Hatırlamayacağım düşler gördüm, telefon çaldı, düşlerim yarıda kaldı. Telefonu açtım daha on dakika önce konuşmuştuk � konuşmuştu-. Dinlemiştim sadece. Susmuştum. On dakika önceki ses anlatmaya başladı. Dinledim. Hiç konuşmadım. Konuşmasını
Yarım Kalan DüşlerPublished by petekdoku 08-10-2004 |
|
Hatırlamayacağım düşler gördüm, telefon çaldı, düşlerim yarıda kaldı. Telefonu açtım daha on dakika önce konuşmuştuk � konuşmuştu-. Dinlemiştim sadece. Susmuştum. On dakika önceki ses anlatmaya başladı. Dinledim. Hiç konuşmadım. Konuşmasını bitirdi. Telefonu kapattım. Düşüm yarıda kalmıştı. Farketmezdi. Nasıl olsa hatırlamıyordum.Hava çok sıcaktı. Odam soğuk. Üşüyordum.
Bir sigara yaktım, kaşlarımla beraber. Çakmağım kayıptı, vasati kırk çöpün hepsi kullanılmıştı, ocaktan sigara yakmayı beceremiyordum. Yanık kıl kokusu geldi burnuma, kötü kokuyordu. Yarım düşler gördüğüm odaya döndüm tekrar. Sigarayı küllüğe, bedenimi boş yatağa öylesine bıraktım. Sigara küllükte kendisine bir yer buldu, yatak beni kabul etmek zorundaydı. Üşüdüm. Yorganı üzerime sımsıkı çektim. Karanlıktı içerisi. Hava girmemesine çalışıyordum. Nefesim yorgandan bana geri dönüyordu. Ölmek istedim. Biraz daha sıkı sarıldım yorgana. Korktum yapayalnız bir yorganın altında ölmekten. Yorgan mı yalnızdı ben mi? Bilemedim. Yalnız bir yorganı katilim yapmak istemedim. Çektim yorganı üzerimden, suratıma bir serinlik tokat attı.Ayağa kalktım, derin derin soluklandım. Küllükten başıboş bırakılmış sigaramı aldım, derin derin çektim, kağıt yedim, havaya üfledim. Öylesine bıraktım sigarayı küllüğe, öylesine bıraktım kendimi yatağa. Tavana yapışmış sineklere baktım. Bir sinek kaydı, bir dilek tuttum. Ağır gözkapaklarımı ağır ağır kapatmaya çalıştım. Gözlerimi kapatmam çok uzun sürdü. Bir kaç salise kadar. Çabucak açtım gözlerimi. Gözlerim karşımda eli baltalı bir adam gördü. Korkmadım. Gözleri iyi bakıyordu. Üstü başı yırtıktı, bitkin görünüyordu. Ağır bir hastalık geçiriyor gibiydi. Arada sırada titriyordu. Konuşmuyordu. Susuyordum. Sadece gözlerimiz birbirine bakıyordu. Baltayı duvarın kenarına bıraktı. Korkmadım. Banyonun yerini sordu, söyledim. Banyoya gitti, döndüğünde bir elinde jöle kutusu, diğer elinde ayna vardı. Yanıma doğru yaklaştı. Aynayı yatağın kenarına bıraktı. Parmaklarından ikisini jöle kutusuna daldırdı, aynı parmakları bu kez saçıma sürmeye başladı. Saçıma arkaya doğru taradı. Nasıl bir şekil veriyordu saçlarıma ? Bilemedim. Parmaklarını saçlarımdan çekti, yatağın kenarından aynayı aldı. Önce kaldırdı aynayı havaya doğru, başının üstünde, sonra aynayı öylesine bıraktı. Ayna yerde paramparça oldu. Korkmadım. Duvar kenarından baltasını aldı. Gözlerimiz birbirine baktı. Gülümsedi. Gülümsemedim. Gitti. Mutfağa gittim. Biraz daha yaktım kaşlarımı, soğuk odama geri döndüm. Sigarayı ve bedenimi öylesine bıraktım. Duvarlara baktım. Bir çok film afişleri, karikatürler, yazılar� Kaç yıl önce asmıştım bunları duvara ? Bilemedim. Belki de bir zamanlar çok önemliydi, şu an birşey ifade etmiyordu. Farketmezdi, düşlerim yarıda kalmıştı. Küllüğe doğru uzandım biraz daha kağıt yedim. Soğuktu. Üşüdüm. Ağır gözkapaklarımı hızlıca kapatmaya çalıştım. Kısa sürdü. Birkaç saat kadar� Yavaş yavaş açtım gözlerimi, karşımda iri yarı bir adam gördüm. Çok çirkindi. Ön dişlerinden birkaç tanesi yoktu. Sürekli kahkahalar atıyordu. Gülerken ürkütücüydü. Korkmadım. Gözleri iyi bakıyordu. Aptala benziyordu. Aptaldı ya da aptalı oynuyordu. Belki de aptal değildi de ben aptala benzetiyordum. Hangisiydi ? Bilemedim. Gözlerimiz birbirine bakıyordu, hala gülüyordu, konuşmadım. Düşlerim yarıda kalmıştı. Kalktım.Aptala doğru yürüdüm. Hala gülüyordu. Yüzünün ortasına bir yumruk attım. Yere devrildi. Gülmeyi kesti, şaşırmış gibiydi. Ayağa kalktı. Burnu kanıyordu. Gülümsedi. Gülümsemedim. Gitti. Kaşlarımı biraz daha yakmak istedim, sigara paketi boştu. Sandalyede duran pantolonumun, ceketimin ceplerini karıştırdım, avuçlarım tütünle doldu. Sigara bulmalıydım. Düşlerim yarıda kalmıştı. Son bir umutla belki vardır diye yer yatağımın altına baktım, boşunaydı. Giysi dolabımı karıştırmaya başladım. Bir torba gördüm, içine baktım, heyecanlandım. Hemen odada duran cisimleri koridora taşıdım. Masayı, sandalyeyi, yer yatağını, kitaplığı, dolabı, herşeyi� Halının kabarık duran kısımlarını özenle düzelettim. Heyecanım gitgide arttı, torbanın içindekilerini halıya boşalttım. Özenle dizdim onları aynı hizada olmasına dikkat ederek. Çizdiğim çizgiden, on adım geriye doğru yürüdüm. Çömeldim. Kendime bir yön seçtim. Seçtiğim yöne göre uygun olan gözleriminden birini kıstım. Tam atış yapacaktım, bilye tutan elim titredi. Yıllar önce, çocukken, bilye mi derdik , misket mi ? Bilemedim. Elim titreye titreye bıraktı bilyeyi, çizgiyi vuramadım. Farketmezdi. Düşlerim yarıda kalmıştı. Bilyeleri topladım. Koridordaki cisimleri tekrar taşıdım odaya� Öylesine bıraktım onları. Az önce nerede durdukları önemli değildi. , nasıl olsa hiçbirşey eskisi gibi durmuyordu. Tavana baktım. Yıldızlar aynen eskisi gibi duruyordu. Bir yıldız kaymadı, tutacak dileğim yoktu. Gözlerimi kapattım, yorganı boynuma kadar çektim. Sicak rüzgar, soğuk pencereye vuruyordu. Açmak istemedim gözlerimi. Geceler karanlık olmalıydı. Sımsıkı yumdum gözlerimi. Olabildiğince sıkı. Acıyana kadar� Açtım gözlerimi öylesine, yanıyordu. Karşımda yeşil gözler gördüm. Yaşlı bir kadın bana gülümsüyordu. Başını beyaz bir tülbentle bağlamıştı . Tülbentin arasından saçlarının beyaz kısımları gözüküyordu. Tülbentini açsa gözleri bu kadar güzel olur muydu? Bilemedim. Elleri bir tepsi tutuyordu. Çok eskilerden tanıdık bir koku geldi burnuma. Yaşlı kadından mı geliyordu, tepsiden mi ? Ayırtedemedim. Yatağıma doğru yanaştı, tepsiyi kucağıma bıraktı. Tepsiye baktım. Bir tabak aşure, yanında bir kaşık gördüm. Kaşığın temizliği yabancı gelmedi. Hangi boydayı.? Büyük,orta, küçük. Bilemedim. Yaşlı kadına baktım. Gülümsedi. Gülümsemedim. Çok eskilerden kalma tanıdık bir koku gitti burnumdan. Farketmezdi. Nasıl olsa düşlerim yarıda kalmıştı. Odam gitgide üşüdü. Üşüdüm. Ayaklarımı birbirlerinin üzerine koyup ısıtmaya çalıştım. Odamdaki her bir cismin kaç yaşında olduklarını anlamak istedim. Aralarında en yaşlısı şu sandalye olmalıydı. Gereken saygıyı diğerlerinden görüyormuydu ? Cevap bulamadım. Masaya baktı gözlerim. Bu masa kaç kere kirletilmiş, kaç kere temizlenmişti. Üzerinde başka cisimler vardı. Görevi başka cisimler taşımaktı. Koyup bırakıyorduk. Bu işe yarıyordu masa. Daha ne kadar dayanabilecekti. Cevabı bulamadım. Masaya doğru yaklaştım, öylesine ne zaman bıraktığımı bilmediğim bir fotoğraf albümü gördüm. İçimi belli belirsiz bir sıkıntı kapladı, peynir ekmek yemek istedim. Ekmek bayat olmalıydı, peynir çok tuzlu� Albümün sayfalarını karıştırmaya başladım. Bir kadının benle ve de bensiz fotoğraflarını gördüm Aylardır bakmadığımı hatırladım. Çok değerli eşi bulunmaz kadın fotoğrafları koleksiyonum vardı. Sadece bir kadının fotoğraflarından oluşuyordu. Çok değerliydi. Kadının kim olduğunu hatırlamaya çalıştım. Bilemedim. Bir arabesk şarkı geldi aklıma .Söyleyemedim. Farketmezdi. Nasıl olsa düşlerim yarıda kalmıştı. Hatırlayamayacağım düşler gördüm, telefon çaldı, düşlerim yarıda kaldı. Telefonu açtım, on dakika önce konuşmuştuk � konuşmuştu-. On dakika önceki ses anlatmaya başladı: �Sayın abonemiz, uyandırma servisine müracaatınızın teyidi için aranmış bulunuyorsunuz.. Bir gün süreyle saat�. � |
|
|
|
#1
Gönderen
Cey
on
08-10-2004, 17:05
|
|
Bazen düşler ağır gelir gerçekliğe , uyanırsın..
Bazen öyle hafif kalır ki uçup gider , uyanırsın .. Sadece bitkisel bir yaşamın köklerinde daimdir düşler , hiç uyanmazsın.. |
|
#2
Gönderen
Lizard King
on
16-10-2004, 14:47
|
|
Okurken gözümün önüne bir an The Wall filminden Pink Floyd'un otel odasında Comfortably Numb eşliğindeki dağıttığı an geldi.Filmde olan 15-20 dakikalık bir kesimde anlatılanları çok farklı bir dille çok güzel bir şekilde anlatmışsın.Mükemmel bir yazı...
|
![]() |
| Etiketler |
| kalan |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| ezik düşler | thorn | Echoes | 6 | 13-06-2006 03:53 |
| Yarım kalmış iş... | scourge | Beyin Fırtınası | 0 | 09-11-2005 21:48 |
| pabucu yarım | yedi | Echoes | 0 | 26-06-2005 14:14 |
| gözyaşlarımdan arda kalan... | NihiList KeLebeK | Echoes | 1 | 17-05-2005 22:38 |
| yarım | scarecrow | Echoes | 3 | 28-11-2004 05:52 |