Şeytan Ayetleri 2*

Adwa sordu: ‘’Bizden önce kim vardı Samael?’’ ‘’Tanrı vardı. her şeyin sonunda ve başında o vardır.’’ Sesi güçlü ve kararlı çıkıyordu. Cevabı çok anlaşılır olmasa da sesinde bir ikna edicilik

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Echoes  »  Şeytan Ayetleri 2*

Cevap Yaz
 
LinkBack Echoes Tools Görünüş Şekli

Şeytan Ayetleri 2*

Published by nugo 29-01-2006

Adwa sordu: ‘’Bizden önce kim vardı Samael?’’

‘’Tanrı vardı. her şeyin sonunda ve başında o vardır.’’ Sesi güçlü ve kararlı çıkıyordu. Cevabı çok anlaşılır olmasa da sesinde bir ikna edicilik vardı. Ses tonundaki o büyü insanlar üzerinde kabul ettirici bir özellik taşıyordu. İsa ve Muhammed ile bu konuda benzeşiyorlardı diğer birçok konuda olduğu gibi.

Ama Adwa aptal değildi. Kendi döllerinden türeyeceklere benzemiyorlardı. Hem de hiç. Melekleri andıran kafaları ve iblislere benzeyen gözleri vardı.

‘’Peki ya ondan önce?’’ dedi. Meraktan çok farklı bir şey vardı ses tonunda. Bir isyan, belki de ihanet.

‘’Şaraptan içmek sana anlatacaktır’’ dedi Samael. Adwa’yı kandırabileceği umudu belirmişti bir anlık. Umut’un küçük bir oyunuydu bu. Samael bunu daha sonralarda konuşacaktı Umut denen mistik periyle. Umut Samael’e yakışmıyordu.

‘’Tanrı’dan önce kim vardı Samael?’’

‘’Senin sınırlı aklın bu sınırsızlığı anlamaya asla yetmeyecektir!’’

‘’Tanrının ne zamandan beri var olduğunu söyle Samael’’ Lucifer’in gözlerine dimdik bakıyordu şimdi o çamurdan yaratılmış Adwa.

‘’Zaman?’’ diye sordu Adwa. ‘’Zaman derken neyi kastediyorsun? Zamanın geçmişten geleceğe doğru gittiğini mi öğretti sana efendin?’’ dedi öfkeyle.

‘’Zaman böyle basit değildir!’’ diye bağırdı Samael(Lucifer)

Adwa anlamadı. Anlayamazdı da. Çünkü tanrı onun anlamasını istemiyordu ve anlama isteği veriyordu içine ki merak onu yanlış yola saptırsın. Tanrı otoritesini koruyabilmek için cezalandırmak istiyordu.

Ve Adwa son bir umutla şarabı içti…
Şeytan Ayetleri 2* - Echoes
Yazar
nugo nickli Ayya$'ın avatarı
Yasaklı kişiler
Üyelik Tarihi: Mar 2005
Mekan: düşler sokağı
Mesajlar: 2,571
nugo 'e MSN ile mesaj gönderin
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet

Şeytan Ayetleri 2* Yorumları

  #1  
Gönderen bobby on 29-01-2006, 23:26

Alıntı:

’Tanrı’dan önce kim vardı Samael?’’

bu soruyu 8 yaşımdan beri hem kendime hemde etrafımdakilere sorarım. şu dünyada cevabını en çok merak ettiğim soru bu
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #2  
Gönderen scarecrow on 29-01-2006, 23:33
İnsan olabilir mi?
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #3  
Gönderen nugo on 01-02-2006, 02:25

Alıntı: scarecrow

İnsan olabilir mi?

Scarecrow'un verdiği yanıt 3. ayette geçiyor. Zihnimi okumuşsun.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #4  
Gönderen Donjuan De Marco on 01-02-2006, 11:56
Bil ki Allah’ın kulunu sevmesi, yaratılmışların birbirlerini sevmeleri gibi değildir. Çünkü mahlukatın sevgisi, şu yedi husustan birisine bağlı olarak sonradan oluşur: Tabiat, cinsiyet, menfaat, sıfat, aşırı arzu, merhamet veya Allah’a yaklaşma düşüncesi. İşte bunlar birbirine benzer şeylerdir. Bunlar insanlar için geçerlidir. Allah bütün bunlardan yüce ve münezzehtir. Ve onlardan hiçbiri ile nitelenemez. Çünkü hiç bir şeyde onun misli ve benzeri yoktur. Hem de bunlar, yaratılmış şeylere bağlı olarak insanlarda sonradan oluşan ve sevenlerin içine düştüğü hâllerden kaynaklanan bir takım sebeplerdir. Şüphesiz, zamanın değişimi ile bu şeylerin özellik ve sıfatları da değişir. Allah’ın muhabbeti ise, ezeli olup ilahi hükümle kula bahşedilmiştir. Bu muhabbet Yüce Allah’ın özel inayeti ile hâsıl olup yaratılmış şeylerden öncedir. O, asla değişmez ve ortaya çıkan şeylerle farklı bir vaziyet almaz. Şu ayet bunu göstermektedir:
“Hiç şüphesiz kendileri için önceden tarafımızca güzel (hüküm) takdir edilmiş olanlar, cehennemden uzaklaştırılırlar.”(Enbiya 21/107.) Bu ayette geçen güzellikten maksat güzel sözdür. Bir görüşe göre de güzel makamdır.
Şu hâlde kulların bu ilahi hükümden önce bir şey yapmaları ve onun önüne geçmeleri caiz değildir. Allah’ın hükmü her şeyin önündedir/her şeyden öncedir. Şu ayetlerde de bu durum ifade edilmektedir:
“And olsun biz, daha önce İbrahim’e rüşdünü (peygamberlik, dürüstlük ve bilgi gücü) vermiştik. Biz, onu iyi tanırdık”(Enbiya 21/51)

“İşte böylece O sizi, bundan önce müslüman olarak adlandırdı.”(Hac 22/78.)

“İman edenlere Rableri katında sıdk makamı olduğunu müjdele.”(Yunus 10/2.) Yüce Allah, onların diğer alametleri hakkında şöyle buyurmuştur:

“Onlar, güçlü Melikin katında sıdk makamındadırlar.”(Kamer 54/55)

Yüce Allah’ın onlara bahşettiği bu sıdk makamından önce, onlar bu makamda olamaz. Aynı şekilde Allah'ın onları bilmesinden önce, onlardan bir amel meydana gelemez. Çünkü O’nun ilmi, malumdan yani var edilip ortaya konan şeylerden önce olup olan her şeyi olmadan bilir. Allah’ın velilerini sevmesi, onların Allah’ı sevmesinden ve O’na güzel dostluk yapmalarından daha öncedir. Sonra bu, ilahi hükümler içinde özel bir hükmüdür; ezelde yaptığı taksimatta dostlarına ayırdığı fazladan bir lütuftur, onlar için nimetlerini tamama erdirmesidir. Bunlar muhlis/ihlaslı ve önceden özel olarak sıdk makamı için seçilen kullara hastır.
Bu ilahi lütuflar için aklî bir sebep yoktur. Onlar, kul tarafından yapılmış bir amelin karşılığı da değildir. Bilakis onlar kaderin bir sırrı ve Allahu Teala’nın bir lütfu olarak gerçekleşen şeylerdir. Kaderin sırrını açıklamak ise küfürdür. Hem kaderin sırrını ancak bir peygamber veya sıddık bilebilir; ona ancak Allahu Teala’nın iç yüzünü açtığı kimseler vâkıf olabilir.
Bu hâle ulaşmak için haberlerde zikredilen zahir sebepler, ancak sevenlerin yoludur; gerçek akıl sahiplerinden ilahi yakınlığa ulaşmış kurbiyyet ehlinin makamlarıdır. Bu sebeplerle ilahi muhabbet belli olur, Allahu Teala’nın kuluna güzel tevfiki/özel yardımı ve koruması ortaya çıkar, ince ilimlerinden kuluna bahşettiği nimetler gözükür. Hak dostların bu nimetlere ulaşması, onların her şeyde hemen Yüce Mevla’ya dönmesinde, O’nun razı olduğu hudutta kalmalarında ve her şeyden nazarlarını çekip sadece O’na nazar etmelerinde kendisini gösterir.
Bu hâl içinde Yüce Mevla onlara her şeyden daha yakın olur, onlara devamlı rızası içinde amel ettirir, kendilerine ilahi sıfatların tecellilerini keşfeder, ilahi sırların saklı yönlerini açar, nimetleri içinde gizlediği ilahi lütufları gösterir, onlara halis şükrü ve hakiki zikri öğretir. Bütün bunlar, Yüce Allah’ı sevenlerin aynel yakîn derecesinde keşfe ulaşmalarıyla elde ettikleri yollardır.
Denilmiştir ki: Allah bir kulu sevdiği zaman onu kendi hizmetinde kullanır. Allah bir kuldan kendisine hizmet/ibadet etmesini istediği zaman onun diğer şeylerden ilgisini ve sevgisini keser.
Yine denilmiştir ki: Allah bir kulu severse ona rahmet nazarıyla nazar eder. Eğer Allah bir kula rahmetiyle nazar ederse ona azap etmez. Bu manaların bir kısmı hadislerde geçmektedir.

Hz. Peygamber’in (s.a.v) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

“Allah bir kulu sevdiğinde, onu belaya düçar eder. Onu çok severse, kendisine ayırır.” Bu nasıl olur? diye sorulunca şöyle buyurdu: “Onda ne mal, ne evlat hiç bir şey bırakmaz.”(Deylemi, Firdevsü’l-Ahbar, No: 973; Hindî, Kenzu’l-Ummal, No: 30793; Suyuti, el-Camiu’l-Kebir, No: 1957; Heysemi, ez-Zevaid, II, 291. (Tabarani rivayeti); Zebidî, İthaf, XI, 542.)

Demek ki muhabbet, sevgide ilk olan Yüce Allah’ın kulu için yaptığı bir tercihtir. Ayrıca muhabbet birtakım hükümler içerir ki onları sevilen kul ortaya kor. Bu hükümler kulun Cenab-ı Hakk’a karşı güzel muamelesinde ortaya çıkar veya Allahu Teala’nın kula bahşettiği gerçek ilimde kendisini gösterir.
Nitekim Hz. Yusuf’un kardeşleri, Yüce Allah’ın Hz. Yusuf’u kendilerinden daha çok sevdiğini görünce şu itirafı yapmışlardır:

“Hiç şüphesiz Allah seni bize tercih etmiştir.”(Yusuf, 12/91)

Sonra şöyle demişlerdir. “Hakikat şu ki biz hata edenlerden olduk.”(Yusuf, 12/98) Yusuf’un kardeşleri bu sözleriyle daha önce yaptıkları hatalarını itiraf ettiler ve Allah’ın kendilerine yapmadığı şekilde onu tercih ettiğini dile getirdiler.
Allahu Teala, Yusuf’un (a.s) sıfatlarını anlatırken şöyle buyurmuştur:

“Beni, bu yerin (Mısır’ın) hazinelerine tayin et çünkü ben onları çok iyi korurum ve bu işi çok iyi
bilirim”(Yusuf, 12/55) dedi.

Allahu Teala ona bahşettiği nimetler hakkında şöyle buyurmuştur:

“Ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız.”(Yusuf, 12/22) Allahu Teala bu ayette onun için tercih ettiği ihsanını zikretmiştir. Bu konuda peygamberler şöyle demişledir:

“Biz de sizin gibi insandan başka bir şey değiliz; fakat Allah peygamberliği kullarından dilediğine lütfeder.”(İbrahim, 14/1)

Bu konuda Yüce Allah buyurmuştur ki: “Allah, meleklerden elçiler seçer, insanlardan da elçiler seçer.”(Hacc, 22/75)
Bu konuda hadiste şöyle buyrulmuştur: “Allah, bir kulu sevdiği zaman onu belaya düçar eder. Eğer sabrederse onu kendisine yöneltir. Şayet belaya razı olursa, onu özel dostluğuna seçer.”(Deylemi, Firdevsü’l-Ahbar, No: 976; Zebidi, İthaf, XII, 443.)
Alimlerden biri demiştir ki: “Sen Allah'ı seviyor, O da seni belaya dûçar ediyorsa, bil ki O seni hata ve günahlardan temizlemek istiyor.”
Bir mürid üstadına: “İçime ilahi muhabbetten bir şeyler doğdu” dedi. Üstad: “Ey oğlum! Allah kendisinden başka bir sevdiğinle seni imtihan etti de hiç Allah’ı ona tercih ettin mi?” diye sordu. Mürid: “Hayır” deyince, üstadı: “Öyleyse bu muhabbetinde bir hayır bekleme! Çünkü Allah kulu imtihan etmeden ona gerçek muhabbeti vermez” dedi.
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
  #5  
Gönderen nugo on 01-02-2006, 13:36
Ayıptır sorması misyoner misin kardeşim?
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet
Alıntı Yap
Cevap Yaz

Etiketler
ayetleri

Echoes Tools
Görünüş Şekli

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Echoes Echoes Starter Comment Cevap Son Mesaj
Şeytan Ayetleri 1* nugo Echoes 1 21-05-2006 20:48
Şeytan Ayetleri 7* nugo Echoes 11 19-02-2006 00:20
Şeytan Ayetleri 6* nugo Echoes 0 03-02-2006 21:51
Şeytan Ayetleri 5* nugo Echoes 8 02-02-2006 23:12
Şeytan Ayetleri 4* nugo Echoes 2 01-02-2006 22:33