gölge...
gölge...
kim var orada? bir gölge hissediyorum beni dört duvar arasına hapsetmiş kapının ardında. bütün varlığıyla sızmaya çalısıyor yanıma. ayaklarımın altında dönmeye başlıyor bütün oda. kapı eriyor. bir sır yayılıyor duvarlara. korku! bir ıssızlıkta paylaşılabilecek en güzel şey olmalı bu. yanıma uzanıyor. sevişiyoruz... karanlığı çoğaltıyoruz...
kimse yok orada. hiç bir zaman bir gölge düşmedi o kapıya. aslında kapı bile yoktu. sendin dışarıda olan. dört duvar arasında olan, olmayan bir kapıdan içeri sızan gölgendi. bir fısıltı duymuştun. korkmuştun. uydurmuştun.
ne zaman girdin içeri yabancı. ne zaman seviştik seninle. bir ışık vardı eskiden burada. söndürmek için mi gelmiştin onu. dört duvar arasında üşüyordum ben. karanlığınla ısındığımı sandım...
kapı sendin...
kimse yok orada. hiç bir zaman bir gölge düşmedi o kapıya. aslında kapı bile yoktu. sendin dışarıda olan. dört duvar arasında olan, olmayan bir kapıdan içeri sızan gölgendi. bir fısıltı duymuştun. korkmuştun. uydurmuştun.
ne zaman girdin içeri yabancı. ne zaman seviştik seninle. bir ışık vardı eskiden burada. söndürmek için mi gelmiştin onu. dört duvar arasında üşüyordum ben. karanlığınla ısındığımı sandım...
kapı sendin...
#1
Gönderen DeathMaster
on
08-08-2004, 16:07
Unut artık o yabacı gölgeyi ve sana açmadığı,açmayacağı kapıları...











| |
Benzer Başlıklar
Gölge krallığı Efsaneler çağlar önce yok olan Ureh şehrinden bahsederdi. Şehrin Cennet'e giden bir kapı olduğu...
