Saat sabaha karşı sıfır beş, ellerimin arasında bir kaase kornfileks, küllükte yanan bir sigara, sidney olimpiyatları halter müsabakası tekrar yayınını seyrediyorum. Milli gururum Halil Mutlu, silkmede ve koparmada harikalar yaratıyor,
Halil Mutlu ya da...Published by petekdoku 26-12-2005 |
|
Saat sabaha karşı sıfır beş, ellerimin arasında bir kaase kornfileks, küllükte yanan bir sigara, sidney olimpiyatları halter müsabakası tekrar yayınını seyrediyorum. Milli gururum Halil Mutlu, silkmede ve koparmada harikalar yaratıyor, ben ise yalnızlığımı kaldırıp kaldıramayacağını merak ediyorum. Ellerimin arasında bir kaase kornfileks, ayaklarıma bakıyorum; tırnaklarım ne kadar da çok uzamış. Hiç kesmesem ne olur acaba? Kendiliğinden düşerler mi? Ameliyat olmak zorunda kalır mıyım? Bir zamanlar ortak bir sevgiyi paylaştığım bir kız vardı, ayak tırnaklarını uzatır, onlara oje sürerdi. Soğuk havalarda ayaklarım onun ayakları altında, uyumak ne kadar da güzeldi.
Anneeeekakaaaambitti yaşlarındayken, ayaklarım annemin ayakları altında bana kimsenin kötülük yapamayacağını düşünerek uyukuya dalardım. O kız beni terketti, az önce annemle telefonda konuştum. Sosyalist bir ailenin, paralı kolejde okuyan bir çocuğu olarak, mahallede kolejli piç diye seslenilirdi. Saat beşe doğru okuldan gelirdim de, kapıyı bize bakan kadın açardı. O zamanlar bir taşra şehrinde, kornfileks bulmak kolay iş değildi. Bütün ihtiyaçlarımızı karşıladığımız Ahmetabi'de bile bulunmazdı. Bizebakankadın, kornfileksimi hazırlamış olurdu. Kornfileksimi kaşıklarken, annem işten gelir, yanaklarıma öpücük kondurur, ona paralı kolejde neler yaptığımı anlatırdım. Bir zamanlar ortak bir sevgiyi paylaştığım bir kız vardı, kornfileksi çok severdi. Yaşadığı şehirden, yaşadığım şehre gelmeden önce, eve süt ve kornfileks alırdım .Kornfileksi özellikle de reçelle yemeyi çok severdi. O kız beni terketti, az önce annemle telefonda konuştum. Saat sabaha karşı sıfır beş otuz, ellerimin arasında bir kaase kornfileks, küllükte yanan bir sigara, sidney olimpiyatları halter müsabakası tekrar yayınını seyrediyorum. Milli gururum Halil Mutlu, silkmede ve kopartmada harikalar yaratıyor, ben ise evlendiğinde gerdek odası öncesi gelini kaldırıp kaldıramayacağını merak ediyorum. Bir zamanlar ortak bir sevgiyi paylaştığım bir kız vardı, yaşadığı şehirden, yaşadığım şehire ilk gelişi, akşam karşılıklı olarak oturmuş tekila içiyoruz. Daha önceleri tek kişilik ilişkiler yaşamış olan ben, ne yapacağım konusunda tedirginim. O kadar güzel ki, nasıl sevişirim onunla, nasıl girerim içine? Sevişiyoruz en sonunda; kalkıyorum yataktan, tekila şişesi elimde, hüngür hüngür ağlamaya başlıyorum. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorum, ne olduğunu bilmiyorum. Daha sonraları derginin birinde, Can Yücel’in bir yazısında, Can Yücel'in karısı Güler ile seviştikten sonra hüngür hüngür ağladığını okuyorum. O kız beni terketti, Can Yücel beni hiç aramadı. Saat sabaha karşı sıfır beş kırkbeş, ellerimin arasında bir kaaase kornfileks, küllükte yanan bir sigara, sidney olimpiyatları halter müsabakası tekrar yayınını seyrediyorum. Milli gururum Halil Mutlu, silkmede ve kopartmada harikalar yaratıyor, ben ise odamdaki boş alkol şişelerini kaldırıp kaldırmayacağını merak ediyorum. Bir zamanlar ortak bir sevgiyi paylaştığım bir kız vardı, meyhanede rakı içer, kalamar tüketirdik. Benim fazla alkol kullanmama üzülürdü. Meyhaneden çıkıp, yürümeye başlarken eli elime dokunurdu. Büyüdüğüm taşra şehrinde bir akşam annem, babam, ben bir meyhaneye gitmiştik de, babam içmişti, annem içmişti, ben içmiştim. Meyhane çıkışı, babamın bu kadar çok alkol kullanmasına üzülen annem, babamın elini tutuvermişti. Onları ilk kez elele görüyordum. Anneeeekakaaaambitti yaşlarındayken, tatil için gittiğimiz sahil kasabasında annem elimi tutmuş yürürken, bana büyüyünce sevgilimin de elimi böyle tutacağını anlatmıştı da, çok utanmıştım. O kız beni terketti, annemle az önce telefonda konuştum. Saat sabaha karşı sıfır beş ellibeş, ellerimin arasında bir kaaase kornfileks, küllükte yanan bir sigara, sidney olimpiyatları halter müsabakası tekrar yayınını seyrediyorum. Milli gururum Halil Mutlu, silkmede ve kopartmada harikalar yaratıyor, ben ise çükünü kaldırıp kaldıramayacağını merak ediyorum. Sosyalist ailemin, gönderdiği paralı kolejde ergenliği çözmeye çalışırken, ergenliğe benden önce erişen sınıf arkadaşlarım yaptıkları masturbasyonları ballandıra ballandıra anlatırlarken, spermin nasıl bir şey olduğunu açıklarlarlarken, bense ergenliğe asla erişemeyeceğimin korkusu içindeyim. Yaptığım bütün masturbasyon denemeleri işeme ile sonuçlanırken, acaba bende mi bir sorun var kaygısını yaşarken, dersin ortasında masturbasyona başlayan Alparslan spermlerini sıranın altına sürerken, benden neden Alparslan’dan gelen sıvının gelmediğini çözmeye çalışırken, bu işin sabunla daha çok zevk verdiğini öğrenip sabunla denedikten sonra gene işerken, yumurtalıklarımdan birisinin çok ağrıdığını babama anlatırken, babam bunun çok normal olduğunu, artık ergenliğe adım attığımı açıklarken, babamın da ben yaşlarda yumurtalıklarının çok ağrıdığını, masturbasyonu herkesin yapması gerektiğini öğrenirken, ken kan ken kan ken… O kız beni terketti, Alparslan beni hiç aramadı. Kızkardeşim eve blucin dergisi getirmiş, sayfalarını karıştırıyorum. Bir sayfada Madonna’nın hafif çıplak bir fotoğrafı var. İçim ürperiyor. Hemen dergi ile birlikte tuvalete doğru geçiyorum. Madonna’nın sandalye üzerine oturmuş erotik bir fotoğrafı, kendimi çükümle oynamaktan alıkoyamıyorum, ayaklarım karıncalanıyor, beynim zonkluyor, gözlerimi kapatıyorum, bütün vücüdum titriyor, çükümden birşeyler geliyor. O kız beni terketti, Madonna beni hiç aramadı. Saat sabaha karşı sıfır altı ellerimin arasında bir kaaase kornfileks, küllükte yanan bir sigara, sidney olimpiyatları halter müsabakası tekrar yayınını seyrediyorum. Milli gururum Halil Mutlu, silkmede ve kopartmada harikalar yaratıyor, bense gecelerimi kaldırıp kaldıramayacağını merak ediyorum. Sabah ezanı okunmaya başlıyor, köpekler uğulduyor, ürküyorum. Bu mahallede ne zaman ezan okunsa, köpekler uğuldamaya başlıyor. Ne zaman ezan okunsa aklıma beş vakit namaz kılan anneannem geliyor. O paralı kolejde Hüseyin vardı da o da hep namaz kılardı. Anneannem Atatürk’ü severken, Hüseyin Atatürk’ den nefret ederdi. Bir zamanlar ortak bir sevgiyi paylaştığım, bir kız vardı atatürkçüydü. O kız beni terketti, anneannemle az önce telefonda konuştum, Hüseyin beni hiç aramadı. Saat sabaha karşı sıfır altı otuz, ellerimin arasında bir kaaase kornfileks, küllükte yanan bir sigara, sidney olimpiyatları halter müsabakası tekrar yayınını seyrediyorum. Milli gururum Halil Mutlu, silkmede ve kopartmada harikalar yaratıyor, ben ise uykumu kaldırıp kaldıramayacağını merak ediyorum. O kız beni terketti, Halil Mutlu beni hiç aramadı. |
|
|
![]() |
| Etiketler |
| halil, mutlu |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| Halil Altıntop Schalke’de | Psychopath | Türk Ve Dünya Sporu | 1 | 10-01-2006 13:09 |
| Halil Mutlu’dan 3 altın madalya | Sound_Of_Silence | Türk Ve Dünya Sporu | 1 | 21-04-2005 11:14 |
| mutlu bir evlilik... | byexpert | Road Trip | 0 | 06-04-2005 23:55 |