Suda Mor
Suda Mor
Yüzdün. Ellerini kenetlemiştin benimkilere. Mordu ellerin, sıkmaktan, soğuktan. Yumdun gözlerini. Deliler gibi ayak çırptın. Ben yürüdüm, sen yüzdün. Yüzdüğünü sandıkça daha çok çırpındın. Ellerin bendeydi. Ayakların suda gitti geldi. Dümen bendeydi, pervane sende.
Haklısın. Yoruldun. Soluk soluğaydın da diyemedin. Duymadım, duyumsamadım. Bilmek istemedim, inanmaya hazır değildim.
Çırpınmaya devam ettin. Ayaklarından güç alabiliyordun da ellerin beceriksizdi. Bensiz yersiz yönsüzdün. Öyle sandın. Öyle ki, aslında tüm gücün benden geldiğini sandın. İnanmıştın. Ellerini bıraktım. Buna daha çok inan, bana daha çok sarıl diye. Açtım kollarımı iki yana, gel hadi durma gel, dedim. Olanca gücünle çırpındın. Bana doğru. Bana ihtiyacın olduğuna o denli inanmıştın ki!
Her bana yaklaştığında bir adım geri attım ben de. Gelebilecek miydin? Gelmek istedin mi’sini düşünmeden bunu bekledim. Öyle baktın ki… Galiba geleceğini bilmemden uç veren bir şımarıklıkla hep bir adı daha geri gittim. Nefes nefese kaldın. Boğulurcasına. Adımı söyledin. Sayıklarcasına. Gel, dayanamıyorum, boğuluyorum dedin. Küçümsedim. Azar azar su yutuşunu, suya gömülüşünü izledim. Seni ben öldürdüm. Ağladıkça suları yükselttim, daha derinlere gömüldün. Artık uzaksın, çok uzak.
Şimdi yoksun ya, kıyıya kadar bana kim ayak çırpacak? Sessizlik. Su. Mor dudaklarda buruk bir tebessüm.












-Mor
-Üşüyorum
-Güven bana(!)
-Dümen bendeydi pervane sende
-soluk soluğa
-Bilmek istemedim,inanmaya hazır değildim.(bildirmeye çalıştım söz verdim ama sen bozdun sözü'm'ü. ilk defa sözümü bozdum ama sen anlamadan bitmezdi değil mi?kötü de olmadı ha?)
***Çırpınmaya devam ettin. Ayaklarından güç alabiliyordun da ellerin beceriksizdi. Bensiz yersiz yönsüzdün. Öyle sandın. Öyle ki, aslında tüm gücün benden geldiğini sandın. İnanmıştın. Ellerini bıraktım. Buna daha çok inan, bana daha çok sarıl diye. Açtım kollarımı iki yana, gel hadi durma gel, dedim. Olanca gücünle çırpındın. Bana doğru. Bana ihtiyacın olduğuna o denli inanmıştın ki!
Her bana yaklaştığında bir adım geri attım ben de. Gelebilecek miydin? Gelmek istedin mi’sini düşünmeden bunu bekledim. Öyle baktın ki… Galiba geleceğini bilmemden uç veren bir şımarıklıkla hep bir adı daha geri gittim. Nefes nefese kaldın. Boğulurcasına. Adımı söyledin. Sayıklarcasına. Gel, dayanamıyorum, boğuluyorum dedin. Küçümsedim. Azar azar su yutuşunu, suya gömülüşünü izledim. Seni ben öldürdüm. Ağladıkça suları yükselttim, daha derinlere gömüldün. Artık uzaksın, çok uzak.***
Sen yanlış inanmışsın ya da ben öyle gördüm, böyle konuştum onunla. Bu kadar çırpındı mı bilemem ama şimdi boğulduğu suyun üstünde yürüyor. Sen başladın batmaya,çırpınmaya. Son paragrafta toplamışsın aslında hepsini. Pervanen olmadığı için. Hayır, kendi kendine yetemediğin için...
Alıntı: boğuk
Cem Mumcu'ya bayılırım, sanırım profilime de yazmıştım. Çok teşekkür ederim! Bu arada yazacaklarımın olumsuz yanlarını da eleştirirseniz ("şu kelime olmamış, burada anlatım bozukluğu var" gibi) beni çok sevindirirsiniz. Teşekkürler ilginiz için.

| |
Benzer Başlıklar
Pakize Suda / AŞK Bazen böyle yalın yazıları daha çok seviyorum süslü ve ağır edebi eserlere göre , anlatmak...
Diyet kola suda nasıl yüzebiliyor? Tabii evinizdeki teneke kutu kolaları suya atıp, yüzme bilip bilmediklerini test etmek gibi bir...
