Gizli Defter
Gizli Defter
bir kavuşulamama içinde yaşanan umutsuzluqun hikayeseydi onunkisi...
hersabah kalktıgında gecesini süsleyenin üzerini örterdi, şarkısını mırıldanırken...
saçlarını okşardı, neydi bu kadar güzel yapan onları merak ederdi.
rüzgarmı deli eserdi? gözlerimi öyle görürdü? herhali hoşuna giderdi saçlarının...
ölebilirdi de genç yaşta! güzel sözlerini sakladıgı deftetirini ona vermeden.
düşündükçe korkardı. bilmedigi kelimelerle bilmedigi yönlerini anlatan bi defterki onunkisi.
kimsenin ulaşamayacagı yerde saklardı. Aman! ulaşırlar okumaya çalışırlar gülerler,,
rahatsız olurdu.. Rahatsız!!! bi akşam herkes uyurken pencereden atlamakla eş degerdi...
salladı kafasını dagıttı bu düşünceleri. pencereden yeni dogan güne baktı.
renkler renk, sesler ses kazanıyordu güneşi gören kuşların cıvıldamasıyla..
göz gezdirdi yeşilliklere, koskoca adamlar birbirlerine vuruyor gülüşüyorlardı...
gece-gündüz kavramı yok bunlarda diye düşündü. aslında kendisinde de yoktuda,,,
gecesini süsleyen üşüyordu geceleri. hem birbirine vurup gülüşmek ona qöre degildi...
takvime baktı! çok geç kalmıştı artık takvimin yapraklarına.. aynı tarihi gösteriyordu hep
''10 EKİM 2003'' durdu düşünmeye başladı şimdi yıl kaçtı? kaç yaşındaydı acaba???
güldü kendine ''deli misin be adam'' dedi yükses sesle, irkildi kendi sesinden!
daha bi katıla katıla güldü. küçücük bu oda da tek başınaydı.
erken kalkmaya alışık olmadıgındandı bu hali belli.. nasılsa kendine sunuyordu bu bahaneleri
sucuna karsılık cezasını kendi verirdi.. kime ne!! Kendi gönlünü almak için aynanın karşısına geçti...
saçı sakalı birbine karışmıştı, saçlarını düzeltmek için biryantini aradı.....
''ah sersem nasıl unutursun bunu!!!'' diye kızdı kendine.. diş macununu aldı sıktı avcuna düzeltti saçlarını.
''bigün işe yarıyacagını biliyordum!!'' diye baktı aynaya sapsarı dişlerini takmaksızın gülerken..
neşesi yerine qeldi. gardolabına yanına gitti, en qüzel kıyafetlerini giyinecekti onun için..
''ah! evet burdasınız demek!!''naftalin kokusuna aldırmadan gardolabında tek olan gecesini süsleyenin
en sevdiqi o kırmızı kareli qömlegi ve pantalonu çıkardı.. Giyindi güzelce geçti aynanın karşısına
son bi kez daha bakmak için kendine.. son bi kez.. hazırdı artık gitmeye
tek dostu bu dört duvara şöyle bi baktı gözlerinin ucuyla! utana sıkıla '' Biliyorsunu işte!! diyebildi anca
ve çarptı kapıyı çıktı ardına bakmadan.. hızlı hareket ediyordu, bi qören olsa bişeyden kaçıyor zannederdi heralde.
umrunda da degildi. zamanında varmak istiyordu!
nereye gidecegini bilmiyordu ama ayaklarına uyum saglamak için bi sag kolunu sallıyor bir sol kolunu...
döndü ve son bi kez baktı yaşadıgı yere. burda geçen zamana yaşamak denilirse! ''yaşamak?'' diye düşündü
sınırları neler ki? ''SERSEM!!!! geç kalıyorsun!!''diye bagırdı.. bu sefer sabah kahvaltısını simit taneckleriyle yapan
üç tane qüvercin korktular onunla birlikte. iyice kızdı kendine neden kızmasınki?
güvercin arkadasların sabah kahvaltsını bozdugunamı yansın??
çadır bezinden farksız sesinden kendisininde korkmasınamı?? bu kadar yabancılaşmıştı demek kendine!
titreyen ellerini cebine soktu ve ayaklarına uymaya devam etti.
Gecesini süsleyen onu bekliyor olmalıydı! bugun şu meşhur defteri verecekti.
elleri 2 kat titremeye başladı bu seferki üşümekten degil heycandandı. morali yerine geldi yola koyuldu......
nezamandır bu kadar insan içine karışmamıştı! ''ey be gecemi süsleyen sayende bunlarıda gördüm! TEŞEKKÜR EDERİMMm!''
adımlarını sıklaştırdı.. karşılaştıgı ilk anda direk sarılacak teşekkür edecekti, sonra da defteri verecekti
mutluluk hissi içini öyle bi kapsadı ki gözlerinden yaş olarak salıverdi kendini
ikisini şarkısını mırıldanmaya başladı! yoksa hiçbirşey demeden ilk olarak şarkılarınımı söyleseydi? sonra sarılır öperdi
aslında sesini çok begenird gecesini süsleyen! evet o çadır bezi sesini, şimdilerde sadece kendisini korkutmaya yarayan şeyi işte
Yaklaştıgını hissettikçe heycanı daha da arttı! evet ordaydı gitmemiş onu beklemişti!
üstünü düzeltti aceleyle. saçlarına attı elini beyaz yapış bişey geldi eline
''hay aksi! Pis kuşlar sıçacak başka yer bulamadanız mı?'' diye sitem etti. gecesini süsleyeen anlatırdı
gülerlerdi hatta bi piyango bileti bile alabilrlerdi! güldü...
son hazırlıklarını yaptı ve karşısına çıkmaya hazır hissetti kendini
Arkasından dolandı sessizce... Bagıra bagıra söylemeye başladı
''SEVDİM SENİ BİR KERE BAŞKASINI SEVEMEM DELİ DİYORLAR BANA DESİNLER DEĞİŞEMEM!''
bi kaç kuş uçarak kaçıştı. farketmedi deqil ama o anın sihrini bozmamak için aldırış etmedi!
''Gecemi süsleyen'' dedi ve sımsıkı sarıldı öptü ''üşümüşsün.. ah sersem kafam erken gelseydim keşke!! dedi
kıpkırmızı oldugunu hissetti biran kulakları yanakları yanıyordu!!
''evet.. getirdim defteri gecemi süsleyen.. çok merak ediyorsun biliyorum! kimslere vermedim kimselere okutmadım
merak etme sakın!'' dedi utangaç duyguların içinde..
''neden ellerime bakıyorsun!! Bilmedigin Kelimeleri ve bilmedigin yönlerini sakladıgım aslında KALBİM!!!!''
*** *** ***
''Çay hazırmı kadın!!''
Zehir iç hayvanoglu diye geçirdi içinden '' hazır bey!'' diyebilir anca
''Tamam be çekil kenara! Lan gavat neye bakıon get gazteyi getir!!''
''tamam baba''
''Lan ne sikime bakıon getirsene şu lanet gazteyi eşşoguleşşek! senin gibi evladın şimdi!!''
alır gazeteyi okumayı bilmeden.. sadece bakar resimlere ilkokuldan terk bu bey amca..
gözüne rakamlar takılır herdefasında oda sadece onları bildigi için..
**23 MAYIS 1983--10 Ekim 2003'' yazılı bi mezar taşı olan resim dikkatini çeker..
''ne yazıyor gavat oku!''
23 Ekim 2008
Mezarlıkta cinayet gibi ölüm vakkası! G.S.nin gömütünün üstünde ölü bi erkek cesedi bulundu!
ilk incelemelere göre Kalbi sökülmeye çalışınılmış bi halde bulunan ve kimligi Ç.T olan
bu isimli vatandaşın ****** akıl hastenesinden kaçtıgı yada kaçırıldıgı sanılıyor...
hersabah kalktıgında gecesini süsleyenin üzerini örterdi, şarkısını mırıldanırken...
saçlarını okşardı, neydi bu kadar güzel yapan onları merak ederdi.
rüzgarmı deli eserdi? gözlerimi öyle görürdü? herhali hoşuna giderdi saçlarının...
ölebilirdi de genç yaşta! güzel sözlerini sakladıgı deftetirini ona vermeden.
düşündükçe korkardı. bilmedigi kelimelerle bilmedigi yönlerini anlatan bi defterki onunkisi.
kimsenin ulaşamayacagı yerde saklardı. Aman! ulaşırlar okumaya çalışırlar gülerler,,
rahatsız olurdu.. Rahatsız!!! bi akşam herkes uyurken pencereden atlamakla eş degerdi...
salladı kafasını dagıttı bu düşünceleri. pencereden yeni dogan güne baktı.
renkler renk, sesler ses kazanıyordu güneşi gören kuşların cıvıldamasıyla..
göz gezdirdi yeşilliklere, koskoca adamlar birbirlerine vuruyor gülüşüyorlardı...
gece-gündüz kavramı yok bunlarda diye düşündü. aslında kendisinde de yoktuda,,,
gecesini süsleyen üşüyordu geceleri. hem birbirine vurup gülüşmek ona qöre degildi...
takvime baktı! çok geç kalmıştı artık takvimin yapraklarına.. aynı tarihi gösteriyordu hep
''10 EKİM 2003'' durdu düşünmeye başladı şimdi yıl kaçtı? kaç yaşındaydı acaba???
güldü kendine ''deli misin be adam'' dedi yükses sesle, irkildi kendi sesinden!
daha bi katıla katıla güldü. küçücük bu oda da tek başınaydı.
erken kalkmaya alışık olmadıgındandı bu hali belli.. nasılsa kendine sunuyordu bu bahaneleri
sucuna karsılık cezasını kendi verirdi.. kime ne!! Kendi gönlünü almak için aynanın karşısına geçti...
saçı sakalı birbine karışmıştı, saçlarını düzeltmek için biryantini aradı.....
''ah sersem nasıl unutursun bunu!!!'' diye kızdı kendine.. diş macununu aldı sıktı avcuna düzeltti saçlarını.
''bigün işe yarıyacagını biliyordum!!'' diye baktı aynaya sapsarı dişlerini takmaksızın gülerken..
neşesi yerine qeldi. gardolabına yanına gitti, en qüzel kıyafetlerini giyinecekti onun için..
''ah! evet burdasınız demek!!''naftalin kokusuna aldırmadan gardolabında tek olan gecesini süsleyenin
en sevdiqi o kırmızı kareli qömlegi ve pantalonu çıkardı.. Giyindi güzelce geçti aynanın karşısına
son bi kez daha bakmak için kendine.. son bi kez.. hazırdı artık gitmeye
tek dostu bu dört duvara şöyle bi baktı gözlerinin ucuyla! utana sıkıla '' Biliyorsunu işte!! diyebildi anca
ve çarptı kapıyı çıktı ardına bakmadan.. hızlı hareket ediyordu, bi qören olsa bişeyden kaçıyor zannederdi heralde.
umrunda da degildi. zamanında varmak istiyordu!
nereye gidecegini bilmiyordu ama ayaklarına uyum saglamak için bi sag kolunu sallıyor bir sol kolunu...
döndü ve son bi kez baktı yaşadıgı yere. burda geçen zamana yaşamak denilirse! ''yaşamak?'' diye düşündü
sınırları neler ki? ''SERSEM!!!! geç kalıyorsun!!''diye bagırdı.. bu sefer sabah kahvaltısını simit taneckleriyle yapan
üç tane qüvercin korktular onunla birlikte. iyice kızdı kendine neden kızmasınki?
güvercin arkadasların sabah kahvaltsını bozdugunamı yansın??
çadır bezinden farksız sesinden kendisininde korkmasınamı?? bu kadar yabancılaşmıştı demek kendine!
titreyen ellerini cebine soktu ve ayaklarına uymaya devam etti.
Gecesini süsleyen onu bekliyor olmalıydı! bugun şu meşhur defteri verecekti.
elleri 2 kat titremeye başladı bu seferki üşümekten degil heycandandı. morali yerine geldi yola koyuldu......
nezamandır bu kadar insan içine karışmamıştı! ''ey be gecemi süsleyen sayende bunlarıda gördüm! TEŞEKKÜR EDERİMMm!''
adımlarını sıklaştırdı.. karşılaştıgı ilk anda direk sarılacak teşekkür edecekti, sonra da defteri verecekti
mutluluk hissi içini öyle bi kapsadı ki gözlerinden yaş olarak salıverdi kendini
ikisini şarkısını mırıldanmaya başladı! yoksa hiçbirşey demeden ilk olarak şarkılarınımı söyleseydi? sonra sarılır öperdi
aslında sesini çok begenird gecesini süsleyen! evet o çadır bezi sesini, şimdilerde sadece kendisini korkutmaya yarayan şeyi işte
Yaklaştıgını hissettikçe heycanı daha da arttı! evet ordaydı gitmemiş onu beklemişti!
üstünü düzeltti aceleyle. saçlarına attı elini beyaz yapış bişey geldi eline
''hay aksi! Pis kuşlar sıçacak başka yer bulamadanız mı?'' diye sitem etti. gecesini süsleyeen anlatırdı
gülerlerdi hatta bi piyango bileti bile alabilrlerdi! güldü...
son hazırlıklarını yaptı ve karşısına çıkmaya hazır hissetti kendini
Arkasından dolandı sessizce... Bagıra bagıra söylemeye başladı
''SEVDİM SENİ BİR KERE BAŞKASINI SEVEMEM DELİ DİYORLAR BANA DESİNLER DEĞİŞEMEM!''
bi kaç kuş uçarak kaçıştı. farketmedi deqil ama o anın sihrini bozmamak için aldırış etmedi!
''Gecemi süsleyen'' dedi ve sımsıkı sarıldı öptü ''üşümüşsün.. ah sersem kafam erken gelseydim keşke!! dedi
kıpkırmızı oldugunu hissetti biran kulakları yanakları yanıyordu!!
''evet.. getirdim defteri gecemi süsleyen.. çok merak ediyorsun biliyorum! kimslere vermedim kimselere okutmadım
merak etme sakın!'' dedi utangaç duyguların içinde..
''neden ellerime bakıyorsun!! Bilmedigin Kelimeleri ve bilmedigin yönlerini sakladıgım aslında KALBİM!!!!''
*** *** ***
''Çay hazırmı kadın!!''
Zehir iç hayvanoglu diye geçirdi içinden '' hazır bey!'' diyebilir anca
''Tamam be çekil kenara! Lan gavat neye bakıon get gazteyi getir!!''
''tamam baba''
''Lan ne sikime bakıon getirsene şu lanet gazteyi eşşoguleşşek! senin gibi evladın şimdi!!''
alır gazeteyi okumayı bilmeden.. sadece bakar resimlere ilkokuldan terk bu bey amca..
gözüne rakamlar takılır herdefasında oda sadece onları bildigi için..
**23 MAYIS 1983--10 Ekim 2003'' yazılı bi mezar taşı olan resim dikkatini çeker..
''ne yazıyor gavat oku!''
23 Ekim 2008
Mezarlıkta cinayet gibi ölüm vakkası! G.S.nin gömütünün üstünde ölü bi erkek cesedi bulundu!
ilk incelemelere göre Kalbi sökülmeye çalışınılmış bi halde bulunan ve kimligi Ç.T olan
bu isimli vatandaşın ****** akıl hastenesinden kaçtıgı yada kaçırıldıgı sanılıyor...
| |











Benzer Başlıklar
Gizli arama BİTİYOR 1 Ocak 2008'den itibaren cep telefonundan gizli aranma devri bitiyor. GSM aboneleri...
Her şey sende gizli... Sevdiğin kadardır ömrün... Gülebildiğin kadar mutlususn. Üzülme bil ki ağladığın kadar...
gizli yediler On on bir yaşlarında olmalıyım. “Gizli yediler”’in hepsini defalarca okumuşum. O kadar etkisinde...
Gizli Dünyalar Geçen akşam Tv seyredelim dedik Cey'le beraber Show Tv'de "Gizli Dünyalar" isimli bir dizi...