Evet, yine geldiler. Kemanın sesi kulaklarımda yankılanıyor. Aynı bu günlerde değişen hava koşulları gibi yüreğim de bir bulutlanıp bir güneşleniyor. Bir tek yağmur yağdıramıyorum. Fakat böyle devam ederse o da
Tree of GloomPublished by Sleepless 11-10-2005 |
|
Evet, yine geldiler. Kemanın sesi kulaklarımda yankılanıyor. Aynı bu günlerde değişen hava koşulları gibi yüreğim de bir bulutlanıp bir güneşleniyor. Bir tek yağmur yağdıramıyorum. Fakat böyle devam ederse o da git gide soğuyacak ve buz tutacak. Yerim rahat, kalbim üç oda bir salon ama içini ısıtacak hiç bir şey yok. Keşke ödeseydim şu faturaları diyorum. Bir umutla uzanırken o vodka şişesine, onun da bittiğini farkediyorum. Öyleyse tek kural var; hareket et ya da öl. Hep özenmişimdir alternatif gençliğe. Kanguru gibi hop hop, etraftan bi haber ne var ne yok... Gerekenleri zamanında yaşamak belki böyle oluyor. Zaten 50 yaşıma geldiğimde yapacak başka bir şeyim olmayacak. Hafıza nakli istiyorum. Kelime dağarcığı arabayı "düt düt", o gitmek isteyip de gidemediğim yerleri "attaa", sevmek isteyip de sevemediğim kişileri "cicci" diye tanımlayabilecek kadar az olan kişiler aranıyor. Ücret dolgundur.
|
|
|
|
#3
Gönderen
Sleepless
on
14-11-2005, 09:29
|
|
İçimde bir dolunay beslemeye başladım. Takıldı kaldı boğazımda.
Kim demiş Ay'da hayat yok diye. Herşey var orada. Aynı dünyadaki gibi. Su var, hava var... Ama tek farkı; zehirliyor. Havasını çektikçe ciğerlerimi, suyunu içtikçe damarlarımı eritiyor. Yine de seviyorum Ay'ı da, bana verdiği şeyleri de. Umuyorum ki bir gün inmez boğazımdan aşağılara doğru. Altında biriken, dışarı çıkmayı bekleyen o kadar çok kelime var ki... Hepsini bir anda söylersem nefessiz kalıp ölebilirim. |
![]() |
| Etiketler |
| gloom, tree |
| Echoes Tools | |
| Görünüş Şekli | |
|
|