Her yeni gün, basitçe aralanan iki ufak pencereden akar ya insan yavaş yavaş zamanla birlikte... İşte o sıvılığa bırakmıştı kendini çocuk. Beklentisiz ve sözcüksüz bir düelloya hazırlanmaya kalkıştı güneşle. Kabul
Balık...Published by kymophobia 09-03-2006 |
|
Her yeni gün, basitçe aralanan iki ufak pencereden akar ya insan yavaş yavaş zamanla birlikte... İşte o sıvılığa bırakmıştı kendini çocuk. Beklentisiz ve sözcüksüz bir düelloya hazırlanmaya kalkıştı güneşle. Kabul etmese de ondan önce de vardı o mızraklar, sonra da olacak ama karşı çıkmak istedi gencecik yüzüyle. Bir sağa, bir sola kıvırdı kendini. Eğdi, büktü, etrafında döndü ve çömelip kalktı çocuk. Kazandı sanki ufaktan, bir ufak sıcaklık vardı ya avuçlarında, neyi kazandığından haberi yoktu aslında...
Odasını terk ederken, niyeti büyükbabasının o bir türlü aynısını bulmaz, biri diğerine benzemez hikayelerinden payını almaktı. Balıkçı bir dededen daha iyi kim bilirdi hikayeleri, kim savaşırdı hüzünlü dalgalarla ve kim anlatırdı şu güneşin terbiyesiz ısırıklarını engellemiş çocuğun kahramanlığını diğerlerine? Dikildi mutfak masasının kenarına, baktı ışıl ışıl gözleriyle dedesine, sırıttı ufaktan. Anlatmıştı zaten derdini, bir kaynağı vardı bu yüzdeki gerilmenin. Herkes farkında ya işte, onun söylemesini bekliyorlardı o sorsunlar diye zaman harcarken. Uzattı büyükbabası ellerini çocuğa, avuçlarını açtı. Kaşlarını kaldırdı ki ufaklık bıraksın bakalım hediyesini diye ama istediği olmadı. Onun yerine kaldırıp açtı avuçlarını, dedesinin ellerinin üzerinden avucundakileri gösterdi. Gülümsedi dedesi, ilk balığa ağ atışını hatırladı. Torununun varolduğu güne gülümsedi ve düşündü; Elinde yeni günün ilk ışıklarını tutuyorsun çocuk... Gülümsemen farklı ya da belki sadece yaşının güzelliği. Doğdun ya karanlık gecenin ardından, daha önemlisi yok bende daha. Bereket vardır ellerde okyanus kokusu taşıyan. Sulardır seni yuttuğu kadar, sana ödemesini de bilen. Kaç neslin günaydınını dua etmiş bu dalgalar, haberin var mı çocuk? Sen evvelinde yalnızdık biz. Soranımız yoktu, suya güvenirdik çabalarla. Ay süzülürken sedirime, öyle bir heves dolardı ki ciğerlere, ne sen anlarsın ne de nefes alan bilirdi sonunun nereye varacağını. Bir ter içinde, bir anlatılmazlık, bir aynılıkta gülerek koşardık köpüklerin bıraktığı izlere. (devam eder...) |
|
|
![]() |
| Etiketler |
| balik |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| Konuşan Balık | Cey | Road Trip | 18 | 23-10-2007 14:07 |
| Rakı Balık Zirvesi Yapalım mı ? | Lizard King | Çıtırlinkler ve Anketler | 24 | 28-11-2006 13:49 |
| Balık Sevmeyen Ölsün! | Raziel | Road Trip | 28 | 17-06-2005 14:44 |
| balık hafızası.. | scarecrow | Echoes | 6 | 28-11-2004 04:02 |
| Balık Hafızası | Lizard King | Road Trip | 10 | 17-09-2004 21:33 |