turn the page
turn the page
Hiç kimse böyle olacağını söylememişti. (hiç kimse diyorum çünkü sen de bu söylemeyenler gurubuna dahildin sen de bu hiç kimsenin içindeydin). Her şeyin birden bire tepetaklak olması önleyebileceğimiz bir durum değildi sanırım. Ne yaparsak yapalım bir şeyin değişeceğini sanmıyorum. Yani bu kadar mı umutsuzsun diyecek olursan, umutsuz değil de senden daha gerçekçiyim diyelim. Seni düşünecek olursak, biliyorum ki elinden bişi gelse yapardın. İkimizin hayatını da tek senin hayatın sayarak güzel bir karar aldın. Ben bu kararın neresindeydim ve üzerime düşen rolü iyi oynayabildim mi bilmiyorum. Bir bilinmezlik daha yazıldı hanemize bak! Nasıl karşı çıkabilirdim ki sana, elinde kader kısmet zırvalıklarıyla tüm düğmelere basınca? Patlamaya hazır bekleyen tüm bombaların tek ilahi düğmesi! Yaşadığımız her şeyi unutmak istiyordun. Unutabilirdin de benim için sorun olmazdı. Ama bununla da yetinmeyip benim de unutmamı istedin. Dur tamam doğrusu böyle değildi. Unutmamı değil de sana hatırlatmamamı istedin. Birlikte olarak bütün yalnız öznelerimizi bir araya getirmekle zamandan çaldık. Bu hırsızlığımızın bedelini ödemeden rahat uyku yüzü göremedin sen. Çöp kutuları doldukça sen dökmedin içinde birikti yanık kağıtlar. Sonra ben uyurken gizlice çıkarıp çıkarıp okudun onları. Yanmış yerlerde okuyamadıklarına yeni cümleler ekledin. En başından yazdın bizim mektuplarımızı. Fırtına vardı sabah diyordum ben sana, sense oturma odamızı küçük çaplı bir hortuma çeviriyordun. Hani şu kadın isimleri verdiklerinden!
Gelecek için planlar yapmaya başlamıştım oysa ki! Aman anı yaşayalım sevişelim sonra da film izler kağıttan şatolar yaparız kısmını çoktan geçmiştim. Bütün umutlarımın altına beton döküp denizin dibine yolladın. Bunu bir amerikan filminde görmüştük sanırım. Polisiye miydi neydi tam hatırlamıyorum. Sana o filmleri bir daha izletmemek lazım! Nefes almak için sayacağım sebepleri azalttın. Bu cümleyi yazdıktan sonra durup bakıyorum ve kağıdın üzerinde geçmiş zaman eklerinin hüküm sürmesi şaşırtıyor beni. oysa o kadar da çok olmadı ki! Daha dündü yanımda uzanıyordun. Bak bu sabah yoksun ve ben hemen yüzyıllar soktum aramıza. Bana dediklerini hatırlıyorum ve sendeki o saçma sapan hüznü bir türlü anlamıyorum. (bknz:”elimden tutarken aniden uçurumdan aşağıya ittin beni”) Madem üzüldüğümü kanıtlamam gerekiyor ben de senin o iç bayıcı melankolinle anlatacağım halimi. Dur bekle bakalım el mi yaman bey mi yaman!
Kimsesiz kaldığımı hissettim seni yanımda bulamayınca. Pazar yerinin kalabalığında annesini kaybeden çocuk gibi. yok ya bu pek de güzel bir benzetme olmadı. Şimdi Freud’u yad edip annemle olan sorunlarımı ilişkilerime sıçratmayacağım. Tamam yeniden başlıyorum.
Seni seviyordum. Ne söylesem ne yazsam başka türlü nasıl anlatsam diye uğraşmama gerek yok artık. Benim de senden unutmanı istediğim şey bu. Çünkü ben, yarın evleniyorum. Korkmana gerek kalmadı artık bir gün kolundan tutup seni sürüklememden. Hoşça kal…
Gelecek için planlar yapmaya başlamıştım oysa ki! Aman anı yaşayalım sevişelim sonra da film izler kağıttan şatolar yaparız kısmını çoktan geçmiştim. Bütün umutlarımın altına beton döküp denizin dibine yolladın. Bunu bir amerikan filminde görmüştük sanırım. Polisiye miydi neydi tam hatırlamıyorum. Sana o filmleri bir daha izletmemek lazım! Nefes almak için sayacağım sebepleri azalttın. Bu cümleyi yazdıktan sonra durup bakıyorum ve kağıdın üzerinde geçmiş zaman eklerinin hüküm sürmesi şaşırtıyor beni. oysa o kadar da çok olmadı ki! Daha dündü yanımda uzanıyordun. Bak bu sabah yoksun ve ben hemen yüzyıllar soktum aramıza. Bana dediklerini hatırlıyorum ve sendeki o saçma sapan hüznü bir türlü anlamıyorum. (bknz:”elimden tutarken aniden uçurumdan aşağıya ittin beni”) Madem üzüldüğümü kanıtlamam gerekiyor ben de senin o iç bayıcı melankolinle anlatacağım halimi. Dur bekle bakalım el mi yaman bey mi yaman!
Kimsesiz kaldığımı hissettim seni yanımda bulamayınca. Pazar yerinin kalabalığında annesini kaybeden çocuk gibi. yok ya bu pek de güzel bir benzetme olmadı. Şimdi Freud’u yad edip annemle olan sorunlarımı ilişkilerime sıçratmayacağım. Tamam yeniden başlıyorum.
Seni seviyordum. Ne söylesem ne yazsam başka türlü nasıl anlatsam diye uğraşmama gerek yok artık. Benim de senden unutmanı istediğim şey bu. Çünkü ben, yarın evleniyorum. Korkmana gerek kalmadı artık bir gün kolundan tutup seni sürüklememden. Hoşça kal…
| |











Benzer Başlıklar
Byrds - Turn Turn Turn Kullandıkları 12 telli Rickenbacker gitarla ve yaptıkları coverlarla tanınan Amerikalı folk rock...
the page cannot be fucking displayed adam iyi dokmus icini :D http://www.clint.ca/i.jpg The page cannot be...
Yayınlanmamış Jimmy Page Riff'i Rock N Roll'û kurtarmak için belkide son umut olarak adlandırabilirsiniz ancak Rock'ın Koruyucuları...
Turn The Page - Bob Seger Bob Seger tarafından lyricleri yazılan ve bestelenen şarkı ilk oılarak Seger'in Back in'72...