yeşil

"Gecenin karanlığını delen kuyruklu yıldız gibisin; kapkara hayatıma renk katıyorsun. senin rengin yeşil; sımsıcak bir yeşil, gözlerin kadar sıcak.." bazen de "kırmızı" oluyorsun. gözlerinin içi alev alev oluyor. saçlarında bir

yeşil

Published by Barfly 03-02-2006

"Gecenin karanlığını delen kuyruklu yıldız gibisin; kapkara hayatıma renk katıyorsun.
senin rengin yeşil; sımsıcak bir yeşil, gözlerin kadar sıcak.."


bazen de "kırmızı" oluyorsun. gözlerinin içi alev alev oluyor. saçlarında bir rüzgar taşıyorsun o zaman; ben deyim karayel, sen de poyraz. şehrin üzerine çöküp bütün buz tabakalarını kırıyorsun sıcaklığınla.

zaman zaman "turuncu" oluyorsun. gülümsüyorsun, o an herşey gülümsüyor, sen farketmiyorsun. gülümsediğinde gözlerindeki ışığın parlaklığı artıyor, pencereden haylaz bir güneş ışığı sızıyor. sen gülümsediğinde biraz daha "yaşanabilir" oluyor hayat. soğuk hava ya da ruhsuz bedenler daha az yakıyor canımı. daha az sigara içiyorum, daha az ölüyorum, belki de ölmüyorum.

ayışığı daha az uykumu kaçırıyor sen gülümsediğinde. küzük parmaklarınla tuttuğun bir çiçek olmak istiyorum, tutuştuğunda bir gece, masanda sen uyurken sabaha kadar seni seyrederek solmak istiyorum.

"turuncu" oluyorsun sen gülümsediğinde, yaşamak demek gülümsemek değil midir? sen gülümsediğinde hayat "turuncu" görünüyor gözüme,

sen gülümsediğinde,
çoğu zaman yanımda olmuyorsun..

bazen "mavi" oluyorsun, bir martının kanadına takılıp kalmışçasına hafifliyorsun, yükselip şehrin üzerinde birkaç tur atıyorsun. sonra bir apartman saçağına konup kumrularla sohbet ediyorsun. masmavi oluyorsun, dudaklarında ihanet olmuyor,

yüzünde maske olmuyor, gözlerinde kin yok, ne kadar mavisin aslında sen, ne kadar temizsin aslında kendini "temiz" zannedenler arasında. ne kadar güzel kokuyorsun o kokarcalar arasında, ellerin ne kadar güzel titriyor senin şaşkın parmaklarımı tutarken, ne kadar güzel yapıştırıyorsun gülümsemeni dudaklarının kenarına,

ne kadar mavi bakıyorsun pencereden dışarı beni düşünürken, gri şehri küstürüyorsun bakışlarınla..

bazen sen "siyah" oluyorsun, işte o zaman yanında olmak istiyorum aslında. parmaklarımı saçlarında gezdirip tüm gülümsemelerimi vermek istiyorum sana. seni gece de seviyor o zaman, gözyaşlarınla ıslatıyorsun karanlıkları. duvarında asılı tablo olmak istiyorum öyle siyah gecelerde, ümit kokan bir tablo olmak istiyorum, baktığında "orada" olmak istediğin bir manzara. seni şehirden kaçırıp hayallerinin ülkesine götürmek istiyorum, ellerini korkmadan tutmak, korkmadan sana sarılmak,

kimseye hesap vermemek..

her tarafı ayna ile kaplı bir odadayım şimdi. her gözbebeği beni izliyor, her gözbebeğini izliyorum. bir hareketimle bütün siluetler hareketleniyor. gülümsüyorum, tüm dünya benimle birlikte gülümsesin diye, çelişkiye düşüyor siluetler, birkaçı muhalefet ediyor, gülmüyor. sonra birbirinden bağımsız hareket etmeye başlıyorlar aynadaki "ben" ler, bir tanesi hiç ara vermeden çalışıyor, diğeri düşünüyor, diğeri gitar çalıyor, bir başkası ümitsiz görünüyor gelecekten, geçmişten, kendi hayatını yaşıyor, kendine ait acıları çekiyor.

ama kimse seni bulamıyor?

"yine de gözlerin" diyorum ben; "yeşil gözlerin"... Neden bu kadar önemli bilmiyorum ama herşeye rağmen "yeşil gözlerin" diyorum..

bir kaç dalgalanma da yeter aslında sana.
teninin kokusu etrafa yayılır,
benden başka duyan olmaz sesini, bakışlarındaki keskinliği benden başka gören olmaz,
bir kaç adım atarsın, elini tutan olmaz.
o kadar isterim ki orada olmayı o an,
ses tellerim parçalanıncaya kadar bağırırım,
sesimi duyan olmaz..


hep benden başkaları tutar parmaklarını, hep benden başkaları bakar gözlerine,

o kadar susarım ki tüm dünya susar. sessizlikle karşılarız bir sonraki günü, bir önceki gün gibi, ya da diğer tüm günler gibi..

belki de bir meleğin kanadındasın şimdi, iyiliği temsil ediyorsun, ya da ben kötülüğü iyilik sanan bir aptalım. gözlerine bakıyorum, gözlerinde kayboluyorum. tüm hayat birkaç saç telinde, sana dair bir haberde, birkaç satır yazıda.

saatlerimi sana kurmuşum, bir dakika bile geri kalsa kızıyorum kendime, hayata, diğerlerine...

yine de "gözlerin" diyorum ben, "yeşil gözlerin"..
yeşil - Echoes
Yazar
Barfly nickli Ayya$'ın avatarı
People ain't no good
Üyelik Tarihi: Sep 2004
Mekan: Never neverland
Mesajlar: 106
Barfly 'e ICQ ile mesaj gönderin Barfly 'e MSN ile mesaj gönderin
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet

yeşil Yorumları

  #1  
Gönderen kkelebekk on 03-02-2006, 22:03
eline sağık...
çok beğendim...
insan aşkı gökküşağı renkleriyle ne güzel anlatabiliyor...
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Gönderen Black_Wolf_14_14 on 05-02-2006, 20:52
ışık o kadar göz kamaştırıcı ki etrafını siyah yapmış. Işık düşüncelerinde yalnız kalmış. Işık yalnız düşlerde kalmış. Siyahı onun bir parçası sanmışsın. Belki iyi belki kötü yapmışsın.

*Tüm yazılarında bir 'şehir' olması sana da artık sıkıcı gelmiyor mu?*
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Gönderen Barfly on 05-02-2006, 22:33

Alıntı:

*Tüm yazılarında bir 'şehir' olması sana da artık sıkıcı gelmiyor mu?*

hayır. "şehir"i seviyorum ve yazmaktan sıkılacağımı sanmıyorum.

"başka yazacak birşeyin yok mu?"

ne zaman bir şehirden kaçmaya kalksam başka bir şehir karşılıyor beni, kaldırımlarında milyonlarca ayak iziyle, izmaritlerle ve boş bira tenekeleri ile, atmosferine karışmış nefeslerle, hüzünlerle, umutlarla, kirlenmiş sokaklarla, ben şehrin sokaklarında dolaşmaya başladıkça şehir ruhumu esir alıyor, kendi benliğinden birşeyler katmaya çalışıyor; esaret, bağımlılık, mecburiyet..

hangi şehirden nereye kadar kaçabilirim ki?
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Gönderen Black_Wolf_14_14 on 05-02-2006, 22:38

Alıntı: Barfly

hayır. "şehir"i seviyorum ve yazmaktan sıkılacağımı sanmıyorum.

"başka yazacak birşeyin yok mu?"

ne zaman bir şehirden kaçmaya kalksam başka bir şehir karşılıyor beni, kaldırımlarında milyonlarca ayak iziyle, izmaritlerle ve boş bira tenekeleri ile, atmosferine karışmış nefeslerle, hüzünlerle, umutlarla, kirlenmiş sokaklarla, ben şehrin sokaklarında dolaşmaya başladıkça şehir ruhumu esir alıyor, kendi benliğinden birşeyler katmaya çalışıyor; esaret, bağımlılık, mecburiyet..

hangi şehirden nereye kadar kaçabilirim ki?

peki

Şehirlerden kaçmaya gerek yok sen sadece alışmayı sevmiyorsun.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Gönderen tvare on 06-02-2006, 08:59
grilerle boğuşurken bir insanın(ki sıradan değil) seni rengarenk tanımlayabilmesi kadar keyif verici ne olabilir ki.....

Yüreğine sağlık.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #6  
Gönderen tvare on 06-02-2006, 09:12
Yunuslar da cabası tabi, 3 şubatta ayrı olup da 5 şubatta birleşen yunuslar....
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #7  
Gönderen scarecrow on 06-02-2006, 11:22
Kavafis'in Şehir'i geldi aklıma:


.........
.........

Yeni bir ülke bulamazsın, başka bir deniz bulamazsın.
Bu şehir arkandan gelecektir.
Sen gene aynı sokaklarda dolaşacaksın,
aynı mahallede kocayacaksın;
aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
Dönüp dolaşıp bu şehre geleceksin sonunda.
Başka bir şey umma-
Ömrünü nasıl tükettiysen burada, bu köşecikte,
öyle tükettin demektir bütün yeryüzünde de.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
yesil

Echoes Tools
Görünüş Şekli

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Echoes Echoes Starter Comment Cevap Son Mesaj
Yeşil Kart'lıya askeri hastaneler açılıyor Lizard King Güncel Olaylar 0 13-10-2005 11:51