Rüya Yahut Gerçek

Rüya Yahut Gerçek İstanbul karlı bir sabaha uyanmıştı. İşten çıkmış, yavaş adımlarla çevremdekilere bakmaksızın yürüyordum umutsuzca. Kalbime gömdüğümü düşündüğüm şeylerin tekrar tekrar su yüzüne çıkması sinirlerimin bozulması için yeterli bir

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Echoes  »  Rüya Yahut Gerçek

Cevap Yaz
 
LinkBack Echoes Tools Görünüş Şekli

Rüya Yahut Gerçek

Published by Sound_Of_Silence 18-02-2006

Rüya Yahut Gerçek

İstanbul karlı bir sabaha uyanmıştı. İşten çıkmış, yavaş adımlarla çevremdekilere bakmaksızın yürüyordum umutsuzca. Kalbime gömdüğümü düşündüğüm şeylerin tekrar tekrar su yüzüne çıkması sinirlerimin bozulması için yeterli bir sebepti.

Moda’ya çıkan cadde yeterince kalabalıktı. Kafamı kaldırmadan yürüdüğüm için birçok kez ezilme tehlikesi atlatmıştım. Yılların yıprattığı anılarımı taptaze saklayan barlar sokağını görünce, o hareketli günlere bir kez daha dönmek istedim nedense. Hiç düşünmeden dalıverdim sokağa. Sokak, boydan boya barlar ve türevleriyle kaplıydı. “Zamanında az mı gelirdik buraya arkadaşlarla...” diye düşündüm. Havanın ayazı, hangi bara girsem diye düşünmemi engelledi. İlk gördüğüm yere giriverdim. Nedense kendimi içeri atarken tabelasına dikkat etmediğim yapı inanılmaz tanıdık geldi. Fazla düşünmeme gerek kalmadı. Evet, burası o binaydı. Ben böyle aval aval düşünürken bir garson kız yanımda beliriverdi. Alelacele elime bir menü sıkıştırdı ve biraz uzakta beklemeye başladı. Gözlerim barın isminin ne olduğunu ararken menü üzerinde, beynim bir fincan sıcak çikolataya hayır demeyeceğini fısıldıyordu bana. Hemen siparişimi verdim. Aslında girmeden hatırlamalıydım burayı. Oturduğum koltukta az anım geçmemişti.

Küçük, ahşap pencereden sokağı seyrederek sıcak çikolatamı yudumlamaya başladım. İlk gençliğim, tek gençliğim ve anılarımı düşünmeye başladım. Birkaç gündür yine rüyalarıma girmeye başlamıştı o çocuk. Bir türlü çıkmak bilmiyordu. Oysa görüşmeyeli kim bilir kaç yıl olmuştu. En son dört sene önce Taksim meydanında karşılaşmıştık. Aslında karşılaşmıştık demek yanlış olur. Ben onu uzaktan görmüştüm, ancak o beni fark etmemişti bile. Yılların dargınlığımızı geçirdiğini düşünerek birkaç adım atmıştım ona doğru fakat gülümseyerek yanına yaklaşan kızı görünce adımlarımı tersi istikamete çevirip koşarak uzaklaşmıştım. Şimdi yine, yıllar sonra rüyalarıma girmeye başlamıştı bir sebep yokken ortada. Ne karşılaşmıştık, ne de başka bir şey…

Kendimi içeri güç bela atarken hafif hafif havada süzülen kar tanelerinin yerini amansız bir tipi almıştı. “İyi ki buraya girmek gelmiş aklıma.” diye düşündüm. Yıllar önce, onunla ilk defa tanıştığımızda da uzun fikir alışverişleri sonucu bu binaya adımızı atmıştık. İçeri girerken başıma geleceklerden haberim yoktu tabii. Adımımı atar atmaz beni kolumdan tuttuğu gibi dans etmeye başlamış, büyülemiş ve adeta bulutların üzerine uçurmuştu. Yorulunca oturduğumuz masa şu anda oturmakta olduğum masa olmalıydı.

Ben böyle düşünürken barın kapısından biri giriverdi içeri. Pek önemsemedim. Üstü başı kar içinde, muhtemelen sıcak bir şeyler içmek ve ısınmak için giren biriydi. Bara siparişini verdikten sonra biraz ilerideki bir masaya doğru yöneldi. Şapkasını çıkardı, sandalyesinin arkalığına astı. Kendine çekidüzen verip oturdu. İşte o zaman fark ettim onu. Suratını yorgunluğun izlerini taşıyan çizgiler örtmüştü. Pencereye burnunu dayamış dışarıyı seyrediyordu; kim bilir belki de birini bekliyordu. Yanına gitmekten çekindim. Yıllar önce başıma gelen olayın olmasından çekindim, tam yanına yaklaşırken birinin aramıza girmesinden korktum. Ürkek bakışlarla süzmeye başladım onu; gerçekten o olup olmadığını anlamaya çalıştım. Ben onu böyle incelemeye almışken aniden gözlerini bana çeviriverdi. İki küçük kara deliğin beni yuttuğunu hissetmeye başladım. Neden sonra gözlerinin çekim etkisinden kurtarıp bakışlarımı elimdeki fincana doğru kaydırdım. Sanırım birkaç dakika öylece durmuşum. Sonra yanımda bir sıcaklık hissettim. Kahverengi tahta masanın cilası üzerine yansıyan bir siluet gördüm. Yavaşça kafamı sağa doğru çevirdim… Evet, gerçekten oydu. Birkaç yorgunluk çizgisi vardı yüzünde o kadar. Hiç değişmemişti. O… Hep o… Hiç aklımdan çıkmadı ki.

Yavaşça omzuma dokundu. İçimi bir ürperme aldı. Gözlerim dolu dolu oldu. Oysa onda hiç tepki yoktu. Sonra usulca sarılıverdi bana yılların özlemini gidermek istercesine. Yavaşça ayağa kalktı, bara doğru ilerledi bir şeyler söyledi. Sonra yanıma geldi; eğilip usulca kulağıma fısıldadı: “ Benimle dans eder misin?” Eski utangaçlığım gidivermişti üzerimden. Teklifini kabul ettim; hiç kimseye, hiçbir şeye aldırmaksızın. Burnumda teninin kokusu, bedenimde sıcaklığı, kulaklarımda yıllar önce beni dansa kaldırdığı parçanın tınıları yankılanıyordu. “…Sorry seems to be the hardest word…” Gerçekten de bazen kelimeleri dile getirmek; hatta dilimizin ucuna getirsek de söyleyememek ne kadar kötü…

Şarkı bitince gözlerimin içine baktı. “Çıkalım mı?” diye sordu. “Olur.” dedim usulca. Bara gidip hesabı ödedi. Hemencecik yanıma döndü. Dışarı çıktığımızda, beni kanatları altına alıp sardı, sarmaladı. Artık hiç üşümüyordum. Beni nereye götürecekse götürebilirdi, her şeye razıydım.

Moda burnuna geldik. Hava soğuktu, kar yağıyordu ama hiç bir şey umurumda değildi. Merdivenlerden yavaş yavaş sahile indik. “Taşlara oturmaya ne dersin?” dedi. “Saçmalama bu havada mı?!” diye sormadım. Başımı salladım sadece olur manasında. Elimden sıkıca tuttu. Tek başıma, hele ki bu havada inemeyeceğim kadar aşağılara indirdi beni; bir daha çıkmamak üzere…

Ertesi sabah hava durulmuş, ısıtan bir güneş çıkmıştı gökyüzünde… Sahilde kimsecikler yoktu. Bir kişi dışında… Benim dışımda. Kendimi de uzaktan görüyorum artık. Bulutların arasından seyrediyorum. Bir daha çıkmamak üzere indiğim taşlarda yatan bedenime inat olsun diye gökyüzüne yükselmiş sanki ruhum. Yine de huzurluyum besbelli. Acaba her şey bir hayal miydi? Yoksa gerçek mi?
Rüya Yahut Gerçek - Echoes
Yazar
Sound_Of_Silence nickli Ayya$'ın avatarı
-- kleitus --
Üyelik Tarihi: Jun 2004
Mekan: Khalkedon
Mesajlar: 11,621
Sound_Of_Silence 'e MSN ile mesaj gönderin
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet

Rüya Yahut Gerçek Yorumları

  #1  
Gönderen scarecrow on 19-02-2006, 01:01
Güzel bir öykü. Gerçek bir öykü.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Gönderen cesur2 on 19-02-2006, 08:41
saf kızımız saf duygularıyla yazmış
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Gönderen Sound_Of_Silence on 19-02-2006, 23:08
Teşekkürler yorumlar için.. Aslında bambaşka şeyler yazmak vardı aklımda ama bu yöne kayıvermiş öykü. Bir de edebiyat hocam öykü yarışmasına göndermeye karar verdi. Ben hala yerinde bir karar olmadığını düşünüyorum ama bakalım hehe
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
yahut

Echoes Tools
Görünüş Şekli

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Echoes Echoes Starter Comment Cevap Son Mesaj
Rüya uwriel Echoes 2 04-05-2006 09:03
Ölüm Bir Rüya mı ? Cey Güncel Olaylar 2 28-04-2006 18:55
gördüğüm bir rüya... MooDY_FacE Echoes 2 26-11-2005 01:10
Rüya Sleepless Echoes 12 08-02-2005 22:20
Bir rüya üzerine flues Echoes 2 21-11-2004 03:31