Tutunmuş çekiştirenlere, bir sahnenin piyonu kukla… Öyle çok arkadaşı var ki, Yalnızlığını bir türlü paylaşamıyor sahte gülücüklere… Ellere bile terfi edememiş, sözcüklerin piyadesi… Yıldırım saniyesinde kaçarcasına, Mıhlandığı odada, kibritten yatağına
Kukla... Yaşam... Devam...Published by kymophobia 04-04-2006 |
|
Tutunmuş çekiştirenlere, bir sahnenin piyonu kukla… Öyle çok arkadaşı var ki, Yalnızlığını bir türlü paylaşamıyor sahte gülücüklere… Ellere bile terfi edememiş, sözcüklerin piyadesi… Yıldırım saniyesinde kaçarcasına, Mıhlandığı odada, kibritten yatağına uzanır yorulmuşluktan… Özgür bile kalamayacağını bilir, Ruhunun bağlandığı yokluktur onu bilinmez hüzünlendiren… Bir niyet çekse ak saçlı dişlekten, Uyanır parmaklarındaki seferiliğin ona ait olmamasından… Sigarada bir korku sezer, Karanlığa yakın aşkından hak vermezler ona maalesef… Damlayla su ister yüreği, Sessizliği bile gene yarenlerde sevişmelere muhtaç… Atılır kenara sevgiye muhtaç, Bir sabahın doldurduğu ciğerin taze sesiyle uyanır parça parça… Tadilatta kalmış bedeniyle, Diz çöker baş koyduğu masaldan kovulmanın telvesiyle gölgesine… Perde bir kere açılır ya acımasız, Oyunlarda bir bir kabuk atar iç kanamalarından… Arta kalan serüvenlerle yetinse bile, Kahraman olmasına izin vermeyenlerin anlattıklarını sahneler… Zamandan bir parça düşlerinde, Öyle ufak, öyle derin, öyle mutlu, öyle güzel ki anımsanan… Dünya’yı düz boy selamlarken, Omuz yastığında yatan bir kurtuluş ki öyle olduğunu bilmeden… Öyle zamanlar ki hatıralarda, Satılacak bir avuç gözyaşıyla baş başa savunulan… Öpüşmeler ve sevişmeler yalnız, Dışarıda bir ömür geçerken zamanın akmadığı tek nehir… Bugünü yarından mutlu kılan, Tek kullanımlık jelibondan kalp figürleri… Bir perinin hikayesi varmış, Dilek tuttukça ustanın adına, niyetsizce umut edilmekte… Belki bir kez daha sarılmak için, Yalnızlar senaryosunda savaşan kuklanın iplerini kesmesi… Toprağa karışmak dert değil elbet, Bayrağı taşıyan olmadan tadı duyulmuyor gecenin gözlerinin… Feryat eden iç geçirişler, Masalın sonundaki sakin selamlama ile duyulmaz… |
|
|
|
#1
Gönderen
scarletmorning
on
04-04-2006, 01:57
|
|
hissettirdiği duyguyu nasıl açıklarım bilemedim.. çok güzel yaa
|
|
#3
Gönderen
Moreana
on
04-04-2006, 18:47
|
|
"Perde bir kere açılır ya acımasız,
Oyunlarda bir bir kabuk atar iç kanamalarından… Arta kalan serüvenlerle yetinse bile, Kahraman olmasına izin vermeyenlerin anlattıklarını sahneler…" nasıl bir adamsın sen ya??echoes'da sırf senin yazdığın bir şeyi okumak için dolanır oldum; nasıl bir insan bu kadar ifade edebilir bir hissi..o değil bu değil de, sen ifade ederek bu kadar çok şeyi, okuyanları ifadesiz bırakıyorsun yazdıkların karşısında, sözlüksüz, sözcüksüz, öksüz, bakıyoruz öyle...içimden teşekkür etmekten başka bir şey gelmedi şimdi; gözden kaçmış bir "hayat parçasını" bana işaret ettiğin için demin, bunu okumamak çok büyük bir kayıp olurdu. |
|
#4
Gönderen
kymophobia
on
05-04-2006, 22:01
|
|
Teşekkürler, benim de anlatırken yegane sevdiğim yazım cidden...
@Mor :reverans: |
|
#6
Gönderen
kymophobia
on
09-04-2006, 21:14
|
|
Valla hocam, siz de beğenince... Yazıya da güven artıyor...
Teşekkür ederim. |
![]() |
| Etiketler |
| devam, kukla |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| Yaşam sanılan bir an... | QuaSiModo | Echoes | 6 | 15-08-2006 12:53 |
| yaşam | gudem | Echoes | 0 | 27-11-2005 00:45 |
| Yine de yaşam | yedi | Echoes | 4 | 11-04-2005 02:55 |
| Yaşam | aXe666 | Echoes | 4 | 25-07-2004 13:13 |
| İstanbul Uluslararası Kukla Festivali | erg | Sinema - TV | 0 | 07-05-2004 23:59 |