annemle motorsikletle banka soymuştuk bi keresinde (gerçekten gördüm yani yazış değil ) dün de benimkisi ben artık başkasını seviyorum diye beni apartmandan aşağı atıyodu sonra ben de altkatlardan birinin balkonundan
|
#151
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
annemle motorsikletle banka soymuştuk bi keresinde
dün de benimkisi ben artık başkasını seviyorum diye beni apartmandan aşağı atıyodu sonra bi keresinde matrix2de ki motorsiklet sahnesini gerçekleştirmiştim nerdeyse
the love of a martian |
|
#152
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
ben her gece garip rüya görüyorum. artık alıştım ama bazen korkunç olabiliyor. örneğin geçen hafta bütün türkiye'nin elektriklerinin kesildiğini, ardından yine bütün ülkede sırayla sel, fırtına ve deprem olduğunu görmüştüm.
flash ve html site tasarımı yaparım |
|
#153
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
ben her gece garip rüya görüyorum. artık alıştım ama bazen korkunç olabiliyor. örneğin geçen hafta bütün türkiye'nin elektriklerinin kesildiğini, ardından yine bütün ülkede sırayla sel, fırtına ve deprem olduğunu görmüştüm. türkiyede yaşıyosan normaldir |
|
#154
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
birden söylemek istemezdim ama bunun kolay bir yolu da yok ki,bu yüzden en iyisi aniden haber vermek;uyumuyorsun "lulu",bu da bir rüya değil,sen Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşısın.
Bir şey çirkin görünüyorsa bunun tek sebebi onu gerçekten görmüyor oluşunuzdur.Zira çirkinlik bakış açınızla ilgilidir gerçeklerle değil. |
|
#155
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
rüyamda beylikdüzüne gitmeye çalışıyodum ama bitürlü gidemiodum.ayrıca gariptir önce avcılara metroyla ulaşmaya çalışıodum fakat metro rollercoaster gibiydi böyle spinler fln
victims...aren't we all? |
|
#156
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
sürekli uyanıp uyanıp uyuduğum için rüyalarımı tek tek hatırlıyorum 3 tanesini falan. birinde üsküp diye bi yere gidiyoruz kız kardeşimle (benim kız kardeşim yok aslında
bunda da kanal d haber izliyorum. konserlerde manyak gibi kafa sallayanları gösteriyorlar bazıları aduket falan çekiyo kendince kollarıyla eğilip falan. satanist diyorlar sinirleniyorum. sonuncusu süper. tuvaletteyim ve sıçıyorum. öyle bi sıçıyorum ki her taraf bok oluyo elim kolum bacaklarım, arası... öyle de bir rengi var ki daha iğrenç bir renk olamaz. |
|
#157
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
Dün akşam ilk olarak sleepless , ben ve zephyrune olarak istanbulda olan büyük bir kiliseyi soyma planları yaptık. işlemi başarıp tam kiliseden çıkacakken sleepless gördüğü bir rahibe'ye tutuldu ve adam kiliseyi terk etmeyi reddetti. ne yaptıysak yapalım adamı razı edemeyince bu sefer aldıklarımızı geri koyup içerde sleep işi pişirene kadar yabancı değilmişiz gibi gezdik. Sleep bayağı bi süre işi bitiremeyince zephyrune ve ben sıkılarak ortamı terk ettik. Zephyrune çıkış sonrasında stüdyoya gitti bende arabaya binerek şişliye gittim. Şişlide bir okulun önünden geçerken karşıdan karşıya geçmeyi bekleyen bi zenci gördüm. Durarak ona yol verdim ve geçmesinin ardından ilerledim ki işte o sırada bir silah sesi duydum. Sırtımda hissettiğim bir acı üzerine hastaneye doğru ilerledim. Sırtımın ortasından o deyyus zenci vurmuştu beni neyseki hastaneye zamanında yetiştim. Çok eskiden beri çok iyi dostumuz olan bir doktor beni hastaneye yatırdı sonra aileye haber verildi. Ilk once aile büyükleri ağıtlar yakarak geldiler. Sonra beni ameliyata aldılar ve girişte yaklaşık 8 saat süreceğini belirttiler ameliyatın. Uyandığım zaman yanımda sadece cey ve mina vardı. ondan sonra da zaten mina'nın ağlama sesi ile uyandım
People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#158
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
uyanırken hep uçurumdan düşüyor gibi oluyorum,kalp atağı oluyor sabah sabah
|
|
#159
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
rüyamda gitarımın burgularını yapan ibiş burguları takmayıp ,çamaşır ipi gibi delikten geçirip bağlıodu telleri
victims...aren't we all? |
|
#160
|
||||
|
||||
|
Garip ruyalar
bu başlık bilhassa benim için gerekli.yıllar yılı gördüğüm saçma sapan(evet fazlasıyla saçma olduklarının bilincindeyim) rüyaları birine anlatmak aşkıyla yatağımdan fırladığımda etrafımda herkes bir köşeye saklanır durur "kaçıııın ece rüya anlatacak" diye.çok acı çekiyorum.bilmiyorum size oluyor mu.rüyalarımı anlatmazsam o gün huysuz bir insan oluyorum,birini kıstırıp anlatana dek.birkaç yıldır çok sevdiğim vampirli yamyamlı fantastik rüyalarımı göremiyorum,onlara rastlayanlarınız varsa anlatırsa sevinirim.
bir süredir kafam fazlasıyla karışık,bunalıyorum,dersler,şehirler,uzaklıklar vs vs .bu yıl gireceğim öss sınavı içinse "yumurtanın köte dayanması" tabirini rahatlıkla kullanabilirim zira henüz hiç çalışmadım denilebilir.kafamı dağıtmak için tiyatroya gitmek isterken arada gittiğim bir siyasi partinin gençlik örgütünden tiyatro grubu kurulmuş,arkadaşlar davet etti oyunculuk ve senaryo yazarlığı için.fakat ben nedense dandik olacağını düşündüğümden buradaki arkadaşımın ablasının dahil olduğu tiyatro grubuna katılmayı planlıyorum çünkü daha önceden bol bol sohbet edip fikir alışverişinde bulunmuştuk ve provalarını izlemiştim okullarında.aklımdaki şeye çok daha yakındı o.bu gece rüyamda uçsuz bucaksız ve fazlasıyla aydınlık bir sınıfta oturuyordum.arkamda sınıf bitiyor ve bir pencere açılıyordu,pencerenin dışında gece vardı,o pencereden deniz kıyısında bir kayıkta oturmuş saz çalan genç erkekler görüyordum ,ama aynı zamanda onlar sınıfın içindeydiler de.sonra yukarı baktım,bulutlar vardı,ama çok yakınımızdaydılar,üzerimize düşüverecekmiş gibi.önüme dönüp çevremi incelemeye başladığımda arkadaşımın tam önümde bir sırada oturduğunu farkettim,o dersi dinliyordu,ama aslında dersi anlatan hiçkimse yoktu.yanına gittim.tiyatro işi tamamdır dedi.ama izmirde değil de bursadaymış.biraz zor olacak dedi,her gün okul çıkışı bursaya gelip tiyatro çalışmasından sonra evdekilere çaktırmadan izmire geri dönmen.boşver hallederim onu bir şekilde. herşey bombok oldu zaten dedim.sonra uzunca bir süre(uyanana kadar) bunu düşündüm.hayat ne kadar zor dedim.sonra uyandım,hayat zor değil de ben aptalım galiba biraz dedim.sonra yok canım estağfirullah dedim,rüya bu nihayetinde.evet en son bu karara vardım.rüyalarda her şey olur.
okuyup adam olacağıma üfleyip aşık oldum Son düzenleyen sevi : 15-09-2007 - 13:34 |
|
#162
|
||||
|
||||
|
Ynt: rüyalarımızı anlatalım,ya da sadece ben anlatsam da olur
Sevi, Arkadaşlarının rüyanı anlatmayı düşündüğün an bir yerlere kaçtığına hiç şaşırmadım doğrusu
şarap satan insanlara hep şaşarım ; şarap satip ondan daha değerli ne alacak ki.. |
|
#163
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
Rüyam da arkadaşlar cam kenarında muhabbet ediyoruz. 3: kattayız. ARkadaş cam kenarına oturmuş. Bizimle konuşurken birden dengesini kaybediyor ve aşağıya düşüyor. Pat diye ses geliyor. Hemen camdan bakıyoruz. Arkadaş ayağa kalkıyor ve gayet sakin "çok zevkli sizde yapın diyor"
Aynı rüyanın devamında, bu olayın akabinde düzbir yolda yürüyoruz. Elimde tempo dergisi var. Kapağında bir hatun resmi. Yukardan bir helikopter geçiyor. Arkadaş diyor "helikopterden görürler dergiyi" ben diyorum "görmezler,githelikopter kadar uzaklaş bak" diyorum. Gidiyor bakıyor "görünmüyor " diyor. Between the time when the oceans drank Atlantis, and the rise of the sons of Aryas, there was an age undreamed of. And unto this, Conan, destined to wear the jeweled crown of Aquilonia upon a troubled brow. It is I, his chronicler, who alone can tell thee of his saga. |
|
#164
|
||||
|
||||
|
Ynt: Garip ruyalar
Rüyam da arkadaşlar cam kenarında muhabbet ediyoruz. 3: kattayız. ARkadaş cam kenarına oturmuş. Bizimle konuşurken birden dengesini kaybediyor ve aşağıya düşüyor. Pat diye ses geliyor. Hemen camdan bakıyoruz. Arkadaş ayağa kalkıyor ve gayet sakin "çok zevkli sizde yapın diyor"
okuyup adam olacağıma üfleyip aşık oldum |
|
#165
|
||||
|
||||
|
cadı,kedi ve kadın
bir otobüsteydim,ve otobüsteki insanlar benim bir cadı olduğumu düşünüyorlardı.önce önünde durduğum,sonra gidip karşısına oturduğum iki küçük kız yokoluvermişti.ısrarla onları kızların sıcaktan eridiği konusunda ikna etmeye çalışıyordum.otobüste sadece birkaç kişi vardı.ben arkalardaydım,önlerde ters bir şekilde,yüzü bana dönük oturmuş olan yaşlı bir kadının bakışları beni korkutuyordu.sonra masum olduğumu ispatlayacağımı söyledim.kabul ettiler ve bir anda ortalık yatıştı.insanların camdan dışarı bakmasını fırsat bilerek ağzımdan bir parça beyaz çikolata çıkardım ve önceden önümdeki küçük kızın oturduğu koltuğun üzerine koydum.güneşten biraz daha erimesini bekledim.biraz sonra yüzümde gücenmiş bir ifadeyle onlara erimiş çikolatayı gösterdiğimde utandılar.o esnada otobüsün evime kadar geldiğini anladım(bursadaki eski ev)otobüsten indim.sokağa girdim.sokak hemen hemen ıssızdı ama evin önünde sanki camdan atılmış gibi parçalanmış birkaç eşya duruyordu.lastikler,unufak olmuş bir koltuk ve demir parçaları.eşyaların arasında büyük bir kırçıllı kül rengi kedi dolaşıyordu.hayli cüsseli ama zayıftı,yürüyüşü ayakları dolanan derbeder bir sarhoşu anımsatıyordu ve hastalıklı görünüyordu.o kediyi tanıyordum(nereden tanıdığımı uyandıktan sonra farkettim.eskiden sokaktaki kedilere süt verirken sürekli bacaklarıma dolanıp duran bir kediydi.burnu sürekli akar ve fışırtılı nefes alırdı,sürekli hapşururdu.tüyleri çok kirliydi.onun tüylerini okşadığımda ellerim sanki pudralanmış da defalarca yıkasam da çıkmayacakmış gibi hissettiren bir toz tabakasıyla kaplı gibi olurdu.)herneyse,o kediyi tanıyordum ve o an pek yanına sokulmak istemedim.ne yazık ki o da beni tanıyordu.beni sokağın başında gördüğünde yalpalaya yalpalaya yanıma geldi ve bacaklarıma sürtünmeye başladı.ona çok işim olduğunu söyledim.evin önüne gelmiştim.ortalığa saçılmış eşyaların arasından kapıya ulaşmaya çalışırken yolumu kesti yine.ve birden uzun kahverengi kıvırcık saçlı,bal rengi gözlü,yüz hatları sert,yine de güzel olan uzun boylu ve çıplak bir kadına dönüştü.büyük,çelimsiz ve kemikli elleriyle ellerimi tuttu,havaya kaldırdı ve gülümsedi.(ellerinde yine o pudralı his)başını uzatıyor,beni öpmeye çalışıyordu.ona gerçekten çok acelem olduğunu söyledim.ellerimi nazikçe onun ellerinden kurtarmaya çalışıyordum,nihayetinde kurtulmayı başardığımda arkamda durmuş bana bakmakta olduğunu hissettim.birden omuzlarımdan tuttu.karşı koymaya çalışıyordum.çok sinirlendiğini hissediyordum ama hala gülümsüyordu.ona korkuyla "şuanda olmaz,hemen yukarı çıkmam gerek"dedim.birden omuzlarımdaki eli güçlendi,beni geri geri kapıya doğru itmeye başladı.çok korkmuştum çünkü asla karşı koyamayacağım bir kuvvet kazanmıştı bir anda.sırtımı kapıya bastırıyordu,köşeye sıkışmıştım."deli kuvveti" diye geçirdim içimden.parlak bal rengi gözleri kaymaya başladı,en korkuncu bu olurken hala gülümsüyor ve yüzüme doğru yaklaşıyor olmasıydı!gözleri yılan gibiydi,gittikçe daha da şaşı oluyordu.artık karşımda bir deli olduğunu hissetmiştim.çığlık attım.sokaktan sadece kü |