Sabah erken kalkmak eziyettir tembel bünyelere, üzerinizde sabaha karşı beşin ağırlığı, kulağınızda hala size ninni gibi gelen kulak tırmalayıcı sesli müezzinin ezanı, ki kimbilir kaçıncı kez başa sarıp da kullanıyordur
AynaPublished by Jack Bauer 03-06-2004 |
|
Sabah erken kalkmak eziyettir tembel bünyelere, üzerinizde sabaha karşı beşin ağırlığı, kulağınızda hala size ninni gibi gelen kulak tırmalayıcı sesli müezzinin ezanı, ki kimbilir kaçıncı kez başa sarıp da kullanıyordur aynı teyp kasedini, uyanırsınız istemeden, zorunluluktan.
Böyledir benim sabahlarım hiç uyumadığım gecelerde uyansam bile, istemeden kalkarım, istemeden bir şeyler yaparım... Yüz yıkama, diş fırçalama, giyinme, evden çıkıp görevleri yerine getirme. Üzerimde yılların verdiği ağırlık, çoğu sigara ve alkolden, kaybetmişlikten, üzüntüden, kederden ve acıdan. An olur yaşamak istemez insan ya, boşlukta hisseder kendisini, öyle bir şey. Banyoya giderim, bir süre karşımda ayna, düşünür dururum, ne yaptım bunları haketmek için diye, neydi suçum diye. Bir süre bakakalırım aynaya, sonra dişlerimi görmek için hafiften sırıtırım, içten değil, sadece dişlerimi görmek için, hani böyle "ııııı" yaparsınız ya, aynen o şekilde, ansızın farkederim gülümseyince ne kadar güzel bir yüze sahip olduğumu, dişleri siktir ederim ve gülümserim, gülümsedikçe gittikçe kahkahaya dönüşür. Sonra daha başka şeyler düşünürüm, ne olursa olsun, yaşadıklarım yine de çok hafif şeyler sokağa çıktığımda karşılaşacağım bir çok insanın aksine, her gün, her an somurtup da oturacağıma, yaşama ve insanlara küfredeceğime daha başka şeyler yapabilirim, pes edip köşeme çekilip ağlayacağıma yürürüm ortalıkta, yürürüm sonuna dek, gideceğim yer neresi olursa olsun, sonu ne olursa olsun, riski alırım ve sonuçlarına katlanırım. Gülebilirim, evet gülebilirim, daha güçlü bir silahım olamaz sanırım. Gülebilirim, daha 20 yaşında her şeyi yaşadığını, her şeyin bittiğini sanan tüketim toplumu paçavralarına inat, gülebilirim 15 yaşında yaşamı anladığını sanan zengin piçlerine inat. Gülebilirim kendi hatalarıma. Gülebilirim yeri geldiğinde ağlayarak ama zamanımın hepsini bu ikisinden sadece birine ayırmayarak. Yaşama edilmiş en büyük hakaret, yaşadığının farkında olmamaktır. |
|
|
|
#1
Gönderen
scarecrow
on
03-06-2004, 23:07
|
|
Yazıcam bişeyler buraya ama nasıl yazıcağımı bilmiyorum açıkcası. Yani güzel yazmışın, içini dökmüşün, ya da bi tepki dile getirmişsin hayatın bizce boş tarafındakilere ama, sanki baştan sona haklısın ve seni destekliyorum ama ben aynı şeyi yazacak olsam seninle çatışacakmış gibi görünecek yazdıklarım. Oysa senden farklı olduğumu da sanmıyorum yani ne desem olmiycak şimdi. Ama birilerine inat yürüyemem ben aslında, sadece onlar gibi olmadığım için öyle yürümüş olurum. Hem onlar bana inat mı tüketiyolar bunca şeyi? Bunu da soruyorum kendime. Beni çılgın bi tüketici olmaktan alı koyan onlara inat olsun diye yaşayan bi insan olmam mı? Yoksa tüketmekten onlar kadar büyük bir anlam çıkaramamam mı? Yani bir karşı duruş inatla dile geldiği zaman anlamını yitiriyor sanki. Sende öyle olduğunu söylemiyorum, sadece kelimeler başka bi tarafa götürmüş senin samimi düşüncelerini. Yaptığın şeyler sonra, aslında bütün insanlar yapıyor bunları, Bush bile emin ol yapıyodur bunları. Ama düzenin içine girdikçe insan basit şeylerle değil de daha büyük şeylerle mutlu oluyor. Mesela başkan olmak bi sikim ülkeye sonra da dünyanın .mına koymak gibi. Adamın zevki bu, onun dünyasında yaşayanlarda tabiki tüketecek ki yaşadığını anlasın. Onların da yaşamı bu. İnatla değil umursamadan yürü yolunda, ki ben böyle yaptığını zaten anlıyorum yazından, ve bırak seni görüp kendileriyle karşılaştırsınlar. Hala tüketiyolarsa bok yesin pezevenkler, hepsinin .mına koyiim. Adamın asabını bozmasınlar!
|
|
#2
Gönderen
Jack Bauer
on
03-06-2004, 23:19
|
|
Evet, onlara inat, onlar yaşamayı bilmedikçe, onlar dibe battıkça onların kullanmadıkları yaşamı daha çok kullanıyorum ben, onlar gözlerini kapattıkça benim görüş alanıma ekleniyor görmedikleri.
Evet, onlara inat olabilir belki ama kendim için. ![]() |
|
#3
Gönderen
Cey
on
03-06-2004, 23:22
|
|
Arzular ve istekler geçmisten ve gelecekten yansirlar hayallerimize, bugünümüz ise onlarin bütünlesme alanidir beynimizde...Zaten hersey bu kadar yalin degil miydi...Her karmasikligin en basit anlamina hayran olmadik mi yillarca?...Hayir bu asla basitlige duyulan özlem degil...Isleri kolaylastirmanin tembelligi hiç degil...Köprülerdeki sulari ters yöne akit bakalim...En basit seylerin karmasasina baglamadik mi tüm tanri umutlarimizi...Zitliklarin uyumu istedigimiz içiçeligi
bizden bagimsiz...Zitliklarin sagladigi uyuma hayraniz ama bir o kadar da törpülüyoruz onlari intikam alircasina...Iyiyle kötüyü ayirmaya çalismamiz en güzel örnegi iste...Oysa iyiyle kötü kardes, onlar dost, onlar sevgili...Biz sadece isimize yarayani mi aliyoruz yoksa...Neyse en bastaki karmasikliktan devam...Hep aradigimiz ,hep istedigimiz...Bir tek sey ....O..Idolümüz...Istegimiz...Uzagimiz ve belki de yakinimiz...Iste o'nu düsün simdi...Geçmisten kazinan hasir alti edilen güdülerle,geçmisin yarattigi yasanasi gelecegin umutlari olusturuyor onu...Sense onu sadece düslüyorsun...istiyorsun...En sayginimizdan!!,en yalinimiza ..hepimiz, biriz biz,hepimiz ayni...Ve bir o kadar da anlasilmaz derece de farkli... Tam bulmusken herkesteki benzerligi...Tam haykirirken herkesin ayni oldugunu...Herkesin yüzünde görüyorsun aslinda ne kadar farkli oldugunu...Ve yine gözlerinden okuyorsun ne kadar farkli oldugunuzu düsünürken bulustugunuz (tipatip) ayniligi..Cevabi yukarilarda inanmaya çalistigimiz biri tarafindan devamli degistirilen bir soru belki de bu...Ayni miyiz biz?...Farkliligimizda bile...???Gerçek cevabi tam yakalarken; ki degisen gerçekligin gerçeklik payini da tartisaraktan; elinden düsüyor sahte cevaplar ve kiriliyor tüm aynalar...Hangisi benim bu yansiyanlarin diye bi düsün bakalim...Sonunda anliyacaksin ki hepsi sensin...Sadece elini yüzüne götür...Iste bu dokundugun sen degilsin;bu aynalarda yansiyan görüntülerin kaynagi...gerçegin yanilsamasi,ama gerçek sayilan da oyken...Düsün ...düsün...sonra uyu......... |
|
#4
Gönderen
scarecrow
on
04-06-2004, 00:01
|
|
İyiyle kötü arasında bir ayna vardır belki de. Ve belki o ayna biziz. Kırdıkça o aynayı, ya iyiye ya kötüye ulaşıyoruz. Kim bilir, belki de kırdıkça o aynayı, geriye bir tek biz kalıyoruz...
|
|
#5
Gönderen
Lizard King
on
04-06-2004, 02:58
|
|
Sınıfandırmalarki bizi biz yapmaktan alı koyan.Materyalizmdir ki kendi benliğin ile çelişmeni sağlayan.Iki uçtur ki ayrımını yaptığın zaman hayatında birçok şeyi alıp götürecek.
Donnie Darko'da bir sahnede Fear ve Love arasına sığdırmıştı hoca bütün hayatı.Bazıları ise acı mutluluk arasına sığdırmaya çalışıyor. Aslında aynaya baktığında gördüğün bedenin yüzün nedir ? belli bir zaman için bu dünyaya hapis edilmiş belli şeyler yaşamak zorunda bırakılan bir canlı beden.Ama bedenin içindeki ruh , aura vs olarak adlandırılan enerji olmadıkça kimsin ki sen ? Aynaya baktığın zaman eğer enerjini kontrol edebilirsen zaten görmek isteyeceğini görürsün.Ben aynaya bakma ihtiyacı hissetmem pek.Hatta saçımı bile ayna karşısında taramam dişimi fırçalarken ayna ya bakmam traş olurken dönerim suratımı.Ama ben kendime her saniye bakarım incelerim çünkü ben kendimin beynim ve ruhum arasında sıkışmış , bin bir türlü düşünce içinde istediklerimi yaşamanın huzuru ile aynanın bana gösterebileceklerini görebilirim. Kendim haricinde ben Cey'e baktığım zamanda görebilirim kendimi.Çünkü benim düşüncelerim yaptıklarımdır onun bana olan görüntüsü.Çünkü o benim ruh ikizimdir çünkü ben ona bakınca kendi ruhumun ayna da görünmesi gereken yansımasını görürüm. |
|
#6
Gönderen
scarecrow
on
04-06-2004, 03:34
|
|
İçi dışı birdir camın. ama ayna, arkasında bir geceyle çıkar karşınıza.. öyle karanlık.. ve karanlığı görür ancak aynaya bakan, ne görünürse bir karanlıkta onu görür. kendi tuzağına düşer insan, kendi oyuncağına yenilir.. Sabah akşam bakar da aynaya, cama eklediği karanlığı unutuverir.
|
|
#7
Gönderen
Cey
on
04-06-2004, 15:44
|
|
İlginçtir yinede cam saydamdir ayna ise o saydamliği örten bir perdedir camın önünde.
|
|
#8
Gönderen
scarecrow
on
06-06-2004, 02:32
|
|
Aynalar yalan da söylemez aslında, çünkü onlar hiç bir şey söylemez.
|
|
#9
Gönderen
Cey
on
06-06-2004, 04:44
|
|
Insanoglu suda ilk yansımasını gördüğünde verdiği tepki ne oldu acaba ? O yansımanın kendi sureti oldugunu anlamasi ne kadar sürdü ? Belkide o zamanın şartlarına gçre seneler ! Çünkü hayvanlar aynaya baktiklarinda yansıyanın kendi goruntusu oldugunu anlamıyorlar , haylayip miyavlıyorlar sadece , merak ediyorlar ama kapasitelerinin çözmeye yetecegini zannetmiyorum .
O yüzden sudaki ilk yansıma insanin düşünmeye başlamasına sebeptir belkide. Bu durumda şizofreni çok kadim bir hastalık olabilir ![]() |
|
#10
Gönderen
scarecrow
on
06-06-2004, 12:34
|
|
düşüncenin konuşmadan sonra ortaya çıktığına inanılır. yani ilk düşünen ilk konuşandı. konuşur konuşmaz düşünce denen şeyi yarattı.. belkide serenity'nin de dediği gibi bir durumdu ilk sesin, ilk konuşmanın sebebi. kendini görmeye verilen bir tepki.. aynalar da kelimeler gibi birer tanımlayıcıdır ve hiç de basit değil sözlerin serenity. haklı olabilirsin çünkü suda yansıyan görüntüler düşünceyi başlatabilecek kadar sessiz kelimelerdir.. bana bir şeyler oluyor yaa...
|
|
#11
Gönderen
scarecrow
on
06-06-2004, 12:40
|
|
unutmadan ekliim, insanın aşamalı bir varlık olduğunu düşünürsek, ilk konuşan da ilk düşünen de, hatta ilk kez sudaki yansımasını görüp de anlam veremeyen de, bu günün nsanından çok çok ilkel olmalı.. yani yakın atalarımızın bu tür şeylere pek yabancı olduğunu sanmıyorum. kediyi köpeği bilmiyorum ama, yine de onlarda da bir aşinalık vardır belki sudaki yansımasına..
|
|
#12
Gönderen
DeathMaster
on
06-06-2004, 16:04
|
|
Yaşamı anlayabilmek herkese verilmeyen bir lütuftur.15 yaşındaki zengin piçlerinin çoğu hatta hepsi bundan yoksundur.Onlar herşeye sahip olmak ister,bu yüzden hayatı anlıyorum ayaklarındadırlar.Ama rahat bir yaşamla hayat anlanamaz bence.Acı çekmek,çok kötü günler görmek gerekir.Tamam belki daha 20 yaşıma gelmedim ama bu önceden karşılaştıklarınla ilgili birşey.
Evet Jack Bauer gülmelisin aynaya bakıpta.Ayna karşısında kendini olduğun gibi görürken herşeyin senin izin vereceğin şekilde gideceğini bilmelisin.Tek bir birey olmak bu bile değeri bilinesi birşey. Gülmelisin kendine ki mutlu olasın.Çünkü en gerçek halin kendinle başbaşa olduğun haldir.Hayatı anladığını düşünmen yeterli bunun için.Ne kadar fazla insandan üstün olduğunu çırılçıplak ortaya koyar bu.... |
|
#13
Gönderen
Jack Bauer
on
06-06-2004, 19:13
|
|
Alıntı: scarecrow İçi dışı birdir camın. ama ayna, arkasında bir geceyle çıkar karşınıza.. öyle karanlık.. ve karanlığı görür ancak aynaya bakan, ne görünürse bir karanlıkta onu görür. kendi tuzağına düşer insan, kendi oyuncağına yenilir.. Sabah akşam bakar da aynaya, cama eklediği karanlığı unutuverir. Aynaya baktığında eğer görmek istediğini görmüyorsan, görmek istediğinden kaçıyorsan, bu aynanın suçu değildir. Yanlış anlama söylemek istediğimi scarecrow ama bir aynadan bu kadar fazla anlam çıkarmaya çalışmak biraz anlamsız geliyor bana. Yaşamdaki çoğu şeye çok daha karmaşık elbiseler giydirmeye çalışıyoruz, karanlığa çekiyoruz ama aslında o kadar basitler ki. Yeter ki basit olanı görmeye çalışalım. |
|
#14
Gönderen
Jack Bauer
on
06-06-2004, 19:33
|
|
Alıntı: DeathMaster
Yaşamı anlayabilmek herkese verilmeyen bir lütuftur.15 yaşındaki zengin piçlerinin çoğu hatta hepsi bundan yoksundur.Onlar herşeye sahip olmak ister,bu yüzden hayatı anlıyorum ayaklarındadırlar.Ama rahat bir yaşamla hayat anlanamaz bence.Acı çekmek,çok kötü günler görmek gerekir.Tamam belki daha 20 yaşıma gelmedim ama bu önceden karşılaştıklarınla ilgili birşey. 15 yaşındaki zengin piçlerinin aralarında niceleri olabilir ki aklını kullanarak sorgulamaya başlamıştır yaşamı, her şeye sahip olabilecekken yetinebilirler, ama ne yazık ki azınlıktadırlar. 15 yaşımı da geçtim, 20 yaşımı da geçtim, 16 gün sonra 22 yaşımı doldurup 23 yaşıma gireceğim ancak bütün bu süreçlerde çok çok iyi bildiğim bir şey vardı ki o da büyümenin ve olgunlaşmanın göreceli bir süreç olduğu, 20 yaşımda 15 yaşıma göre çok daha fazla olgundum ama 22 yaşımda da 20 yaşıma göre daha fazla olgun hissediyorum kendimi. Bana göre logaritmik bir süreç bu, zaman ilerledikçe daha az şey değil, daha çok şey katılıyor bana göre çünkü 15'ime göre çok daha fazla hızlı zaman ve olaylar. Alkol muhabbetlerinde eskiyi yad ederiz bazen arkadaşlarla, gocunmadan ve gülümseyerek, "sanırım büyüyoruz" derim şimdi olsa ne tepki verirdik türünde sorgulamalara giriştiğimizde. ![]() Ayna karşısında kendime bakarken, evet çok uzun süredir olur bu gülme, ancak belki de son bir kaç senede anladığım bir şey var ki her şeyin benim istediğim gibi gidemeyeceği, her şeyi kontrolüm altında tutamayacağım. Akıp giden suyu kontrol edebilecek bir tek şey vardır, o da barajdır ancak yaşamda barajlar kurup da kontrollü akışlara yetecek zamanımız olmuyor her zaman, anlık kararlar vermek zorunda kalabiliyoruz ve bu kararların doğruluğu ne kadar pişmiş olduğumuzla doğru orantılı oluyor. Karanlığa, çaresizliğe ya da hüzne sarılmak, sarılanların bakışlarındaki sen polyannacılık oynuyorsun bakışlarına inat kötüdür bana göre. Karanlığın ardından her zaman aydınlık gelir, gecenin ardından gelen gündüz gibi, önemli olan ışığı yakmak isteyip istemediğimiz, karanlığı ağır bir demir maske gibi kullanmak isteyip istemediğimiz. Karanlıktan kim çare bulabilmiş ki derdine? |
|
#15
Gönderen
Lizard King
on
07-06-2004, 01:24
|
|
Jack de cok guzel soylems Serenity 'de diğer herkeste .
Ayna bir arac degildir.Ama insan icin amac olabilir.Yeterki gormek istedigi gercek olsun. |
|
#16
Gönderen
DeathMaster
on
17-06-2004, 12:28
|
|
Mantıklı
Ama hala eskisi gibi düşünüyorum.Hayatı anlamaları için insanlara zekalarını kullanmayı öğretecek etkenler vardır ve bu yaşanmışlıktır,tecrübedir aynı zamanda acıdır bence... |
|
#17
Gönderen
Jack Bauer
on
17-06-2004, 17:28
|
|
Acı, acı, acı... Acı sadece kin ve nefreti öğretir, geçin bunu, saymayın deneyimden...
Bok var acıda, evet bok var. |
|
#18
Gönderen
nocturnal_escapism
on
17-06-2004, 17:33
|
|
her yasadiginiz kotu olayda aci oldugunu iddia edemezsiniz,devamli yinelenirse acinin da tadi kacar bi zaman sonra...ozelligi kalmaz...ya anlamiorum bu yasta ne yasadiniz ki size gercek aci budur dedirtti?
ask acisi mi? aileden dolayi aci mi? nedir alip veremediginiz hayatla..nedir ki yasadiginiz zaten? cok mu zorluk yasadiniz,cok mu ezildiniz.. size bir tavsiye her duygu boslugunu aci seklinde yorumlayip melankoliye merak salarsaniz kontrolu hepten kaybedersiniz..yalniz bu kontrol kaybedis biraz yapmacik olur ki ozel olmasi artik bisey ifade etmez..."boslukta kendi istegiyle salinan insanlar salinmaya devam etsin" denir sonra |
|
|