|
İstanbul bu gece erken kapattı ışıklarını. Kapattı kapılarını uyumaya. Tıpkı benim gibi saklandı o kapkara yorganının altına nefes almamacasına. Uzaklaştı kötülüklerden ve iyiliklerden, senin benden uzaklaşışın gibi adım adım. “Yok” dedi kendi kendine, “yok” dedim. “Olmayacak böyle, olamayacak”… “Kaçış var kurtuluş yok gecelerden, kâbuslardan ve sevilmekten. Kim bilir belki sevmekten…” “Sus” dedi İstanbul bana. “Sus ki duy ahalinin dediklerini. Öğren ve bilgilen ki mantığını yitirmeyesin. Sen şimdi bir delisin, bir divanesin. Yalnızlığını örtmüş üzerine, gerçeklerden kaçmaya çalışmaktasın. Kim bilir belki susamış belki susatılmışsın sevmeye. Ama bil ki yanlış yoldasın ey bu şehrin kapılarını bir bir üzerine kapatan küçük insan. Bil ki yolundan çok uzaktasın, kurtların kucağındasın.” Sustu. Derin bir sessizliğe gömüldü beynim. Aniden bir titreme hissettim. Bir hızlanma hissettim damarlarımda, kalbimde ve nefesimde. “Of…” dedim derinden. “Yeter artık çek git. Bak İstanbul ne diyor; ‘Ahaliyi dinlemelisin ki mantığını yitirmeyesin…’ imkânlı mı bu, sen beynimi kemirirken. Of! Yalvarırım çek git.”
Sanırım duymadı beni. Ya da kim bilir duymak istemedi belki de. Çünkü o gece rüyama girdi. Derinlemesine, tıpkı bir bıçak gibi saplandı beynime hayali. “Hayali…” bak kendim de diyorum. Hayal işte. Peh! Bilinçaltı kuruyor, kendi de bir güzel inanıyor gerçekliğine. Akıl karı mı şimdi bu? Kendin kur kendin inan yalan dünyana. Zaten senden başka inanan yok. Neyse… Farkında mısın? Sürekli saçmalıyorsun. “Hadi canım” deme bana. Büsbütün saçmalıyorsun. Şu hayaline girip girip çıkan tip var ya… Evet, o… O bir hayal işte. Öyle biri olmadı ki hiç. Ne demek şimdi “Sana inanmam” Bal gibi de inanırsın sen mi yönetiyorsun beni, yoksa ben mi beni yönetiyorum. Off tanrım of! Susmuyor ki beynimin içindeki sesler bir dakika. Kendimi kandırmak boşuna, unutmak ve unutulmak bir yalan olmuş, beynim perişan olmuş çürümüş yollarında. Yeter… Sakinleşmem lazım. Ne diyordu doktor; nefes al, nefes ver. Derinlemesine ama yavaşça, koltuğa çök, birazdan yatarsın ve rahatlarsın. Nefes al, nefes ver. Şimdi daha iyi olacaksın…
|