yeni taşındığım bir şehirdeydim.otobüsteydim ve daha önce hiç gitmediğim bir semte ulaşmaya çalışıyordum.sokaklar ve binalar çok ilginçti,sanki bir gölge oyununun içindeydim. bi ara otobüsten indim ve evlerinin kapısının önünde çay
|
#176
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
yeni taşındığım bir şehirdeydim.otobüsteydim ve daha önce hiç gitmediğim bir semte ulaşmaya çalışıyordum.sokaklar ve binalar çok ilginçti,sanki bir gölge oyununun içindeydim. bi ara otobüsten indim ve evlerinin kapısının önünde çay içen iki kadına ulaşmaya çalıştığım yeri söyledim,nasıl bulabileceğimi sordum.kadınlar gülmeye başladılar ve oraya gidemeyeceğimi söylediler.neden dedim.senin için fazla tehlikeli orası dediler.hiçbir şey demeyince orası aslında herkes için tehlikeli.sakın gitme oraya dediler.ama gitmem gerek deyip yanlarından ayrıldım(zorum neyse?
)tekrar otobüse bindim.bir süre sonra otobüs bir yolun başına geldi ve durdu.birden her yana karanlık çöktü.şoför arabadan inmemei istedi.aşağı indim.yol kenarından hızlı adımlarla ilerlemeye başladım.bir müddet sonra aradığım yere ulaştım.bir kaleyle park karışımı bir yerdi.ayrıntıları tam göremiyordum çünkü her yer karanlıktı.parkta tek tük insanlar vardı.daha çok kır saçlı,derbeder görünülü 50 yaşlarında adamlar.bulunduğumuz yer şehirden kopmuş,lanetli bir yer gibiydi.insanlar bambaşka bir alemde yaşıyormuş gibiydiler.sokaklarda boş boş yürüyorlardı.etrafta hiç kadın yoktu.onların yanından geçiyordum ama onlardan korkuyordum da ve beni hiç görmemelerini diliyordum.sabaha kadar kalenin çevresinde döndüm ve uyuyakaldım.sabah uyandığımda şehrin girişine yakın bir yerlerde uyuduğumu farkettim.yakınlarda bir taksiye bindim.şoföre başımdan geçenleri anlattım.tekrar oraya gitmem gerektiğini söyledim.bana önce gece yol boyunca tek başıma yürümekle ne kadar büyük bir aptallık ettiğimi anlatmaya başladı.sonra yine o yola girdik,taksi otobüse dönüştü ve hava yeniden karardı.şoför hala konuşuyordu.o konuşurken yolun başında bir adamın olduğunu farkettim.bize doğru yürüyordu.biraz daha yaklaşınca adamın çıplak olduğu çarptı gözüme.şoför küfretti ve hala otobüse doğru tehditkar bir şekilde yürümekte olan adamı ezip geçti.biraz daha ileride bir adam yolun üzerinde başka bir adamı kovalıyordu.ikisi de çırılçıplaktı.kovalanan adam yol kenarındaki çalılıklara atlayınca diğeri de onun peşinden atladı.şoför hala beni o adamları göstererek azarlarken uyandım.
okuyup adam olacağıma üfleyip aşık oldum |
|
#177
|
||||
|
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
evin içinde siyah bir boğa varmış.ödüm patlıyor... sürekli odanın içinde dolanıp duruyormuş burnundan dumanlar çıkararak.ne olursa olsun dedim kapıyı açtım.elimde kırmızı bir bezle önüne geçmişim.kafasını önüne yaslayıp hızla bana koşuyormuş.öldüm ben diyordum.derken kafasını elime sürtmeye başlamış.gülümsüyormuş.siyah bir kedi olmuş sevmeye başlıyordum sevinerek.sonra gidip ona buna anlattım gülüyorlardı falan.böyle işte...
hayat ne tuhaf vapurlar filan... |
|
#178
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
güzel,mor renkli bir taş vardı elimde,odayı toparlıyormuşum galiba,o taşı fazlalık olarak görerek camdan atıyorum.mümkün olduğunca uzak bir yere gitmesi için büyük bir kuvvetle,yukarı doğru savuruyorum taşı.çok yüksekte bir yere gidiyor taş yavaş çekim halinde.onu izlerken yere düşmemesini diliyorum çünkü havada hızla dönerken güneşle birlikte çok hoş mor parıltılar saçıyor etrafa.sonra farkediyorum ki taş çok uzun bir süre geçmesine rağmen yere düşmüyor.gökyüzünde uzakta bir yerde sabitleniyor ama bir avuç içi büyüklüğündeki taş bir araba boyutuna geliyor.o orada,penceremin önünde aylar boyunca(?) duruyor ve bu arada yeşil bir taşa dönüşüyor ve daha parlaklaşıyor.üstü zümrüt gibi,altı koyu yeşil ve gri bir kayadan.bir gün eve gelen bir arkadaşımla taşı izlerken taş düşmeye başlıyor.ben o zaman panik yapıyorum ve taş birden yön değiştirip bize doğru gelmeye başlıyor.pencerenin yanındaki duvara çarpıp yere düşecekken tutmaya çalışıyorum(bu arada taş yeniden ufalıyor).her şey yeniden yavaş çekim oluyor,taş tam yere düşecekken birden hızlanıyor ve odanın içine giriyor,arkadaşımın başına çarpıp odada karmaşık halde yatağın üstünde duran eşyaların arasında bir yere düşüyor.en son oraya koşarak taşı bulmaya çalışıyorduk
bir de babam uzun yıllar önce ölmüş,ve bunu unutmuşum.birden kafamda canlanıyor her şey,yeniden hatırlıyorum ve ağlamaya başlıyorum.
okuyup adam olacağıma üfleyip aşık oldum |
|
#179
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
yakında askere gidicek bi arkadaşımdan mail alıyodum rüyamda.mailde bi cadde bi bağdat bi hoşçakal yazıyodu
gözün aydın ben de delirdim bak en sonunda |
|
#180
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
bağdat caddesine inzibat düşmüş adam. Senle diyaloğu kesmiş
When the world spinning around |
|
#181
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
öyle mi dersin
:
gözün aydın ben de delirdim bak en sonunda |
|
#182
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
geçen günkü fırtınada 11.kattan düşen açelyamı gördüm.annem bulmuş bahçede bir yerde,bir şey olmamış diyordu.baktım,bir sürü parlak beyaz beyaz çiçek açmıştı.sonra zil çaldı,rüya olduğunu idrak edince yıkıldım
![]() bugün matematik dersinde uyurken gördüğümde de mavi bir arabayla deniz üstünden karşı kıyıya geçiyordum.sonra uyandım,"iki ders boyunca uyudu adam ya
okuyup adam olacağıma üfleyip aşık oldum |
|
#183
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
Rüyamda kedim cam pervazındayken ayağı kayıyor yakalamaya gidiyorum ama kayıp aşağıya düşüyor .. Alice harikalar diyarına giderken düşer düşer düşer ya düşmesi hiç bitmez kedimde aynı şekilde düşüyo düşüyo düşüyo ... bende camdan izliyorum . düşmesi çok uzun sürdü ama en sonunda bi cama kondu ordan ağaca atladı falan derken yere sağlam bir iniş yapmayı başardı . Ama sonra sokakta kayboldu ve ben onu aramaya gitmek zorunda kaldım.
Oh , Yeah ? |
|
#184
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
Rüyamda kedim cam pervazındayken ayağı kayıyor yakalamaya gidiyorum ama kayıp aşağıya düşüyor .. Alice harikalar diyarına giderken düşer düşer düşer ya düşmesi hiç bitmez kedimde aynı şekilde düşüyo düşüyo düşüyo ... bende camdan izliyorum . düşmesi çok uzun sürdü ama en sonunda bi cama kondu ordan ağaca atladı falan derken yere sağlam bir iniş yapmayı başardı . Ama sonra sokakta kayboldu ve ben onu aramaya gitmek zorunda kaldım.
the love of a martian |
|
#185
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
Rüyamda kedim cam pervazındayken ayağı kayıyor yakalamaya gidiyorum ama kayıp aşağıya düşüyor .. Alice harikalar diyarına giderken düşer düşer düşer ya düşmesi hiç bitmez kedimde aynı şekilde düşüyo düşüyo düşüyo ... bende camdan izliyorum . düşmesi çok uzun sürdü ama en sonunda bi cama kondu ordan ağaca atladı falan derken yere sağlam bir iniş yapmayı başardı . Ama sonra sokakta kayboldu ve ben onu aramaya gitmek zorunda kaldım. Korkma bişey olmaz.Korkunca olur
|
|
#186
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
benim bi defterim var garip rüyalarımı yazıyorum yıllardır. bi ara üşenmezsem hepsini buraya geçiririm
Kafatasımın içini bir küçük huzur adına aynalarla kaplattım.Ölü ben'im kendini izlesin her yandan o tuhaf sır içinden! |
|
#187
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
Vize haftasıydı. Yapay zeka vizesinden sonraki 2 - 3 gün içinde gördüm bu rüyayı. Ama bilgisi olmayanların da anlaması için biraz ön bilgi vereyim:
*** Agent:Sensörleri aracılığıyla bulunduğu ortamdan verileri alan ve bunlara dayanarak gerekli kararları veren, rasyonel düşünme yeteneğine sahip hede hödö.. Yapay zeka sınavında çıkan bir soru: Orman yangınlarının çıkmasını önleyen ve yangınları söndürmede, soğutmada ve sonraki destek işlemlerinde kullanılacak bir agent tasarlayınız. *** Artık rüyamı anlatabilirim sanırım ![]() Yengem kendine yeni bir iş edinmiş; apartmandaki komşuların ilkokula giden çocuklarına Agent tasarlamayı öğretiyor (uzaktan alakası bile yok aslında) Sonra bu tasarladığım agent bakkala giden, fatura yatıran masum agent'lar tasarlamak yerine, çok daha tehlikeli agent'lar tasarlıyor. Ve afedersiniz dünyanın anuna koyuyorlar sonra. Ben de o sırada "N'aptım ben, HAAYIIIIR!" diyorum ve kalbim hızla atarken uyanıyorum.Bitti
When dusk falls and obscures the sky |
|
#188
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
Vize haftasıydı. Yapay zeka vizesinden sonraki 2 - 3 gün içinde gördüm bu rüyayı. Ama bilgisi olmayanların da anlaması için biraz ön bilgi vereyim:
the love of a martian |
|
#189
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
gördüğüm en garip rüya rahmetli dedemi sağ gördüğüm ama olmayan kardeişim cesedinin depremi yaşadığımız evin önüne sanki bir enkazcasına yıkılışını gördüğüm rüyadır..ezilmiş kafatası ve annemin çığlığı eşilğinde..uyandığım da Pink Floyd echoes çalıyordu..ağzımda o zamanlar içtiğim samsun 216 ve köpeköldüren tadı..ağlayarak uyanmıştım..hala aklıma geldikçe ağlarım..şu an da..
İstatistiğin laneti insanlığın üzerine çökmeden önce, keyif içinde, mutlu, masum bir hayat sürüyorduk ve oldukça iyi düşüncelerle doluyduk. |
|
#190
|
|
|
|