Özlemek
Özlemek
Fakat asıl ihtiyacınız olan, onu görmektir, ona dokunmaktır. Her zaman yanımızda olmasını, her zaman ona dokunmayı, dokunamasanız bile göremeyi istersiniz. Kokusunu duysanız içiniz kıpraşır, gördüğünüz her an heyecana kapılırsınız, hele ona sarılmak...
Peki ya bunların hiç birini yapamayacak olsanız? Ondan uzak kalmak. Hayatta en acı verecek şey budur aşık insan için; aşkını görememek. Belki sadece 1 dk göremeyeceksiniz onu, fakat saniyenin saatte atışı sanki sizi yoracak, her geçen saniye daha da ağırlığı hissedeceksiniz. Özlemi anlatmanın mümkün olduğunu düşünmüyorum. Fakat akşam olunca, eve gitmek zorunda olunca, onu bırakmak zorunda olunca. Neler kopar içinizden. Ağlamaklı olurum servislere atılan her adımda, eve giden yolculuğa çıkıldığında.
Akşam sessizlikte yapayalnız kalırım. Özellikle karanlıkta belli oluyor özlemin acısı, onsuz olmanın acısı... En çok istediğiniz kişi yoktur yanınızda, içinizi ısıtan gözleri bakmıyordur size. Hayaller bile yeter mutlu olmanıza. Fakat onu ister kalbiniz, bedeniniz, gözleriniz.
Şimdi onu istiyorum yanımda, sadece ona bakmak, belki ufak bir öpücük kondurmak dudaklarına. İçimden saatlerce sarılıp konuşmadan, sessizce oturmak geliyor. Onun narin bedenine temas edip, içimin ısınmasını. DOkunmaya bile kıyamıorum, kırılacakmış gibi geliyor, ona dokunurken bile bir tüy kadar hafif olmaya çalışıorum.
AŞkımı istiyorum! Akan damla damla göz yaşlarımı silip beni öpmesini...












Bazen durum tersine döner, nefret sonsuza dek sürer. Acıya ise bakıp gülersiniz, acıyı karşı taraf çekiyordur siz içinizdeki nefret ve kinle o acı çektikçe daha da mutlu olursunuz. Fakat bunları yapabildiğiniz birine gerçekten aşık olduğunuzu mu sanıyorsunuz?
ya da prensesim yanımda olsa diyorum, sadece saçlarını karıştırabilsem, o şarkıyı tekrar dinlesek beraber, eskiden olduğu gibi beni düşünse, beni sevse..
özlemek ölümcül olabiliyor bazı geceler.
Alıntı: Barfly
özlemek ölümcül olabiliyor bazen. bir insanı özlemek, bir anı özlemek, bir nefesi, bir kokuyu özlemek. daha bir hassas oluyorum böyle zamanlarda, tedirgin oluyorum. özellikle şarkılar yerden yere vuruyor, tek başınaysam eğer, sigaram yeterliyse ve gece uzunsa düşünüyorum. bir çiçeği düşünüyorum mesela, yaz-kış devinimini, fransız ihtilalini, özgürlük manifestosunu, daha ne kadar bu bokun içinde çırpınıp durmak zorunda olduğumuzu ve herşeyin aslında hiçbirşey olduğunu. Nietzsche'ye hak veriyorum bazen, bazen gregor samsa olmak istiyorum. bazen de kosinski gibi çekip gidebilmek istiyorum. holden coulfield gelse de iki çift laf etsek diyorum, frank zappa gibi gitar çalabilsem, thom yorke gibi kendimden geçebilsem sahnede,
ya da prensesim yanımda olsa diyorum, sadece saçlarını karıştırabilsem, o şarkıyı tekrar dinlesek beraber, eskiden olduğu gibi beni düşünse, beni sevse..
özlemek ölümcül olabiliyor bazı geceler.
Kulağa şarkı sözü gibi geliyor ve çok hoş oluyor melodileri tutturamıyorum gamlara oturtamıyorum ama yinede ben bu şarkıyı dinliyorum.
Alıntı: nocturnal_escapism
insan aci cektigi muddetce yaraticidir diosun.."no pain no gain" die igrenc bi slogan aklima geldi bu sozunle..senden goturduklerini dusunursen gercekten cani bi yaraticilik olsa gerek bu.mazosistce bi saheser yaratiorsun, kendinden parcalar kopararak yapiorsun bu eseri..yalnizliginda kendi kaninla besliorsun..gozyaslarinla yikiorsun ustunde biriken tortuyu..peki nereye kadar..elbet tukeneceksin..
ehuehu
|