Merhaba anne; Öncelikle seni ne kadar çok sevdiğimi bilmeni istiyorum. Yıllar geçtikçe daha bir özlem duyuyorum sarılışlarına daha bir anlıyorum seni daha çok ihtiyaç duyuyorum dokunuşlarına. Ben artık o küçük
mektup...Published by mirabilia 21-12-2005 |
|
Merhaba anne;
Öncelikle seni ne kadar çok sevdiğimi bilmeni istiyorum. Yıllar geçtikçe daha bir özlem duyuyorum sarılışlarına daha bir anlıyorum seni daha çok ihtiyaç duyuyorum dokunuşlarına. Ben artık o küçük çocuk değilim anne. Her sabah uyandığımda binlerce sorumlulukla günaydın diyorum dünyaya. Aynı senin gibi çay içmek bana da çok zevk veriyor. Her yudumunda daha bir varıyorum lokmalarımın tadına.Sabahları kendi kendime tarıyorum saçlarımı.Artık benimde makyaj malzemelerim var.Seninkileri gizli gizli alıp rasgele boyamıyorum dudaklarımı.Özenle renklendiriyorum yüzümün her bir köşesini.Daha kadınsı artık gözlerim daha kadınsı dudaklarım.Yadırgamıyorlar farklı renkleri artık kabulleniyorlar hatta. İnsanlar önceden de bu kadar telaşlımıydı anne? Herkesin geç kaldığı bir yerler var bu dünyada. Hepimiz aceleyle doluşuyoruz sokaklara, hepimiz biliyoruz nereye ait olduğumuzu. Her sabah sırayla yerleşiyoruz binalarımıza, her akşam da sırayla boşaltıyoruz binalarımızı. Her gün görüyoruz birbirimizi.Yabancı bir tanıdıklık var suratlarımızda.Defalarca göz göze geliyoruz ama bir selam bile vermiyoruz etrafımıza. Karanlık çökünce daha bir yakınlaşıyoruz yalnızlıklarımıza. Geçici kalabalıklarla dolduruyoruz gecelerimizi. Ellerimizde rengarek bardaklarla bırakıyoruz kendimizi o anda çalan şarkıya. Bazılarımız ilk defa gelmiş bazılarımız da artık aşina o mekanlara ama tek fark daha rahatız artık. Bardaklarımızda ki sihirli iksir daha bir gevşeklik veriyor vücudumuza. Yine göz göze geliyoruz ama bu defa kafamızı öbür tarafa çevirip kestirip atmıyoruz. Kimi zaman ufak bir gülücük kimi zaman da hiç tanımadığın biriyle yapılan sohbetler karşılık veriyor rasgele bakışlarımıza.Kaç bardak bitti bilmiyorum anne.Bir iki saatlik dostluklar eşlik ediyor bazılarımıza.Hem beklentilerimiz hem de endişelerimiz var.Bu mu istediğimiz yoksa başka çaremiz mi yok bilmiyoruz.Yıllar daha çok yoruyor bizi.Yabancı dokunuşlar iz bırakıyor artık vücudumuzda.Yine öpücükler yine sarılışlar var ama ne kadar dürüstüz ki birbirimize?Bazen sahte kucaklarda dalıveriyoruz uykuya. Sabah uyandığımda sarı saçlı bebeğimi görüyorum yanıbaşımda. Hayal gücümün de yardımıyla günaydın diyor bana. Aynada ki yansımama çarpıyor gözüm.Yine o küçük kız çocuğu gülümsüyor karşımda.Üzerimde doğum günümde aldığın çilekli geceliğim var.Koşarak geliyorum yanına.Yine sımsıcak kolların sarmalıyor ufacık bedenimi.Büyüdüm de bu gördüğüm çocukluğumdan kalan tatlı bir hayal mi yoksa ben hala o küçük kızım da bu yaşadığım aslında korkulu bir rüya mı? |
|
|
|
#1
Gönderen
nonexistence
on
22-12-2005, 22:07
|
|
secret garden'in nocturne'u eşliğinde okudum bu yazıyı. çok güzeldi.hislerine sağlık mira...
|
|
#6
Gönderen
scarecrow
on
17-02-2006, 17:03
|
|
Aradan uzun zaman geçti ama ben de ilk okuduğumda duygulanmıştım.
|
![]() |
| Etiketler |
| mektup |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| Mektup | jenijen | Çıtırlinkler ve Anketler | 12 | 03-12-2007 23:31 |
| Mektup | Sound_Of_Silence | Echoes | 2 | 20-01-2006 23:21 |
| Son Mektup | Wessago | Echoes | 1 | 09-10-2005 19:28 |
| Mektup | yedi | Echoes | 0 | 28-07-2005 14:57 |