Ufacık elleriyle gözlerini ovuşturup, yeni bir güne merhaba dedi çocuk. Yatağını toplayıp üstünü giyindi, misketlerini ceplerine doldurdu, plastik topunu koltuk altına alıp, annesine görünmeden sessizce dış kapıya doğru süzüldü. Karnının
24 SaatPublished by scarecrow 21-12-2005 |
|
Ufacık elleriyle gözlerini ovuşturup, yeni bir güne merhaba dedi çocuk. Yatağını toplayıp üstünü giyindi, misketlerini ceplerine doldurdu, plastik topunu koltuk altına alıp, annesine görünmeden sessizce dış kapıya doğru süzüldü. Karnının aç olduğunu da unutmadı elbet. Hemen yanındaki mutfak kapısından önce ekmeklerin bulunduğu masaya, oradan de peynir ve zeytin temin edebileceği buzdolabına yöneldi. Artık bütün hazırlıklar tamamdı, sokağa çıkabilirdi.
Evin kapısını sessizce kapattı, hemen sonrasında yokuş aşağı koşmaya başladı. "Yokuş aşağı koşarken yorulmak ne garip bir his!" diye düşündü, "her adımda biraz daha büyümek gibi, garip..." Bir eliyle topunu tutarken, diğer eliyle ekmeğini ağzına götürüp kocaman ısırıklar alıyordu, misketleri ceplerinden savrulup etrafa saçılıyordu. Yokuş bitmek bilmiyordu. Topunu da düşürdü işte elinden, sıyrılır gibi çocukluğundan... Aşağıda genç bir kız onu bekliyordu ve bu kız onu seviyordu. "Ben de seni seviyorum!" deyip tatlı bir esinti gibi sarıldı arkasından, saçlarından öptü. İki genç yürekti onlar, yeryüzünde aşktan güzel ne vardı, sarıldılar... ve yola koyuldular. Hayat da uzun bir yoldu, sonuna kadar beraber yürüyeceklerdi onu. Şuracıkta küçük bir evleri olacaktı, kapısından küçük bir çocuk belki gizlice sokağa çıkacaktı. Ve hayat usulca akıp gidecekti. Yürüdüler... Evlerinin kapısından içeri girdiler. Küçük bir ev, küçük bir aile: karı-koca bir de çocuk, gerisi mutluluk... Ve güneş biraz daha yükselirken yaşlı gökyüzünde, saçlarından öptü karısını, çocuğuna sarıldı, şuracıktaki küçük evinden çıkıp yola koyuldu. Yolun sonundaki tamirci dükkanına girdi, işinin başına oturdu, hepsi birbirinden eski ve bozuk olan eşyaları sırasıyla tamir etmeye koyuldu. Bir yandan da karısını, çocuğunu düşünüyordu. Akşam eve dönerken karısına bir elbise, oğluna kucak dolusu misket, lastik top belki birbisiklet... Dışarıda kulakları sağır eden bir uğultu vardı ve sokak hiç olmadığı kadar hareketliydi. İnsanlar sağa sola, her yana gidip geliyor, sanki seferberliğe hazırlanıyordu. Genç bir adam kapısını kırar gibi dükkana gidi, "Ne duruyorsun burada! Görmüyor musun, geldiler!" dedi. Elindeki henüz tamir edilmemiş radyoyu tezgaha bırakıp genç adamın ardından dışarı çıktı, kalabalığın arasına karıştı. Kalabalık yavaş yavaş düzene giriyordu. Önlerindeki bir adam onlara yön veriyordu ve hepsi onun peşinden gidiyordu. Askeri bir araç yanlarında durdu, içi silahla doluydu. Hepsine tek tek silah dağıtıldı, üniformalar giyildi, adımlar marşa dönüştü. Yürüdüler... Kim bilir ne zaman kararmıştı hava ve belki güneş bile doğmak üzereydi. Düşman bütün gücüyle yaklaşmaktaydı. Siperdeki sessiz bekleyişi yaklaşan tank seslerinden hiçkimse ayıramazdı. Düşman yanlarına kadar gelmiş, biraz aşağıdaydı. Bütün hazırlıklar tamamdı, artık savaş başlasındı... Elinde silah yokuş aşağı koşanlardan sadece biriydi. Belki evli belki değildi. Çocuktu ya da büyümüştü. Belki hepsi siperde görülen bir düştü. Güneş doğmak üzereydi. Ve güneşin ilk ışınlarından önce bir kurşun sol gözüne isabet etmişti. Düşmüştü. Tıpkı çocukluğu gibi, o da zamanın mezarlığına gömülmüştü. Keşke ölmeseydi! Tek gözüyle de mutlu olabilirdi. |
|
|
![]() |
| Etiketler |
| saat |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| Saat saat beden hareketleri... | d3ng3siz | Road Trip | 16 | 26-07-2008 19:47 |
| {saat:02.58} | styrax | Echoes | 0 | 20-07-2006 03:38 |
| 24 saat | Crus@der | Echoes | 9 | 08-02-2005 22:11 |
| Çalar saat | Barfly | Echoes | 0 | 13-10-2004 22:02 |
| saat 16:10 | ChAoS | Road Trip | 13 | 23-04-2004 02:53 |