Öyle bildiğiniz kadınlardan değildi
Published by sappho
04-05-2006
|
|
Öyle bildiğiniz kadınlardan değildi. Susmazdı sinirlenince. Yüzünde gülen bir mevsim kırıntısı görseniz hemen sevinirdi. Az uyurdu geceleri. Gündüzleri uyuyarak geçirmeyi daha çok severdi. Onunla öpüşürken ağız dolusu bir meyva tadı alırdım. Portakal yemek onun için bir kutlamaydı. Yaşadığını ve nefes aldığını hissederken hayatı kutlardı. Yaşama dokunmazsan seni hissetmez derdi. Tanrının bir kızı olmadığı için de gücenirdi. Aslında çocuktu bilirdim. Bu çocukluğunu sevdirirdi anne elleri. Yirmi dört saat hüzün paylaşmaya hazır yüreği dosttu bana. Şarkı söylemeyi severdi de sesiyle başı hep dertteydi. Bana gözlerini devirdiğinde anlardım sıkıldığını. Mevsimlerin değişmesini böyle dört gözle bekleyen bir kadın daha tanımadım. Dolunay için gün sayan, yılın ilk karının kaydını tutan ve her geciken bahar yağmurunu affederek karşılayan… Sevdiği şeylerin bir listesini yazardı hep. Hep merak ederdim o listedeki yerimi. Sonra öğrendim ki yokum. Üzüldüm mü? Çok değil. Aslında kalbini görürdüm gözbebeğini yüzüme işlediğinde. Beni sever miydi? Ona sorsanız sevmezdi. Aşkla sevgi arasındaki hiç anlamadığım ayrımı yapanlardandı. O yüzden hep derdi ki aşığım ben sana. Tenimin en sıcak tutkusuydu o. Bana dokunduğunda süzülürdüm içine. Kollarım onun en güvenli kalkanıydı demek isterdim hep. Oysa o korunmayı kabul edecek kadar sakin değildi. Evcil değildi. Ne zaman saçlarını okşasam kan akardı gözlerinden. Yalnızdı. Ben hiç dolduramadım onun hayallerindeki çıkılmaz dağları geçilmez uçurumları. Ne zaman gitmek istese tutmadım kolundan. Tutsam dönmezdi. Ama hep geldi. Kapıyı çalmadan girerdi içeriye. Anahtarı değiştirmeye hiç cesaret edemedim. Olabildiğince çok ses çıkararak banyoya doğru gider, kapıyı açık bırakır ve yıkardı kendi yorgunluğunu, susuzluğunu, yollarının tozunu. Sonra yanıma gelir havlusunu bırakır bir köşeye ve yanıma uzanırdı. Uyanmamış gibi yapardım. Burnunu boynuma yaslayıp sarılırdı bana. Ancak o zaman uyuyabilirdim. Oysa bilirdi gittiğinden beri gözümün uykuyla pek barışık olmadığını. O iyice uyuyunca kalkardım. Üzerini örtmek en büyük görevimmiş gibi seve seve yapardım. Yüzüne bakardım. Kaç çizgi kaç gözyaşı kaç çığlık geçmiş diye. Beni özlediğini düşünmezdim. Bilirdim. Bu özlemleri de severdin. Ben sesimi çıkarcak olsam geçiştirirdin. Saçlarını koklardım. Benimdin. Başka türlü çekilmezdi zaten bu bekleyişler. Bir aile kurabileceğiniz o sadık güvenilir ve hep yanınızda olacak kadınlardan değildi. Ben de bir aile istemiyordum zaten. Onunla uyanmak için uykularımdan vazgeçmişken onun bedeninin bende ıslandığını bilmek için kendimden vazgeçmişken başka ne isteyebilirdim ki?
Akşam olmadan uyanmak istemezdi ama güneşin batışını da kaçırmazdı. Sonra bana döner gülümserdi. “bak bu günbatımında da buradayım” derdi. O gelmeden geçtim batmayı güneş doğamazdı bile. Portakal yerdi yemekten önce ve sonra yemek yapmayı sevmezdi. Ben de sevmezdim. Peynir ekmek şölenlerimiz olurdu. Ya da dışarıda harcanan gereksiz akşam yemekleri. Ona nasıl anlatılırdı ki kadın olduğu o bunu kabul etmezken? Hep kadınlığın mutfakta yaşamaktan ibaret olmadığını söylerdi. Dağınıktı. Temizlik yapmaktan anlamazdı. Annelerin oğullarına istemeyeceği türden bir eş adayıydı. Oysa annem hastalandığında ilk o aramıştı ve ocağı batırdığı hazır çorbayı götürmüştü. Hayır. Bazen kendimi kandırıyorum. Bu onun yapacağı türden bir şey değildi.
|
|
|
 Yazar
|
Room of Angel
Üyelik Tarihi: Mar 2005
Mekan: Purgatory
Mesajlar: 152
|
|
|
Öyle bildiğiniz kadınlardan değildi Yorumları
|
|
|
Çok hoşuma gitti doğrusu. Ellerine sağlık
|
|
|
Gönderen
sappho
on
06-05-2006, 17:12
|
 teşekkürler
|
|
|
Gönderen
arrau
on
06-05-2006, 21:31
|
|
Bitiriş hoş olmuş...
|
|
|
Gönderen
jenijen
on
11-12-2006, 16:01
|
|
Çalışma yapmışsın özenip güzel olmuş tebrik ederim zevkle okudum sevdim sağol.
|
|
|
Gönderen
alane
on
11-12-2006, 16:24
|
|
hoş olmuş hakikaten.son zamanlarda echoes de kesintisiz okuduğum yazı.
|
|
|