İÇERİDEYİZ… Hey sen!.. Taş taş işlediğimiz parlak duvarlarımızda Ak benekler vardı; mat… Anımsarsın, ey bıkmış!.. Bazı şeylerden -olası köksüzlüklerden- Nefret ederdik hep beraber!.. Diş bilerdik, gıcırdata gıcırdata, Olmadık şaklabanlık yapanlara…
Bizler, yani iç-dış ayrımında kararsız kalanlar...Published by alkolperver 09-05-2006 |
|
İÇERİDEYİZ…
Hey sen!.. Taş taş işlediğimiz parlak duvarlarımızda Ak benekler vardı; mat… Anımsarsın, ey bıkmış!.. Bazı şeylerden -olası köksüzlüklerden- Nefret ederdik hep beraber!.. Diş bilerdik, gıcırdata gıcırdata, Olmadık şaklabanlık yapanlara… Sertleşmiş yara kabuklarını, Koparırdık, kanatmadan; Kaşınırlardı durmaksızın; Uyuz itler gibi!.. Böylesine, coşku dolu gürültülerle kutlardık; Seni, beni, onu –Bizi!.. Çoğulduk, tek tek… Sürdürürdük, sürdürüyoruz da!.. Bak sen şuna –Nasıl?!! Öylesine şık adımsızlıklarımız oldu ki!.. Çoğuna laf anlatmak- Değil söz, yüz belirtisini bile Çekemez olduk; bulandı tüm mideler… Sonrasındaki sorularımız anlatırdı bunları… Kimdi?.. Kimlerdi?.. Geldiler mi ki geçsinler?.. Hep bu!.. Ve olmaları gerektirdikleri kadar bile Yoklardı!.. Çizgili ellerimiz –ki maharet doludur onlar!- Ellerimizi bir sınıra; Kendi çizdiğimiz bir saygı sınırına hapseder- -di’si yok!.. Olamaz da!.. Ama bak bir şuna; “-k” Ha haa!.. Hey sen!.. Çatallı dilinin yettiği yere kadar savaşırdın… Yalnızdın, yalnızsın, Kalakalmıştın!.. Gülüyorsun; sırıtarak –Mecbursun!.. Ve ucunda siyah, törpülenmiş başı Veya yazdıkça dönen, izler bırakan beyninden Çelik bilye olan “Gelecek”lere anlatmaya çalıştığın Sayısız dürtüyü kim dinler ki?!! Kim beğenir ki senden başka?!! Oysa sen bile yapamıyorsun ki!!! Yaa… Hey sen!.. Henüz yarı sayfasında olan kişi; Gözündeki isteksizliği göstermediğin kadar’sın!.. Dehşetini salyalarınla yayarken, İşlenmemiş kütüğün zorla benimsettiği kadarını bile Bir kibrit kutusuna sığdırmayı başarışınla’sın!.. Tehlikenin geçmesini beklemeden, Beklemeden akının hafiflemesini, Saldırmışlığınla Sigarasızlığının dürtüklemeleri arasındaki Bağı kuracak kadar da cesursun!.. Hey sen!.. Tanımın var mı, Tanımlayabilir misin, Kendini, Başkalarına savurduğun “Goşo” küfürlerle?!! Nesin sen?.. Aptal cesareti olan, Kaytan bıyıklı bir cüretkar mı?.. Yoksa sevimli, tüylü yumuşaklığıyla, Genç kızların yataklarına girmeye çalışan Bir oyuncak ayı mı?.. Ne?!! Korkudan kulak kabartmışların, Güvenli yuvalarında duydukları Beklenmedik eksiklik mi?.. Ha haa!.. Erittin iğneleri, çuvaldız yaptın; Önce kendine, hep kendine!.. Başlangıcın buydu değil mi? Batırmaktan da öte –saplamak!!! Hey sen!.. Ayrıklığı görerek davrandın!.. Uçlarına, aralarına, zirvelerine İp gerilmiş sevdaları- Umutların körüklettiği, Senin de ısrarla yadsıdığın mallıkları- Üstünden geçsen de, Oralara birilerini asarak gösterdiğin maharetinle varsın!.. -ki bu maharetinin yeri belli!.. Ve sen; parkta oynaşan çocuklardan çok, Sevişen çiftleri İstediğin kadar istiyorsun; Çocuksu çiftleri!.. Sana görünen, yalnız sende beliren, Tanrısal sayıldığı kadar da ölçüsüz olan, Acısızlıklarla bezenmiş, uyuşmuş yerler- Ve oraları yaratan –oraların sahibi- Oralara tapan, taptıran –oralı! Sensin o, ey kanıksamış!.. Ve oradan olmayanları bağışlamanla, Daha bir olgunlaştırdın Esrarlı geciktirmelerini!.. Kaç nokta olmasını isterdin sonunda, ha?.. Kaç?.. Bilemem ama bu kadarı yeter… -di!.. Yeterli miydi acaba?!! Ve bir “ama” bulup sürdürmek kadar güzeli, O kalın kalın çizilmiş çizgiler!.. -ki onlar benim ve ben de onlarım!.. Yetişmekte diretir görünmeyen, Koşmayan ayaklarıyla Olaylara kıllı kıllı bakan körleri Bir de sakat bırakmandı!.. Çın çın öten yalnızlığımızdaydı Kalem tutan parmaklarımızın Güldüren acemilikleri… Suskun beraberliklerimizdeydi- Ha haa!.. Ayrımsadın mı; Öten yalnızlığımız ve suskun beraberliklerimiz!.. Bu kadarcık da olsa, Salıverilecek değerlere saygılıyız be!.. Hey sen!.. Sürdürme gereğini duyduğumuzdandır ki Seviyoruz, O hiç el değmediğini inatla varsaydığımız Hoş benimseyişleri!.. “Tek” olma özgürlüğümüzde yanıp tutuşan- Bak sen şu işe ki, Daha çook çok yaş olan!- Kurular, Söyledikleri üzere, Bizimle yanıp tutuşmak istemişler ancak, Engellenmişler!.. Kuralları –kanallarını tıkayan normları varmış… Peh!.. Mış mış da mış mış… Hiç susmazlar değil mi?.. Yanmazlar hiç!.. Kor olmak ne kelime –sönmek?!! Bırakmazlar işin peşini… Her nasılsa, ucundan tuttular ya bir kere, Çorabı sökecek, Yenisini örecekler başımıza!.. Engelleme, dur; debelensinler, Yapmaya çalışsınlar!.. O zaman seyreyleyeceğiz!.. Nasıl da gülüp eğleneceğiz!.. Ha haa!.. Hey sen!.. Kaçma, dur, gitme –bekle!.. Ölçme, dur, biçme –ekle!.. Daha kutlama bitmedi; Daha çok gürültü var çıkaracağımız, Daha çok patırtı var!.. Keyiflenme sırası bizdeymiş; Öyle diyor budalalar!.. Duyuyor musun?.. Ahmaklar!.. Rezil kepazeler!.. Orospu yürekliler!.. Kesme, dur, dilleri kalsın; Konuşsunlar gönüllerince; Havlasınlar!!! Anlattıklarını sansınlar –ısırdıklarını!!! Kulakları da kalsın; Kalsın ki, Ağızlarından çıkanı duyarlar belki!!! Ha haa!.. Hey sen!.. Akıp gitsin, bırak, elleme!.. Manzara güzel, coşku canlı, kan berrak!.. Fazlalık değiliz buralarda!.. Sor kendine, çekinme; Nerelisin?.. Neredensin?.. Bir nedenin var mı, Ölmeye, öldürmeye?!! Kendini mi?.. Hah!!! Kopan fırtına nerede?.. Bir kaşık suda mı?.. O da nesi?.. Rüzgar mı olduk yoksa?.. Yoksa artık biz miyiz Çöllere şekil veren?!! Kim?.. Parçalanan eski zaman saatinden saçılanlar mı?.. Pos bıyıklarının altından gülümsüyor, Gülüyor bizlere; O küçük kulaklarına Bir şeyler tıkmaya çalıştığımız Çağdışı insanüstü!!! Tozu dumana katmış, Çekiçle konuşmuş, Kendini muştulamış!.. Çocuk olmuş, deve, aslan!.. Kükrüyor; dinle bak!.. Ne diyor uzaklardan, Nasıl da açıkca anlaşılıyor dedikleri!.. Ama yoldaş istemez o; Sevmez ayakbağını, Gölgelerinden de nefret eder!.. “Yeni levhalar” der, “Yeni değerler kazıyacak yaratıcılar!..” Ee, ne duruyoruz ki; Haydi, aç şu kapıyı da Çıkalım dışarı… Zaten dışarıda mıyız?.. O zaman girelim içeri; Kutlayalım o meşhur gürültülerle!!! Hoyda bre!!! (9 Nisan 2006) |
|
|
|
#1
Gönderen
VotkaveBlues
on
09-05-2006, 18:46
|
|
Ben
tamamını okuyamadığım için Çok da anlamışlığım yok Ama Sezebildiğim kadarıyla değişik birşeyler var burada |
![]() |
| Etiketler |
| bizler, kalanlar, yani |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| ohhaaa yani...(+18) | ahtroshia | Visual Trip | 21 | 17-08-2006 09:12 |
| Tsunamiden arda kalanlar | Sound_Of_Silence | Güncel Olaylar | 2 | 01-02-2005 19:06 |
| Nasıl Yani ? | Cey | Road Trip | 12 | 27-10-2004 21:05 |
| çernobil'den geri kalanlar | sabun | Road Trip | 7 | 28-06-2004 22:06 |
| Şaibe'mi Pardon Yani | Lizard King | Türk Ve Dünya Sporu | 7 | 17-04-2004 15:18 |