perşembe sendromu

pişmanlık gözyaşları bunlar diye haykırmak istedim.hıçkırıklarımın arasında kaybolmuştu sesim oysa.nefes alamaz hale gelmiştim ki,elini omzuma attı,yakaldı beni,sımsıkı sardı.belki de son sarılmamızdı bu diye düşünmekten kendimi alamadım.gözyaşlarım artık daha sessiz süzülüyordu

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Echoes  »  perşembe sendromu

Cevap Yaz
 
LinkBack Echoes Tools Görünüş Şekli

perşembe sendromu

Published by mad_madame 26-07-2006

pişmanlık gözyaşları bunlar diye haykırmak istedim.hıçkırıklarımın arasında kaybolmuştu sesim oysa.nefes alamaz hale gelmiştim ki,elini omzuma attı,yakaldı beni,sımsıkı sardı.belki de son sarılmamızdı bu diye düşünmekten kendimi alamadım.gözyaşlarım artık daha sessiz süzülüyordu yanaklarımdan,kokusu başımı döndürüyordu hala.ona sarılırken bile ona sarılmak istemek aşk olsa gerek diye düşünmüştüm önceden,şimdiyse ona sarılırken ona sarılmak istemenin bir alışkanlığa dönüştüğünün farkındaydım.onu özleyecektim hemde çok..hatırlayacaktım..eskisinden daha yoğun yaşayacaktım.her buluştuğumuz yerde onun hayalini görecek,bütün şişman erkekleri o sanacaktım.ama daha bunlardan bihaberdim.azımı açıp tek bir kelime edemedim her zamanki gibi.bugün aptallığım,bundan önceyse ona fazlasıyla hayran olmamdı beni sessiz bırakan.çok cadaloz olan ben,onun yanında yavru bir kedi gibiydim herzaman.
boğazım düğümlendi sanki.tek bir cevap veremedim.gerçekten çok zor bir soruydu.hiç bir cevap veremedim.ikinci kez sordu:
-öteki kim?
sorarken gözlerime bakıyordu.ben kafasını tekrar göğsüme yasladım.elimi ensesine götürdüm.okşamaya başladım.hoşuna gitmiş gibi değildi,daha çok bırak beni dercesine bi ifade vardı hareketlerinde.
-öteki yok..
-yalan söyleme.bi kere dürüst ol hayatında lütfen!!öteki kim??
-öteki yok dedim sana.hayatımda senden başka kimse yok!!
doğruydu gerçekten hayatımda ondan başkaları,ondan başkalarıydı artık.benim için diğer hiçkimse bir anlam ifade etmiyordu.hayatımda birtek o vardı.
-peki bu kimin??
elinde gerçekten bana ait olan bi nesne vardı.siyah kemerim.üstünde kırmızı minik uğur böcekleri olan siyah kemerim.kuzenimin ingiltereden aldığı bişeydi.çok güzel ve özel bişeydi.türkiyede benden başka birinde olması ihtimali milyonda birdi gerçekten.
-a nerden buldun?ben biliyordum senin evinden çıkacağını ya..
gerçekten verdiğim tepki iğrençti.bunu nerden bulmuş olabilirdi acaba.neydi bukadar sinirlendiren.farketmiş miydi?
-bu abimin yatağının altından çıktı!!
-demiştim ben senin evinden çıkacak diye.paşa götürmüş olmalı oraya.
bu kadar kötü yalan söylediğimi bilmezdim.bütün suçu köpeğinin üstüne atmıştım.iğrençtim,aşağılıktım.aslında iyi de bir oyuncuydum,mimiklerim fln gayet iyiydi.belki de işe yarayabilirdi.ama karşımda bunları yutmayacak kadar çok oyun oynamış bir insan vardı.gerçekle rol olanı çok güzel ayırt edebiliordu.adi yalanımı ve kötü oyunculuğumu herzamanki gibi farketmişti.gözlerinden alev fışkırıyordu.
-abimle mi yattın??
sesinde daha çok bir acı vardı.sanki içten içe "nası ya,nası olabilir" diyordu.,
-hayır
-peki söyler misin bunun orda ne işi var?
-bilmiyorum.paşa oynuyodur,oraya götürmüştür,bilmiyorum.
-kendini kandırma.üstünde diş izi yok..abimle niye yattın?
artık gozlerinden çıkan alev hiddetlenmişti,sesindeyse acıdan çok öfke vardı.
-bi bi bilmiyorum.
gözyaşlarım sessizce süzülmeye devam ediyordu.elinden tuttum.merdivenleri çıktık.abisinin odasının önüne geldik.hemen yanındakiyse kendi odasıydı.
-çok sarhoştum.yanlışlıkla oraya girdim işte.
-yalan söylemeyi bırak artık.niçin??
sesindeki acı tekrar hissedilir olmuştu.
-seni seviyorum.
bi anlık zayıflığını fırsat bilmiştim gene.ellerini dudaklarımın üstünde gezdirdi.öpmeye başladı.abisinin odasına girdik.herzamanki gibi darmadağandı oda.evde bizden başka kimsenin olmadığı halde kapıyı kitledi.
-bak,gerçekten farketmedim.
elinle sus işareti yaptı.şimdi beni affedecek galiba dedim.nası yani ya,bukadar az mıydi siniri.ya beni hiç önemsemiyodu-ki bu imkansız bi olasılıktı- yada gerçekten seviyordu.ikincisi olduğuna inanarak onu soymaya başladım.dur dedi.abisinin çekmecelerini karıştımaya başladı.
-nerdedir biliyor musun?
-kütüphanedeki kutunun içinde.
aptalca gülümseyerek gitti kutuyu açtı.içinde bisürü vardı.bi tanesini aldı.
-umarım iyisidir.
-hepsi aynı.
sanki dayanıklılığını test ediyordum.ama o hiç bir tepki vermiyordu.herzamankinden çok daha coşkuluydu sadece.
-dur,kuzenimi aramalıyım.
-telefon o köşede.
biliyordum.telefonun varlığı internet amaçlıydı ve bilgisayar masasının altında fazlasıyla kamufle biçimde yerleşmişti.bitek ben kullanıyor olmalıydım o telefonu.başına gittim.bi yandan nefesimi normal ritmine sokmaya çalışıyordum,bi yandan da numarayı hatırlamaya çabalıyordum.kuzenimin telefonunu bile hatırlamadım-ki hiç bi zaman telefon numaralarını unutmam-,sora rediale bastım.yanlış numara çıkmayacağı belliydi.nefesimi normal ritmine sokamadan kuzenim telefonu açmıştı bile.
-alo.
-kaçtı kobra hayvanat bahçesinden.
neyseki kuzenim anladı.daha fazla bilgiye hiç bi zaman ihtiyaç olmamıştı zaten.
-iyi takipler canım.
telefonu gulumseyerek kapattım.şehvetli bi şekilde ona dondum.nerde kalmıştık dedim.....
sabah olmuştu tahminen annem teyzemi aramış,hadi bizim kızı eve yollayın demişti.saat 11di.neyseki okula gitmeyi bırakmıştım,oda gitmiyordu...kulağına eğildim.incecik bir sesle şarkı söylemeye başladım.
-döndüm sağa döndüm sola,uyandım sabah olunca,kalktım gittim okula...
uyanmıştı.bu şarkıyı abisi bana söylerdi.gerçekten insanı bi anda ayağa diken bir tınısı vardı şarkının.tamamen annelerinin yapımıydı.kalktı,bana baktı ve gülümsedi.biraz gerindi.
-aşkım anahtarı bulamadım,yoksa kahvaltı hazırlayacaktım.
-hiç zahmet etme.gidiyorsun zaten.
ne demek istediğini anlamıştım ama anlamamazlıktan geliyordum.
-niçin canım?
-bak...o kemeri ben saklamıştım,ama beni boynuzladığına dair bisürü neden var elimde.anlaşılan benden çok girmişin bu odaya.
tıkandım kaldım sanırım.kitlendim.öylece bakakaldım.nasıl bukadar aptal olabilirdim ya!!muhtemelen hiçbişeyin farkında değildi.o kemeri göstermesi,prezervatiflerin nerde olduğunu bana sorması,telefonun redial tuşuna basmam....sonra o aptal şarkı...
-lanet olsun.sen kazandın.
-kazanmak veya kaybetmek diye bişey yok.oyun oynamıyoruz.daha doğrusu sen oynuyorsun,ben oynamıyorum.yarın gece beni arama,bir hafta sonra hiç arama..
içimden küfrediyordum.artık ayrıldığımız günler aynı güne raslıyordu,arama periyotlarım bile belliydi..
-madem farkındaydın da ne bok yemeye benle birlikte oldun??aklın sıra intikam alıyorsun dimi??
haykırıyordum.lanet olsun diyordum.
-perşembe olmasını bekledim.vakit ancak o şekilde hızla geçebilirdi.
-perşembe heh!!cumartesi beni arama sakın gene!!
-asıl sen pazar günü bizi izlemeye gelip de grubu dolduruşa getirme.herkes çok yükleniyor bana,senle barışmam için zorluyorlar.rezil oluyoruz millete.yok bu şarkıyı beni affetmesi için prensesime çalıyorum zart zurt...
-çalma ya.çal diyen mi var.hem benim en sevdiğim şarkı zannettiğin şarkı en sevdiğim şarkı değil benim!!
-git işine.her ayrılışımızdan sonra başka bir ayrılık şarkısına sarıyorsun,tahmin etmek zor oluyor gerçekten.
-aman beni biraz tanısan bulursun şarkıyı ama..
çocuklar gibi didiştiğimizin farkına vardık.gerçekten de büyümemiştik.18 yaşındaydık ama yanyana gelince 8 yaşında gibiydik.birbirimizi ısırmamız,kavgamız fln tamdı,bir tek eksik vardı,artık saçlarımı çekmiyordu.geride kalan 10 sene boyunca gerçektende çok şey öğrenmiştik
elini tuttum.
-hayatımda tek sevebileceğim erkek sensin gerçekten..
eliyle sus işareti yaptı.annesinin çocukken ona yaptığı gibi.sonra beni öpmeye başladı.gözyaşlarım tekrar süzülmeye başladı yanaklarımdan.
-ağlama artık güzelim.
-ama ama ama...
kelimeler çıkmıyordu ağzımdan..
-seni bende çok seviyorum.ama senle şöyle bir anlaşma yapalım.bundan sonra birbirimizi aramayalım,görüşmeyelim,birlikte gittiğimiz yerlere gitmeyelim,ortak arkadaşları bırakalım,annelerimizin arasını bozalım.artık birbirimizin hayatından çıkalım!!
-nası ya??
-bak eğer bundan sonra birkere daha aynı hatayı yaparsak,ikimizin sonu da intihar gerçekten.
evet her ayrılışımız okadar koyuyordu ki bize..yaşamayı bırakıyorduk barışana kadar.
-öyleyse hiç görüşmeyelim.zamanı gelince bir perşembe arayacağım ben seni.
-ama perşembe bizim 10 senedir ayrıldığımız gün.benim için allahın cezası birgün.
gerçektende öyleydi.perşembe sendromu oluşmuştu bizde zaten.perşembe günleri telefonları açmak istemiyor,görüşmek istemiyorduk,sanki ayrılacakmışız geliyordu,çok garip bir duyguydu.
-öyle bir perşembe arayacağımki seni,sonraki perşembelerin hiçbirinde ayrılık olmayan bir perşembe...
-tamam aşkım.ben beklerim.seni seviyorum
gözyaşları,hıçkırıklar birbirine karıştı.sımsıkı sarıldık birbirimize.ufacık bir öpücük kondurdu kapının önünde.sonra da"hadi git artık!!".eşiği geçer geçmez kapıyı kapattı.aptal gibiydim,mutfaktan beni izlediğini biliyordum.siktir et artık dedim.çantamı açtım bir sigara çıkardım.belkide en iyisini yapmıştı,haklı dedim.kestirme yoldan yuruyerek kadıkoye çıktım,dolmuşa bindim eve gittim.
sonraki perşembeler hep telefonun başında turlayarak geçiyor.en güzel kıyafetlerimi giyiyorum ve bekliyorum belki arar diye.bekliyorum ki gene onla olayım diye.sonraki perşembelerin ayrılık getirmeyeceği bi perşembe için daha belki yıllarca bekleyeceğimi bile bile..seviyorum hala onu her perşembe...
not:gerçek hayatta boyle bir olay yaşanmamıştır,boyle bir çift benim uydurmamdır.
perşembe sendromu - Echoes
Yazar
mad_madame nickli Ayya$'ın avatarı
cadıyım ben
Üyelik Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 226
mad_madame 'e MSN ile mesaj gönderin
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet

perşembe sendromu Yorumları

  #1  
Gönderen EEDAA on 27-07-2006, 11:43
sürükleyici bişi bu..
sevdim
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Gönderen cesur2 on 27-07-2006, 18:49
güzel bir gidiş. Hikaye bitene kadar bunu yaşayan sen sandım. Ama sonundaki notu okuyunca sevindim.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Gönderen mad_madame on 27-07-2006, 19:46
ya ben de tahmin ettim,biraz gerçekçi yazdığım için herkes benim yaşadığım bişey zannedicek.bende not düştüm.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Gönderen Sound_Of_Silence on 27-07-2006, 23:04
evet gerçekten çok gerçekçi bir yazı hehe ben sonundaki diyaloglar da biraz kendimi bile buldum akıcı bir yazı..hoş
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Gönderen deathrider on 27-09-2006, 00:22
süper lenn beendim yavrusuu:ay:güsel yazmışın eline sağlıkk
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
sendromu

Echoes Tools
Görünüş Şekli

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Echoes Echoes Starter Comment Cevap Son Mesaj
Brad Mehldau Trio 2 Şubat Perşembe 20:00 İşsanat JosefK Jazz - Blues 1 21-01-2006 18:17
Arkadaşlar 7 nisan perşembe Serdar Öztop Söyleşisi var! heimdall Müzik Haberleri 17 09-04-2005 09:34
Oy Kullanma Sendromu Lizard King Beyin Fırtınası 8 30-03-2004 16:36