 15 Çok Okunan
|
Saat 01:41, yazı yazma editörünü tam olarak altı dakika önce açmışım. Winamp şarkı listeme arşivimde olan tüm grupların sadece akustik performanslarını ekledim. Akustik performanslar beni rahatlatıyor.
Kafamda bir tilki, ağzımda sigara, pencereden dışarıya bakıyorum; birileri geçse de selamlaşsak, muhabbet etsek biraz diye. Zihnimin en ücra köşesinde barındırdığım eski, değerli kayıtlarımı gözden geçirmeye karar verdim ama arşivin şifresi bir türlü aklıma gelmiyor. Ne olur ne olmaz diye bir yere kaydetmiş olmam lazımdı o şifreyi ama nerde bilmiyorum ki. Fon müziği olarak kullandığım akustik performanslar şifreyi bulmamı zorlaştırıyorlar ama bir türlü kapatamıyorum Winamp'ı. Müzik bazen beni dibe çekiyor ama öyle bağlıyım ki... 
31-07-2007 21:08 - yedi 
Sıradan bir günün sıradan bir akşam vaktiydi... Gece karanlığa yeni yeni doyuyordu ki daha kavuşmadan birbirimize çekildi ellerin ellerimden...
Sıradan bir günün sıradan bir akşam vaktiydi... Gece karanlığa yeni yeni doyuyordu ki daha kavuşmadan birbirimize çekildi ellerin ellerimden...
29-07-2007 19:59 - Raiden 
Gecenin en sessiz en karanlık saatlerinde, en tenha sokaklarındayım!.. Biraz sarhoş seni arıyorum!.. Şu köşe başını döndükten sonra sen olsan..
Gecenin en sessiz en karanlık saatlerinde, en tenha sokaklarındayım!.. Biraz sarhoş seni arıyorum!.. Şu köşe başını döndükten sonra sen olsan.. yoksun
29-07-2007 19:56 - Raiden 
Kocaman duygularım için, küçücük bir şiir...
Bu sefer aydınlık odam
Ay ışığı yüzüme vuruyor
Bu sefer umutsuzluklarım yok
Yeni umutlar verdin bana
Bu sefer geceler kısa
Gecelerimden çaldın, gündüzlerime verdin
Bu sefer kırgınlık yok kalbimde
Kırıklarını aldın, yerine kendininkini koydun
27-07-2007 22:57 - elvan 
yine kafam güzel
25-07-2007 23:43 - berhan88 
Bazen dalıp gidiyorum. O eski ve tozlu raflardan kilitli fotoğraf albümlerini çıkartıyorum sık sık. Küçük kilitlerini o büyük anahtarlarla özenle açıp, kurumuş gözlerle bakıyorum onlara. Fonda hep aynı şarkılar, hep aynı tebessümler var.
Bazen soruyorum "Her şey neden bu hale geldi?" diye. Sonra tekrar derin denizlere dalıyorum en dipteki cevapları bulmak için ama nafile... Nefesim yetmiyor, ulaşamıyorum bir türlü onlara. Bu da yetmezmiş gibi her seferinde vurgun yiyorum o derinlikten yüzeye çıkana dek.Her seferinde sanki bir parçamı kopartıyor acımasızca benden o fotoğraf albümleri. Yakmak istiyorum onları ama yakamıyorum. Yüzlerin kafamdan silinmesinden korkuyorum belki de.
Bu gece yine raflardan çıkardım o kilitli... 
25-07-2007 23:20 - berhan88 
ŞARABIN YIKADIKLARI
Bilinmez bir şehrin duyulmamış sokaklarında
Dolaşan kendi bilmez bir şair kadar
Varmı tehlikeli bi canlı
Sözü söz değil, lafı laf değil
Şarap yıkamış bedenini ruhu ruh değil
Şeytanlar sözleşmiş gezdiği sokaklarda
Melekler terketmiş kutsal şehirlerini
Utanmış kendinden kendinde değil
Yalnız gezinir aklının çıkmazında
25-07-2007 00:32 - VotkaveBlues 
Gözlerini kapatıp karanlıkta yürümek istedin, gün aydınlıktı ama gözlerin kapalı.
Herşeyden vazgeçmiş bir halin vardı masum kapalı gözlerinin ardında.
Güneşin aydınlattığı herşeyden vazgeçmiş umutsuzluğun karamsar kıldı etrafındakileri,
Kendimi kurban edilmiş gibi hissediyorum. Kurban edildi aşığının gözyaşları
Ayakları yere hiç basmayan, adamlıktan nasibini alamamış hayallerim
Bir çırpıda kül oldu, düşlediğim geleceğim, sensiz bir hiç olan bedenim
Sense, hala gözlerin kapalı ve yürüyorsun hiçkimselere doğru
Kendini olgunlaşmamış düşüncelere hapsediyorsun tüm o mantık felsefesiyle
Bir yanın hala evrim geçirmemiş çocuk, bir yanın ise yaşlanmış ölüyor
Kalbinin bir yerlerinde saklanmış bir aşk kalıntısı var benden kalan
24-07-2007 13:39 - berhan88 
Dinmek bilmeyen yağmur.. Pencerem açık yağmur damlalarıyla karışmış toprağı koklayarak yine seni özlüyorum.. Seni arıyorum yanımda , keşke burada olsaydın diyorum , beraber yaşasaydık her şeyi , her darbede sevgimizle kapasaydık yaralarımızı , sevgimiz yaşama nedenimiz olsaydı hep..
Şu anki gibi olmasaydı hayat , insanlardan bu denli nefret ediyor olmasaydım , gözyaşım üç öğünlük yemeğim olmasaydı , sensizliğin acısını kendime zarar vererek azaltıyor olmasaydım..
Keşke.. Keşke “hayat bu , geçecek elbet..“ diyebilsem.. Diyemiyorum işte beceremiyorum.. O anda kalbim sızlamaya başlıyor , nefes almakta zorlanıyorum.. Ve.. ve yine beni toparlaman için seni istiyorum yanımda.. Yok edemiyorum bıraktığın izleri.. İnatlaşıyorum... 
21-07-2007 14:35 - erayinmann 
Sarhoş kafa güzelken yazdım...
19-07-2007 17:08 - elvan 
özel biri içindi. ( yıl 2004 )
17-07-2007 20:57 - bilmemben 
Şimdi, soğuk bir karanlık kapladı içimi. Kartalların kargalarla sevişmesini izlerken, herşeye, herkesten olabildiğince uzak kalmaya çalışırken ve çoğu olumsuz şeyleri tek bir olumsuz şeye çevirme iyimserliğiyle çırpınırken..
Anne, bir gün ben de uçabilecek miyim?
"Belki kanatların yok ama ruhunun kanatlarını kaplayan bedenin özgürlüksüzüğünün bedelidir, yaşanmış, yaşanacak ve ıskalanmış zamanlarının.."
Bir başka hayatın bir başka alınyazısında dudaklarının titremesi, yanaklarından süzülen bir damla gözyaşı ya da çam ağacının kozasında bir karınca kadar yabancılaşabiliyorum bazen kendime. Şimdi mutsuz bir ürpertim de var artık.
Saçaklarında yalnızlık bekliyor sonbaharın, bir olumsuzluk beklentisi ve ruhumu... 
16-07-2007 20:14 - ruzgar 
Gözlerini aldım, gözlerimin yanına koydum. Ne kadar sessizleşti dünya. Halbuki beş dakika önce belediye hoparlörlerinin mekanik sesi çınlatmıştı kentimi. Çok değil, bir kaç saat önce de markete sigara almaya gitmiştim, o kadar basit bir diyalog yaşamıştım ki kendimden utanmıştım. Derinlik yoktu, şiirsellik yoktu, kahrolası maskem vardı ve birmilyonaltıyüzbin liram.
Sabah terlemiş sokakları adımlamıştım, en dar kapısından girmiştim gündüz hapishaneme, sigara dumanıyla oksijen ihtiyacımı karşılamıştım. Yağmur yağmıştı, sıkılmıştım. Her tarafımda boş diyaloglar biriktirmiş insanlar vardı. Hepsi ölecekti, hepsiyle beraber ben de ölecektim. Konuştuğum tüm insanlar, tüpçü, marketçi, adının önünde sevimsiz bir sıfat taşıyan bütün... 
14-07-2007 17:20 - Ankh 
Kapıyı hafifçe aralayıp başını uzattı.Sol tarafında,kitaplığın yanında olanları-ya da olduğunu düşündüklerini-görmeye tahammül edemeyeceğine dair bir his vardı içinde.Aralanmış kapının hizasında duruyor ancak karşısındaki perdeleri yarı aralanmış pencereyi ve dışarıda uzun bir süredir yağan yağmuru,bir de sağda pencereyle duvarın kesiştiği yerde duran küçük,eskimiş,el yapımı,ahşap masayı görüyordu.Masanın üzerinde yarsına kadar su dolu bir bardak,sararmış sayfalarına tezat oluşturacak şekilde yeniden ciltlenip kaplanmış,üzerinde arapça yazılar olan bir kitap ve bir çerçeve içinde kendi resmi duruyordu.
Hafifçe aralanmış olsa da eskimiş kapının-uzun süredir yağlanmamasından olsa gerek-o iniltiye benzer sesi çıkarmasına... 
10-07-2007 07:58 - JosefK 
Gözlerimi her açışım bir kabusa uyanış sanki!Ardımda bıraktığım bir kalbin ve ardında kaldığım bir aşkın izleri var.Silinmeyen,Silinemeyen...
Şimdi gözlerin yasların adresi oldu bana oysa böyle değildi hep!Bir kalbe,bir sevgiliye ve küçük oyuncak dostlara sahiptim...Şimdiyse en karanlıkta,en kuytuda tepeden izliyorum geçmişi çünkü elimde kalan bir o var birde eski dostum alkol...
Her bitirdiğim gün bir isyanın bitişidir.Her sabah bir ağıt havasıyla başlar bende yırtarım kalbimi hergün daha usta ve daha sadist...
Bir gün gelip gözlerini gösterme bir daha dayanamam!Hele beb bu karanlıkta,bu tepede durmaya alışmışken parçalanmış bir kalbi yine sana adayamam!
Gelme sana adayamam bu kalbi!
09-07-2007 17:31 - ruzgar 
|