beni ıslatmak istiyor sanki, kederim yetmezmiş gibi beni sırılsıklam bırakmak istiyor.. Düşen yağmur tanelerini çekiyorum üstüme, gittiğim yere götürüyorum lanetimi.. Üstümde hep aynı alçak kara bulutlar.. Düşen damlalar farklı sadece.. Onlar bile yalnız değil benim kadar, kısa ömürlerinde yalnız değiller benim gibi.. Neşeliler mi? Üzgünler mi? Bilemiyorum ki.. Tutmaya çalıştığım yerde akıp gidiyorlar avucumdan..
07-03-2006 11:52 - Rocker_angeL 
Tarihin önemi var...
Hatta saatin...
Bir hafta öncesinden kalbim hazırlık yapıyordu...
İşte an geldi...
Başımı bir duvara vursam...
Vursam, vursam...
Ve içinden beynimi çıkarsam...
Bir kalbe, kalp kadar yakın olduğumu hissetsem...
Gözümden akanlar, içinden sevinç pırıltılarının geçtiği kristaller olsa...
Yada... 
06-03-2006 23:48 - demans 
sen şimdi beni terk edip tanrına gidiyorsun
oysa onun seni büyütecek suyu yok
o göz yaşlarıyla seni sulayamaz ki
kendi gözyaşlarınla da büyüyemezsin
biliyorum
yarın da beni hatırlayacaksın
çünkü sana unutmayı öğretmemiştim daha
arkana bakacaksın güvenle
ben orda olmayacağım
ben artık
06-03-2006 19:20 - yüksek sadakat 
bilmiyorum.
hüzün ve kızgınlık...
neye..?
bir sürü aslında sorarsam, sorular..
neden..?
hayat.
neden..?
06-03-2006 19:14 - yüksek sadakat 
Ankarada Şampiyon Dersanedeydik yıl 1993, nedense ilk iki ay kadar hiç dikkatimi çekmemişti, ben her zamanki gibi en arkada bir yerde oturur dersten başka herşeyle ilgilenirdim. O ise en önde, tahtaya en yakın yerde, hiçbirşey kaçırmadan dersi izler testleri muntazam çözerdi.
Bir gün döndüğümde dersaneden düşüncelerime inanamadım. O güne kadar dikkatimi bile çekmemiş olan O'nu düşünüyordum. Allahım, ne yapsam kurtaramıyordum kendimi, heryerde Onu görüyordum, her ses onun sesi gibi kulağımda çınlıyordu.
Gece de böyle geçti, uyku girmedi gözüme, belki arada uyukladıysam da yine hep O vardı.
Ertesi gün gözümü bir an bile ayırmadım Ondan, sürekli Onu izledim, tüm benliğimi kaplayan Onu. O dersi, bense Onu.
Bıçak gibi... 
06-03-2006 00:52 - fndnz 
Yazımız yazılı,biletler kesili
Yerde yatar olmuşuz,bilekler kesili
Kim bu dünyanın kahramanı,kim asili
Var mıydı isteyen,bu yaşam denileni
Her gördüğümüzü istemişiz
elde etmek amacımız
Kaderimiz belli olmuş
Budur bizim acımız
İndirmişz maskları
görünmüş suratınız
05-03-2006 20:42 - yüksek sadakat 
Hani bir şey söyledin ya sen wikmaster,o yüzden işte.
Gecenin sükunetinde,pencerenin önündeki rahatsız koltukta kıvrılmış,yaşam belirtisi gösteren tek şey elindeki son sigarasının titreşen,aşkla dans eden ateşiyken aklındaki kabına sığamayan,kabaran,taşkın dalgaların onu da söndürmesinden korkarak yavaşca sigaranın dumanını içine çekti.Titreyen elleri ile onu ısıtmayacağını çok iyi bildiği halde örtüsünü üstüne örttü.Gökyüzü bütün kötülüğünü sakınmadan gösteriyor,saydam.Acıtıyor sanki kızın canını.Bana bakıyor,gördüklerim ve göreceklerim arasında en mai ve vahşi gözleri ile.Garabet onda da değil, bu kadar dağlayıcı bakmasında.Böyle basit bir kız bu kadar güzel olmasa keşke.Kendisini öldürmek ister ya,ona da kıyamaz,kollarımda şimdi.Şeftali çiçeği rengindeki çıplak teninin üzerine... 
05-03-2006 11:23 - boğuk 
Her yer sen
Sen vardın bindiğim, biniyor olduğum ve bineceğim tüm belediye otobülerinde.. İçimin her senden kaçışı, bedenimin seni görmek umuduyla kendisini sokaklara atması izliyordu.. Hava soğuktu belki de, ben hayalinle ısınıyordum... Kuşlara aldıran yoktu..
Otobüsten indiğimde sen yoktun! ... 
04-03-2006 21:52 - Edi 
Özdemir Asaf etkiledi mi beni ne? (Bkz bu bir "Anne ben özdemir asaf oldum değildir)
04-03-2006 19:29 - eylül 
yine berbat bi pazar günü ve ben nefes alamıyorum.. 20 küsür yıldan sonra bir kez daha anladım ki hiçbir hedefim yok hiçbir isteğim yok kimse bana dokunmasın derdindeyim.. aile sevgili arkadaşlar sınırımı geçmesinler bana küçük anlık mutluluklar versinler başka hiçbirşey istemiyorum. yaşamak ne boktan bişey her sabah kalkmak her akşam yatmak yemek tv bilg. böööhhhğğğ hepsi kusturuyo beni hayatta tek sevdiğim banyo yapmak sular vücudumdan dökülürken bir nevi arınıyo duygusuna kapılıyorum. sonra nemi oluyor kurulanıyorum ve bir anlık mutluluğum daha bitiyor. doğduğum günden beri geri sayıyorum bitsin diye azı gitti çoğu kaldı. bitecek geçecek asıl huzura vardığımda derin bir oh çekicem ve yukarıdan benim şu anki durumumda... 
04-03-2006 00:57 - fndnz 
Yağmur durdu. Tanrının gazabı sıyrıldı gökyüzünden. Adam açık penceresinin önünde güneşi doğurmayı bekliyordu. Gecenin de bir bekçisi vardı artık.
Tütün kokuyordu adam. Eğildi yere düşen paketini aldı. Son dal. Onu da yaktı. Gün doğmaya hazırlanıyordu.
Hep aynı şarkıyı dinliyordu adam. Gecelerden bu yana aynı şarkıyı.
Yalnızdı.
Bazı geceler gözüne bir yıldız kestirir hep onu seyrederdi. Balki kayar gider diye düşünürdü. Tanık olmak isterdi bir yıldızın ölümüne. Dün gece oldu. Dışarı çıktı yağmurda yürüyerek kaldırdı cenazesini. Yıldız yapayalnızdı. Kimsesi yoktu. Sokaklar boştu.
03-03-2006 14:58 - floyd 
aşk acıdır bazen hem de hiç umulmadığı kadar
hem bulutlar yağmuru getirir çoğu zaman üzerine
güneşin ziyafetinde keyiflenirken avuçlarını
açar bakarsın ki özlemek dolu
ellerine dokunur yağmurun
ıslak saçları
ben hiç düşünü görmezdim uzaklarda
tüten bir duman sayısız yürek ötede
ayrılığın
02-03-2006 19:40 - floyd 
Sesler.. Kafamın içinde dolanıp duran sesler.. İnsan sesleri.. Çan sesleri.. Zil sesleri.. Konuşup duruyorlar sürekli. Dualar ediyorlar. Ağlıyorlar. Bağırıyorlar...
Yoruldum, boğuldum, tıkandım... Borular!!! Borular çalınıyor, çok yüksek sesle borular çalınıyor.. Her şey dalganıyor. Görüntüler dağılıyor, bulanıyor. Önümde duran bardağın içindeki su, titremeye başlıyor. Heryer kararıyor, bardağımın içindeki su, korkuyor.. Filler var şimdi, odamın içinden geçen dev filler. Her birinin gözlerinde ızdırap veren göz yaşları var. Filler ağlıyor. Fil sürüceleri siyahlar içinde, gözsüz yüzleriyle manasızca bana bakıyorlar.
Ayaklarım yanıyor, heryer kumlarla kaplı.. Lanet olsun!! Tanrım ben nerdeyim neler oluyor bana..... 
01-03-2006 22:58 - Naernamarth 
Yaş otuz, ortalama ömür yetmiş
Daha doğduğu zaman
Uzun bir hapsi sezmiş
Öyleyse kırkbeş yılım var
Demek için esaret bitmiş
Ama ölürsem aniden
Yırtmış sayarım kendimi
Hafifletilmiş sebepten
Sanki af çıkmış gibi
İntihar edersem eğer
01-03-2006 11:45 - VotkaveBlues 
|