Empty to do list

Sonsuz bir utancın içinde; yarın, dün, iki gün sonra, yıllar sonra, bir kaç ay önce, ne yapması gerektiği konusunda tedirgin, bilinmezliklerin donattığı, soruların havada çarpışıp, kara kutularının bulunamadığı bir hayatın

Ayyas  »  Cosmo Retro  »  Echoes  »  Empty to do list

Cevap Yaz
 
LinkBack Echoes Tools Görünüş Şekli

Empty to do list

Published by petekdoku 02-01-2006

Sonsuz bir utancın içinde; yarın, dün, iki gün sonra, yıllar sonra, bir kaç ay önce, ne yapması gerektiği konusunda tedirgin, bilinmezliklerin donattığı, soruların havada çarpışıp, kara kutularının bulunamadığı bir hayatın tam ortasında yer almak kendi seçimi değildi. Seçilmek. Seçmek. Seçim. Tercihlerin söz konusu olduğu, tercihsiz yaşanmayan, yaşanamayan, yaşayamazsın, yaşatmazlar bir dünyanın ne tarafına gitmesi gerektiği konusunda kararsız. Bir takım, kesinlikle tanımadığı insanlar, bir kutu verdiler ona… Sadece bir kelime söylediler: “Bitirmelisin!” Korkuyor. Korkmuştu. “Neyi bitireceğim?”, “Neden ben?” , “ Ne zaman bitirmem gerekecek?” Hiçbir sorusunun cevabını alamadı. "Bitirmelisin!" Sadece bunu söylediler. Bitirmelisin, bitirmelisin, bitirmelisin…Yüzlerce kez tekrarladı. Bir kelimeyi yüzlerce kez tekrarlamak, o kelimeyi nasıl da anlamsız bir hale getiriyordu.Sanki iki dudak arasından çıkmamış da, sanki hiç kimseye ait değilmiş gibi… Gibi, gibi, gibi… Sevdi bu oyunu. Sigara, sigara, sigara!.. Ateş, ateş, ateş!.. Bitirmeliyim. Nasıl? Sigarayı ateşle yaktı. Salonun ortasında dikiliyordu. Bir anda vücüdundan rahatsız oldu, vücudu kendisine ait değilmiş gibi geldi. Üzerindekileri çıkarttı. Çırılçıplaktı. Ellerini göğüslerine bastırdı uzun uzun. Sonra ellerini kokladı. Kendi kokusu değildi. Kimin kokusuydu? Bütün bedeninin elleri gibi koktuğunu hissetti. Sigarayı söndürerek, hızla banyoya gitti. Kusmaya çalıştı, yapamadı. Uzun uzun soluklandı, yüzüne soğuk su çarptı. Bitirmelisin demişlerdi. Nasıl bitirecekti? Teninin kokusu hala rahatsız ediyordu. Yatak odasına gitti. Yatağında yüzükoyun bir adam yatmış uyuyordu. Kimdi bu adam? Adamdı, sevgilisiydi, insandı, yaratıktı. Adamı, sevgilisini, insanı, yaratığı, onu dürttü. “Uyanmalısın artık!” dedi. Adam uyku sersemi gözleri ile ona baktı. “Bitirmeliyiz!” diye tekrarladi kadın. Adam ne olduğunu anlamak istercesine bakıyordu. “Kutu” dedi. “Bitirmelisin dediler." Kalk yardım et de bitirelim!” Adam umursamadan uzun uzun penisinin etrafını kaşıdı.” Ne acelen var, bitiririz, gel sarıl bana önce..” Sarılmak istemedi. Adam yattığı yerden doğruldu, boynunu öpmeye başladı, daha fazla direnemedi. “Ne güzel kokuyorsun” dedi adam onu öpücüklere boğarken. Yatağa yatırdı, üzerine çıktı. “Bitirmeliyiz” diyerek direnecek oldu kadın. Adam kadını daha bir sıkıca kavradı. “Ne güzel kokuyorsun.” dedi.
Bu oda, bu koltuklar, bu masa, pencereler, kapı, kendi oturduğu koltuk, bu kadar büyük olmak zorunda mıydı? Bütün çalışma yerleri, bu oda kadar büyük müydü? Belki büyük değildi de ona öyle geliyordu. Kendisi mi çok küçüktü yoksa? Olabilirdi. Bayan Güliver devler ülkesinde, Bayan Güliver cüceler ülkesinde, bunun bir ortası yok muydu? Dışarıya doğru baktı. Ağaçların üzerinde kar taneleri gördü. Kendini pencereden öylesine, ağaçlara doğru bırakmak istedi. Bir koala gibi tutunmak istedi dallara, ağacın gövdesine, saatlerce kalmak istedi orda hareketsizce. Buraya ait değildi, burada ne yapıyordu? Kapı açıldı. Evrakçı yavşakça bir günaydın diyerek, oturduğu masaya yaklaştı. Sevmiyordu bu çocuğu. Belki kendisi kadardı, belki de daha büyüktü. Çocuktu. Her sabah olduğu gibi gene önce göğüslerini süzdüğünü gördü. Evrakçı acaba etek giyip giymemiş mi diye masanın üzerinden şöyle bir baktı. Ne kadar aptal bir çocuktu. Çocuğun elindeki kutuyu farketti, “Nedir o kutu” diye sordu. “Bilmem” dedi evrakçı. “Senin adına gelmiş, aha bir de zarf var yanında…” Evrakçı kutuyu ve zarfı bırakarak yavşakça gülümseyerek gitti. Zarfı açtı önce. Büyük puntolarla “Bitirmelisin!” yazıyordu. Kimbilir hangi müdür nasıl bir iş yüklemişti gene? Kutuyu açacakken, telefon çaldı. Kendisine anlamsız gelen neşeli bir ses: “Akşam sinemaya gidiyoruz değil mi?” diye sordu. “Bilmiyorum.” dedi. “Sabah sabah bitirmem gereken bir sürü iş çıktı. Bitirebilirsem gideriz.” Kapattı telefonu. Bir daha çaldı telefon. Müdürü arıyordu. Kendi müdürü. “Bilmemne Hanım’da, bilmemne kağıtları var, onların bilgisayarda yazılması gerekiyor. İlgilenir misin?” “Anladım.” dedi. “Peki, bugün bitmesi gerekiyor mu? Bitmesi gereken başka bir iş daha var da!” Müdür sinirlendi: “Ne işiymiş o?” “Bilmiyorum, bir kutu geldi az önce, tam açacaktım, siz aradınız, bitirmeliymişim…” “O sonraya kalsın!” dedi müdür. “Benim dediğim çok daha önemli!” “ Peki!” dedi. Kapattı telefonu. Belki çalar diye bekledi. Çalmadı. Bir küfür etti içinden, “Canınız cehenneme!!!” diye çevrildi. Bilmemne Hanım’dan, bilmemne kağıtlarını almak üzere odadan çıktı. Kutu kaldı masada öylece. Telefon çaldı, çaldı, çaldı… Telefon sustu.
Henüz bir saattir çalışmasına karşın, saatler geçti gibi geldi. Bundan iki saat önce uzun uzun ağlamıştı. Sonra bir yarım saat kadar iş ilanlarına bakmış, bir yarım saat kadar daha ağlamıştı. Günlerdir ağlıyor, iş ilanlarına bakıyor, derslerine çalışıyor, iş ilanlarına bakıyor, ağlıyordu. Oldukça düzenli bir yaşantısı vardı. Para kazanması gerekiyor, bu çalışmayı gerektiriyor, çalışmak iş bulmayı gerektiriyor, iyi bir iş bulmak okul bitirmeyi gerektiriyor, okul bitirmek şu dört dersi geçmeyi gerektiriyor, dersleri geçmek çalıştırmayı gerektiriyordu. Çalışmakla başlıyor, çalışmakla bitiyordu. Bu evden de sıkılmıştı. Babası, annesi, kardeşleri… Ayrılmak istiyordu evden. Onlarla yaşamak çok güzeldi, onları çok seviyordu, fakat bu evden çok sıkılmıştı. Parası yoktu, nasıl ayrılacaktı? Zengin bir koca bulunup evlense miydi? Yapamazdı. Aşık olmalıydı, aşık olunmalıydı. Zengin bir kocayla değil, zengin bir yürekle sevişmeliydi. Zenginde de, yoksulda da, zekide de, kurnazda da, aptalda da aynı penis vardı. Penis. Nasıl birşeydi acaba? İçi ürperdi. Dergilerde, filmlerde görmüştü. Hiç gerçekte görmemiş, dokunmamıştı. Birden içi bulandı. Bütün kız çocukları bu ülkede penise yabancı büyüyorlardı. Biraz merakı olan tanışıp mutsuz oluyor, tanışmayan ise içine kapanıp mutsuz oluyordu. Bir penisle tanıştığına çok sevinip mutlu olan kaç kadın vardı acaba? Annesinin seslenmesi ile toparlandı. “Kızım yat artık çok geç oldu.” “Biraz daha çalışacağım, şu notları bitirmem gerek.”
“Sen bilirsin” dedi annesi. “Hah aklıma gelmişken söyleyeyim, sen evde yokken bir kutu gelmiş senin adına, baban teslim almış.” “Aman anne, benim kutuyla uğraşacak halim mi var, sonra neymiş bakarız, hele ben şunları bir bitireyim..." Annesi kızına iyi geceler dedi, kız annesine iyi geceler dedi. Kız notları, annesi geceleri bitirmeye başladı.
Kapının çalınması ile kendine geldi. Ne kadar zamandır çalınıyordu kapı, bilemedi. Keyifsizce kapıyı açmak üzere yürüdü. Karşısındaki kadın sinirlenerek: “Gene ne ile uğraşıyorsun, saatlerdir kapıyı çalıyorum” dedi. Sarıldı. Kısaca öpüştüler. Muck, muck, muuuuuck. Kadın içeri geçti. “Bak ne aldım?” diyerek adama bir kutu gösterdi. Adam çok da umursamadan ne olduğunu sordu? Kadın heyecanla: “Puzzle!” dedi. “Hem de beşbin parça. Hadi hemen yapmaya başlayalım, ne kadar sürede bitirebileceğiz acaba?” Puzzle kutusunu açarak, parçaları masanın üzerine döktü. “Bu parçalardan bir tanesi kaybolursa bu puzzle eksik kalır değil mi?” diye sordu adam. Kadın şaşırarak: “Evet, fakat neden kaybolsun ki!?” diye sordu. “Belli olmaz!” dedi adam, “Kaybolur, kaybolur, hem biz bu puzzle’ı bitirince ne olacak ki?” Kadın sinirlendi: “Ne demek ne olacak?” Adam tekrarladı: “Basbayağı, bitirince ne olacak?” Kadın öfkeyle bağırarak: “Çok odunsun!” dedi. “Neden bir kez de olumlu olmuyorsun?” “Adam sakince: “Kürdan da odundan yapılır.” dedi. Kadın alaylıca: “Çok komik!” Adam sakince: “Bence değil!” dedi. Kadın ağlamamak için kendini zor tutarak: “Ne biçim bir insansın sen, ne demek bu puzzle bitince ne olacak, sen o saçmasapan öyküleri yazınca ne oluyor” dedi.
Empty to do list - Echoes
Yazar
petekdoku nickli Ayya$'ın avatarı
Üyelik Tarihi: Oct 2004
Mesajlar: 11
Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post! Mesajı SpurlayınWong this Post!Live Bookmark this Post!Sakla-Paylaş-Keşfet

Empty to do list Yorumları

Cevap Yaz

Etiketler
empty, list

Echoes Tools
Görünüş Şekli

Mesaj Kuralları
Yeni Konu açamazsınız
Cevap Gönderemezsiniz
Eklenti Gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is on
[IMG] kodu on
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are on
Pingbacks are on
Refbacks are on


Benzer Başlıklar
Echoes Echoes Starter Comment Cevap Son Mesaj
icq proxy list Gorgoroth High Tech 21 22-03-2004 20:41