bir oyun olsa keske,ben de basrolde oynasam.Ömrüm gecse oyunda,hep degısık roller ustlensem.Daldan dala atlayan calıkusu gıbı ne yapacagımı sasırsam. ne ıstedıgımı bılmesem. acaba bır oyun mu bu hayat? herkes bir
oYUnPublished by wolrath 02-06-2004 |
|
bir oyun olsa keske,ben de basrolde oynasam.Ömrüm gecse oyunda,hep degısık roller ustlensem.Daldan dala atlayan calıkusu gıbı ne yapacagımı sasırsam. ne ıstedıgımı bılmesem. acaba bır oyun mu bu hayat? herkes bir fıguranı oynuyor... hayatım boyle sahnede mı gecıyor acaba...?
hem neden ben basroldeyım ki? neden arka plandakı agac degılım,su meyvaları dallarından tasmıs olan..? ya da , falakaya yatırılmıs cocugun her bagırısında ona donup bakan bır esek degılım? neden ustume gelıyor ınsanlar? neden daraagacndakı gencım ben? neden boynumdakı ıpı ; rahat bırakıp ,kendı kendıme sakınce olmemı degılde, daha da cekerek acımı derınlestıryorlar, ayagımın altındakı közlere , bır nefes atıp daha da kızgınlastırıyorlar ? korkuyorum yonetmenım... bırgun perde kapandıgında , onunde kalmaktan korkuyorum... -wol- |
|
|
|
#1
Gönderen
scarecrow
on
02-06-2004, 18:38
|
|
Evet arkadaşım hayat bir oyun ama herkes başrolde bir sen değil. Sen de bir oyunsun üstelik. Yönetmene gelince sonsuz-1 yönetmen var hepimiz için. Bu yüzden baş roldeyiz zaten, tek başımıza.
|
|
#2
Gönderen
Cey
on
02-06-2004, 19:29
|
|
Bilinç , her bireyin tek başina oldugunun kendi kendimize ispatidir aslinda. Neden korkarlar insanlar yalnizliktan veya neden hep kendilerine tam tersine inandirmaya çalışırlar. Sürü psikolojisi diyorum ben buna. "Yalniz değilsin , ben varım " diyenler olucaktir hep ama nereye kadar ? Başımı yaşlayıp düşüncelerden sıyrılmam için bir araçtir benim haricimdeki herkez benim gözümde. Ben izin versem bile ne kadar girebilirler düşüncelerimin köşelerine ? Ve ne kadarimi anlarlar ? Sadece anlamak istedikleri yere kadar anlarlar ordan sonra onlarin bilinç düzeynde bizim tarafımızdan oluşturulmus varsayımlardır sadece.
Hayat bir oyun değildir , elinize bir seneryo tutuşturmazlar. Hayat sadece yaptiginiz seçimlerin bize sunduklarını idare etmeye çalışmaktır. Bence biraz dürüst olun hayat konusunda , oyun oldugunu varsaymak istiyorsaniz öyle düşünün ama unutmayaın ki sizi izleyen bir tek yine siz kendiniz varsiniz . O yüzden boşuna maskeler takıp roller seçmeyin kendinize. Yalniz başiniza kaldiginiz gecelerde üzerinizde bir maske varken kendinizle yüzleşmek çok daha zordur çünkü. |
|
#3
Gönderen
wolrath
on
02-06-2004, 20:06
|
|
yanlıs kalmaktan korkmamak elımde degıl..
ne olursa olsun yanımda bır canlıya ıhtıyacım oluor |
|
#4
Gönderen
Lizard King
on
02-06-2004, 21:57
|
|
Alıntı:
Hayat bir oyun değildir , elinize bir seneryo tutuşturmazlar. |
|
#5
Gönderen
A.L.I.E.N.
on
02-06-2004, 22:03
|
|
yalnız kalmaktan korkman genlerinde olan bir şey. kuşlar, aslanlar, kurtlar, maymunlar... hem grup halinde yaşayıp anca o şekilde güç sağlayıp, hayata devam edebilen hayvanlar. biz de onlar gibiyiz dah doğrusu seneler önce öyleydik. içgüdülerimiz hala kendilerini gösteriyor. kim bir gün yalnız kalmaktan korkmaz ki....
|
|
#6
Gönderen
mystérieuse
on
02-06-2004, 22:26
|
|
ewt herkes korkar.. ama sonucta yanlızıs.. sadece bazı anlarımızı paylastıgımız ınsanlar war cewremızde..
|
|
#7
Gönderen
mystérieuse
on
02-06-2004, 22:31
|
|
Alıntı: Lizard King Maskeleri takanlar hayatları boyunca mutsuzluk içinde koşarlar.Insan ilk önce kendi kendisine yetmeyi bilecek ki etrafında hayatında olan insanlara da yetebilecek. maskeleri takanlar mutsuz ınsanlar ama o maskeler sayesınde cogu zmn daha mutlu bı hale geliyorlar.. |
|
#8
Gönderen
Lizard King
on
02-06-2004, 23:02
|
|
Maskeyi takan biri realiteyi yaşayamazki.Maske varken kimseye gerçek kendisini gösteremez ve alabileceklerini alamaz.
Maske sadece anlık geçici sahte mutluluk getirir insana |
|
#9
Gönderen
A.L.I.E.N.
on
02-06-2004, 23:13
|
|
mutluluk zaten anlık ve geçicidir. öyle seneler boyu sürenini görmedim. kaldı ki seratonin de bir hormondur ve bir süresi vardır. salgılanmasına etki eden şey, akşam yemeğininin güzel olmasından tut yeni, son model bir araba almak gibi uç nedenleri olabilir.
|
|
#10
Gönderen
Lizard King
on
02-06-2004, 23:20
|
|
mutluluk o kadar basit değildir.
ben cok uzun bir süredir mutluyum ve bu geçici değil.hatta incelersen o hormon da salgılanmıyordur. alınan bir araba benim mutlu olmamı sağlamaz veya bir çukulota.Mutluluk bunların neticesinde gelmez. |
|
#11
Gönderen
A.L.I.E.N.
on
02-06-2004, 23:35
|
|
sanırım sen olayı kendini iyi hissetmekle karıştırıyorsun. bununla birlikte mutluluk aslında küçük şeylerdedir, çikolata gibi. sabah uyandığında gün ışığını görmek bile mutlu edebilir adamı. ve inan bana mutluluğun nedeni de hormonlar. bu hormonun salgılanması için gerekli uyartı insandan insana değişir tabii; o ayrı bir konu.
|
|
#12
Gönderen
scarecrow
on
02-06-2004, 23:47
|
|
amaç hep mutlu olmak olsaydı zaten evrim baba bol miktarda bahşederdi zaten bize bu hormondan. mutluluk isteği de bir role yeltenme oluyor zannımca. bırakalım istediği gibi at koştursun hormonlar bedenimizde. herkes kendi işine baksın. mutlu olcam diye çokolat mı yenir kardeşim. sabahın ilk ışıkları hiç mi hüzün vermez insana? ruhu bedenden ayırıp yeni bi kaynakla birleştirmek lazım galiba. hep uyumsuz çalışıyo bu günün insanlarında bu ikili. ruh diyorum yanlış anlaşılmasın, ruh bedenin kendine bakışıdır bence.
|
|
#13
Gönderen
scarecrow
on
03-06-2004, 18:08
|
|
Ha bi de maske konusuna değinmek isterim. Sizin de bildiğiniz gibi bi grup maskeli adam vardı hani, Kiss ten bahsediyorum tabiki. Ne oldu maskelerini çıkarınca onlara? Gerçek maskeyi asıl o zaman takmadılar mı insanların gözünde? Yani zaman kötü, maskesiz çıkmamak lazım dışarı!
Ben bigün yukarıdayken hayatın oyun olduğunu da söylemişim. Oyun dediysem davullu zurnalı değil serenity, kılıçlı kalkanlı!.. |
|
#14
Gönderen
Lizard King
on
03-06-2004, 19:58
|
|
Maske belli zamanlarda özellikle iş hayatında insanın elbette takması gereken birşey.Ama iş hayatı insanın mutluluğu için ana sebep değildir.Sadece belli zorunlulukları yerine getirmek için çalışmak zorundadır insanoğlu.
|
|
#15
Gönderen
Cey
on
03-06-2004, 22:59
|
|
Alıntı: A.L.I.E.N. mutluluk zaten anlık ve geçicidir. öyle seneler boyu sürenini görmedim. kaldı ki seratonin de bir hormondur ve bir süresi vardır. salgılanmasına etki eden şey, akşam yemeğininin güzel olmasından tut yeni, son model bir araba almak gibi uç nedenleri olabilir. |
|
#16
Gönderen
Cey
on
03-06-2004, 23:11
|
|
Alıntı: scarecrow
Ha bi de maske konusuna değinmek isterim. Sizin de bildiğiniz gibi bi grup maskeli adam vardı hani, Kiss ten bahsediyorum tabiki. Ne oldu maskelerini çıkarınca onlara? Gerçek maskeyi asıl o zaman takmadılar mı insanların gözünde? Yani zaman kötü, maskesiz çıkmamak lazım dışarı! |
|
#17
Gönderen
scarecrow
on
03-06-2004, 23:21
|
|
Seni ne zaman okusam kafam karışıyo serenity. Seratonin mutluluk getirmez, mutlu oldukça seretonin salgılarsın diyosun, sonra da seratonin amaç değil araç diyosun. Bu ne mutluluk bu ne seratonin hormonu! Bu yaştan sonra tıp kitabı karıştırtma bize neyse doğrusu bi daha yaz. Ama doğrusu budur zaten diyosan sözlerimin hepsini geri alıyorum ve saygıyla eğiliyorum önünde!..
|
|
#18
Gönderen
Cey
on
03-06-2004, 23:31
|
|
Tıp bilgim yok ama bir hormonun nasil salgilanacagini bilmeyecek kadar da cahil değilim . Durup dururken seratonin salgilamaz beyin bir etki olmali ve mutlulugu saglayan birsey varsa o etkidir seratonin değildir diyorum.
|
|
#19
Gönderen
A.L.I.E.N.
on
04-06-2004, 01:08
|
|
olaya netlik kazandırıyorum:
- insanlar hormon salgılar. - hormon salgılamak için, vücudumuzun her istemli(voluntary) ve istemsiz (involuntary) yaptığı harekette beyinin bir bölümünden sinyal gelmesi gerekir ki vücut tepki versin (response). - Sinyalin gelmesi için bir uyartı (impulse) gereklidir. - Uyartı herşey olabilir. Önek çikolatada bir nedendir fakat neden bilmiyorum. - Uyartı beyinde(türkçe yazılışını bilmiyorum ama anlarsınız) Hypothalmus u uyarır. Beynin bu bölümüde master gland denilen ve bütün diğer gland leri kontrol eden Pituitory gland i uyararak hormon salgılamasını sağlar. "Çok saçma, kıçı kırık bir çikolata beni nasıl mutlu edebilir?" diyenler için; mide HCL salgılar ve bunun için yemeği 1-görmesi 2-koklaması yeterlidir. neticede duyu organlarımız reseptörlerdir (receptors) ve uyartı almakla görevlidirler. |