Kerameti kendinden bir akşamın muhtemel bitiş saatleri. Ermeni, tinerci, cofik headbanger ve ayyaşlarla dolu, rutubet kokan Bağlarbaşı sokaklarından uzak durmak kaidesiyle ilerlemekteyiz. Biz derken, bir çay kaşığı nihan, bir kibrit
konjektürPublished by uwriel 27-02-2006 |
|
Kerameti kendinden bir akşamın muhtemel bitiş saatleri. Ermeni, tinerci, cofik headbanger ve ayyaşlarla dolu, rutubet kokan Bağlarbaşı sokaklarından uzak durmak kaidesiyle ilerlemekteyiz. Biz derken, bir çay kaşığı nihan, bir kibrit kutusu sertak. uwriel ya da wikmaster bir nebze veyahut. Cebi para görmenin verdiği huzurla kendinden geçen wikmaster, cebindeki bozuk paraları hakir görmek gafletine düşer, bilmez ki 5 dakika önce ağzı açlıktan kokmaktadır, hala da öyledir; Çorlu'dan gelen o, buram buram ot kokan paralar bu nefes kokusunu değiştirememiştir. Minik bir tekel bayiinden "küçük su" diyip aşağıladığımız şeyi alır kendine, ağız kokusunu geçirecek bir şey yerine ve çabuk hareketlerle çıkışa yönelir. uwriel'in canı sıkılır bu pespaye adamdan ve arsızcasına "Falım alsana, naneli." der. wikmaster da Dave Gahanvari bir dönüşle kıvrımlı vücudunun yönünü değiştirir. Falımları alır, tekini uwriel'e uzatır. Karşılığı ise bir "Thanks, Jose.." olur. Falımlar açılır ve ilginç bir olay tezahür eder. Aylardır bilinmedik sebeplerle, Falım sakızlarının fallarını istikrarlı bir şekilde takip etmekte olan bendeniz, nasıl bir dalgınlık ya da kabul edilesi bir kendini bilmezlik denizindeyimdir ki, atıveririm falı. Mümkün değildir ki tek kaşlı, hipermetrop uwriel bulsun o falı o karanlıkta. Üzülür, en masum bakışlarıyla wikmaster'a bakar. "Tamam paylaşalım falı." teklifi geldiğinde sevinir gibi olur, sonra şüphe sarar her yanını. Makus talih dediğimiz şey bulaşıcıdır, uwriel de bilincindedir bunun. Ses etmez ve wikmasterla beraber falı okumaya başlarlar mısra mısra, yine wikmaster'ın isteği ve arzusu üzerine. Akıllarındaki düşünceler ise, "Dökülsün hoş mısralar yara dair. Belki Haggard nedir diye tüyo verir." bu basit kurgulardan ibaret idi. İlk satır wikmasterdan geldi:
- Bu genç gökten inmiş melek. uwriel mısrada "r" var mı diye bir göz attıktan sonra okuyuverdi: - Yüzü dersen sanki bebek. O an ikisi de "genç" ve "bebek yüzlü" tasvirlerinin bütünlediği şeye dair bir korku duydu. Heyecan sürati getirdi ve 3. mısrayı: - Espirili mizacıyla, Uçurumun kenarıydı artık durdukları nokta. Dipsiz yarın diplerine bakma arzusu, sardı uwriel'in geniş bedenini ve son mısra biraz geç geldi. Belki uwriel'in bedeni çok genişti sarılmak için, belki de... - Seni bol bol güldürecek. Olmuştu işte. Bilmenin hazzı belki wikmaster'ı ilk defa ama uwriel'i yine yeniden sarmıştı. Kötü şeyleri bilmek onlar için bir yetenek, bir Tanrı vergisiydi artık ve bu da son ispattı. Mısrada yazan kişinin, ikisi için de kim olduğunu bilmek zor değildi. Gözleri karşılaştı, o güzel gözleri ve kırmızı dudaklardan eş zamanlı olarak ve geceye şu yakarış döküldü: - İbne miyiz lan biz !? Dolunay onlara göz kırpıyordu. İbne dolunay... |
|
|
|
#2
Gönderen
esen
on
27-02-2006, 15:08
|
|
hehheheh harbi heyecanla okudum acaba sonu ne olacak diye
|
|
#4
Gönderen
wikmaster
on
27-02-2006, 15:35
|
|
kehanet gerçekleşmesin diye yaklaşık 1 aydır sana gülmüyorum, farkındamısın?
|
|
#5
Gönderen
gudem
on
27-02-2006, 15:46
|
|
falım alırken iki kere düşünmenin ve mümkünse falı tekbaşına okumanın hatta falınızı asla başkasıyla paylaşmamanız gerektiğini ispatlayan güzel bir yazı ..
|
|
#6
Gönderen
uwriel
on
27-02-2006, 23:12
|
|
Alıntı: wikmaster kehanet gerçekleşmesin diye yaklaşık 1 aydır sana gülmüyorum, farkındamısın? |
|
#7
Gönderen
Sound_Of_Silence
on
27-02-2006, 23:36
|
|
ehuehue çok güzel olmuş valla
devamı gelicek mi bunun?.. ![]() |
![]() |
| Etiketler |
| konjektur |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|