Masama oturdum ama hiç yazı yazacak havamda değilim. Çevremde bir ağırlıktır aldı gidiyor. Günlerin lezzeti yok. Tam bir şeyler yazmaya karar veriyorum, ya çok uzağında oluyorum ya da yazmaya başlayınca
hayat, bir nefeslikPublished by yedi 14-12-2005 |
|
Masama oturdum ama hiç yazı yazacak havamda değilim. Çevremde bir ağırlıktır aldı gidiyor. Günlerin lezzeti yok. Tam bir şeyler yazmaya karar veriyorum, ya çok uzağında oluyorum ya da yazmaya başlayınca bütün büyüsü kaçıveriyor; öyle, aciz bir mahluk gibi siniyorum masanın ucunda. Anladım sonunda. Kelimelerim benden daha büyük ve daha usta, cümlelerim ulaşılmaz bir sevgili. Kalem benden kaçan borçlu gibi…
Hep bir hassasiyetin yolunu beklerken geçiyor saatler. Peronda gurbetten gelecek yakınlarını bekleyen bir hasta gibi bekliyorum cümleleri. Yalnız, bazı zamanlar, bıraksalar bütün dünyayı yazabileceğimi hissediyorum; bütün manaların kilitleri bendeymiş sanıyorum. Ne büyük körlük! Ruha kilit vuramıyorsun ki. Saatler sürekli bir şey götürüp getiriyor. Boğucu bir atmosferin içinde koridorlarına, odalarına kimin girip çıktığı belli olmayan bir hastane ruhum. Şifa da var, ölüm de. Ve acı, en tarif edilmez hali ve tüm çıplak gerçekliğiyle acı... Cennet ile cehennemin aynı anda yaşandığı bir hastane… Doktor nerde? Arayış desem bende de herkeste olduğu kadar. Hırs desem hiç yok, belki zaman zaman oturmaya gelen, yüzünü hayal meyal hatırladığım uzak bir akraba gibi, gelip gelip gidiyor. Aşkı zaten bir tabuta sığdırıp defnettik geçenlerde. E öyleyse! Ne gerek var bu gidiş gelişlere? Kapıları kapatmalıyım, yeterince cereyanda kaldık, biraz kendi halinde, sessiz, kıpırdamayan saatler geçirmek istiyorum. Öyle durgun geçmeli ki günlerim pencerenin önündeki ağaçtan düşen yaprak bile havada asılı kalmalı, bir şaşkınlık olmamalı; takip edemiyorum artık hayatı, incelikleri, düşüncelerimi… Bir dur demeliyim ki tam o noktada, anın içindeki genişlemeyi fark edebileyim; fark edip, inceleyip yazabileyim. Biraz durun lütfen, saatler, odalar, anılar… Biraz nefes alayım. Yoruldum artık. Taşıyamıyorum kendimi, hele sizi, ah sizi… |
|
|
|
#1
Gönderen
Pesimistyller
on
14-12-2005, 21:22
|
|
sevdiğim bir şarkıcı/yazarın da dediği gibi...
"hayat kızgın boğa,ben kırmızı pelerin..." |
![]() |
| Etiketler |
| hayat, nefeslik |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|
Benzer Başlıklar
|
||||
| Echoes | Echoes Starter | Comment | Cevap | Son Mesaj |
| hayat | Rocker_angeL | Echoes | 0 | 06-04-2006 23:19 |
| Hayat | swat | Echoes | 0 | 10-01-2006 01:24 |
| hayat | myrjala | Echoes | 1 | 18-12-2005 23:05 |
| hayat... | shadow | Echoes | 4 | 26-06-2005 16:20 |