Alıntı: Dave Mevcut olan partiler belli.Akp ne oldugu belirsiz bir parti, Amerika'ya mı yoksa kendi ideallerine(islam devleti) mi hizmet ettigi net olmayan bir parti.Aynı zamanda iclerinde birkacı haric cok gerzek
| Anket Sonuçları: Oyunuzu nereye vermeyi düşünüyorsunuz? | |||
| ATP - Aydınlık Türkiye Partisi |
|
0 | 0% |
| BTP - Bağımsız Türkiye Partisi |
|
1 | 1.27% |
| SP - Saadet Partisi |
|
2 | 2.53% |
| İP - İşçi Partisi |
|
1 | 1.27% |
| CHP - Cumhuriye Halk Partisi |
|
24 | 30.38% |
| HYP - Halkın Yükselişi Partisi |
|
0 | 0% |
| ÖDP - Özgürlük ve Dayanışma Partisi |
|
1 | 1.27% |
| GP - Genç Parti |
|
2 | 2.53% |
| DP - Demokrat Parti |
|
4 | 5.06% |
| LDP - Liberal Demokrat Parti |
|
0 | 0% |
| MHP - Milliyetçi Hareket Partisi |
|
12 | 15.19% |
| AKP - Adalet ve Kalkınma Partisi |
|
12 | 15.19% |
| EMEP - Emek Partisi |
|
0 | 0% |
| Bağımsızlardan birine oy vereceğim |
|
7 | 8.86% |
| Oy vermeyeceğim / Boş-ve-re-ce-ğim |
|
10 | 12.66% |
| TKP |
|
3 | 3.80% |
| Oy Kullanıcılar: 79. Bu anket kapanmıştır. | |||
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Topiği Değerlendir | Görünüş Şekli |
|
#26
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
Mevcut olan partiler belli.Akp ne oldugu belirsiz bir parti, Amerika'ya mı yoksa kendi ideallerine(islam devleti) mi hizmet ettigi net olmayan bir parti.Aynı zamanda iclerinde birkacı haric cok gerzek adam var.Oy verdigime pisman olurum. Şu anda barakı geçeceği kesin olan 3 parti var , AKP , CHP , MHP ki bunların oy oranları belli değil. Olurda ANAP tababı DT'yi desteklerse DT'de geçebilir ama çok ilginç bir şekilde Genç Partide geçebilir barajı. Ondan dolayı bu iki parti arasında oy tercihi yapmak kritik olabilir hatta daha ileri giderek Genç Partiye oy vermek gerçekten çok kritik oynamalara yol açabilir. Her akşam oturup liderlerin röportajlarını seyrediyorum. Ntv'de geçen akşam Cem Uzan'ı seyrettim. Ne kadar sıkıştırsalarda gerçekten çok düzgün ve realist şekilde konuştu. Bu kadar iğrenç politikacı içerisinde bir anda sempatimi kazanan birisi durumuna geçti düşünceleri ve dile getirdikleriyle. Kaldı ki bu adamdan yıllardır nefret eden birisiyim. Kısaca diyeceğim şudur , var olan sistemden memnun değil misiniz ? oy verecek parti bulamıyor musunuz ? Sağ sol ayırmadan barajı geçme ihtimali olana oy verin. Bu gerçek anlamda ülkemizin menfaatine olucaktır. People fear death even more than pain. It's strange that they fear death. Life hurts a lot more than death. At the point of death, the pain is over. Yeah, I guess it is a friend. |
|
#27
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
anarşi ve kaosdan bir devrim de doğabilir faşist bir diktatörlük de..sorumluluk almaktan kaçıp halkın ezile ezile patlayacağını beklemek ve bundan yarar ummak pragmatist bir anlayıştır daha da ötesi devrimci değildir..bir düzen değişimi olabilmesi için uşaktaki siirtteki batmandaki vs.. seçmenlerin 'birey' olmanın ötesinde özne olmayı başarması gereklidir..bu halkı bu haliyle bir kaosun içine bırakırsak o karanlıkta tutunacak en sağlam eli ararlar..o el de genellikle silahlıdır..bu yazdıklarımı pek kıymetli parlamenter sistemimizi meşru hale getirebilmek için yazmış olduğumu sanmayın..ancak sesi duyulmayanların sesini cılız da olsa üç beş kişiyle parlamentodan duyurmak 'birşey'dir..aslolan ise parlamenter sistemin ötesinde günlük hayatın her yerinde kendi kararlarımızı başkalarına emanet etmemektir..her kafadan ses çıkmasıdır..zihniyet olarak feodal,üretim ilişkileri açısından kapitalist bir toplumda yaşayıp doğacak bir 'kaos'dan anarşist-otonom bir toplum doğmasını beklemek ütopyanın ötesinde cehaletle açıklanabilir..kendi sorumluklarını alamamış bireylerle ancak faşist bir ütopya doğar..bize gerekli olan ise toplumdaki hiyerarşik yapılanmanın ortadan kaldıracak bir 'kaos' beklemek değil..ortadan kaldırmaktır..tıpkı bir zamanlar Fatsa'da yapılmış olduğu gibi..
Çatlaklar kutsaldır,çünkü,ışığı içeri sızdırırlar |
|
#28
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
evet belki ilginç olabilir ama öyle bir şey yaşanma ihtimali gayet de düşük gözüküyor. o yüzden insanlar oy kullanmadıkça en istemediğimiz partiler tek başına iktidar oluyor. Hiç bi partiye oy atmamaktansa kötünün iyisine oy atmak bence en mantıklısı. Dediğim gibi oy kullanılmadığı taktir de zaten hepsini tepene layık görmüş oluyorsun; bu senin yaptığın oy atmama eğlemini etkisiz kılıyor kendi kendini sıfırlıyorsun. Belki de kendi kendimi sıfırlamaktan hoşlanıyorum.. |
|
#29
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
Oradaki kendini sıfırlama fikirlerini sıfırlama açısındandı yoksa Türkiye'ye çok şey kaybettirecek kanımca
neysem..
Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım? |
|
#30
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
akp görünüyor..
|
|
#31
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
bence kim gelirse gelsin akp gelmesin gelen herkim olursa olsun akp kadar kötü olamaz neyse burdan pek akp hakkında yorum yapmıyorum ama yavas yavas açıklanan bazı konular oluyor tabi bunlara gazeteler yer vermiyor (sebebi belli) benim görüşüm gelmiş geçmiş en kötü yönetimdi tek iyi tarafı oldu seçimler yaklasırken okadar güzel seyler yapılıyorki (heske herzaamn böyle iyi seyler yapılsa) en azından izmirde otobüs sayısını arttırmıslar
düşmansız bir savaşta düştüler kalkmayacaklar |
|
#32
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
vural şavaş'tı galiba bir kitap vardı
"akp chp elele"
Gotta catch'em all |
|
#33
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
bazı şeyleri cok iyi beceriyor.. ahkam kesmeyi:S
|
|
#34
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
efem aydın/didim den bildiriyorum. buralarda chp hüküm sürmekte diyebiliriz.. hele ki bizim koyda chp dışında parti bayrağı yok gibi.. bir tek merkezde akp bayrağı var biraz..o kadar..sırf chp propoganda minibüsleri kaldırıyor fln..
Herşey o kadar vardı ki, aslında yoktu... Di mi Hayatım? |
|
#35
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
Hıncal Uluç'un çok beğendiğim yazısını paylaşmadan edemeyeceğim:
--------------------------------------------------- Atatürk Cumhuryeti'nin devamı için oy!.. Son seçimlerde belediye için oy kullandım, genel seçimlerde "Evet" damgamı hiç basmadım. Oyumu almaya layık bir partiyi ortalarda göremediğim, içlerinden biri iktidara gelirse, yanlışlarına katılmış olmayı istemediğimden.. Bu seçimde kullanacağım.. Çünkü kullanmam gerek. Çünkü kullanmadığım oy, demokrat kardeşlerimin gıkı çıkmıyor nedense ama, tıpkı kullanılmış gibi birinci partiye gidiyor. Seçmenin topu topu dörtte birinin oyunu alabilen bir parti, Anayasa'yı değiştirecek ve Cumhuriyetin bütün kurumlarını ele geçirebilecek bir sayısal Meclis gücüne ulaşıyor. O Meclis de, sadece liderin işareti ile karar verdiğinden, o çok savunulan demokrasi, aslında bir Tiran yönetimine dönüşüyor. O kişi tek başına tüm milletvekillerini seçiyor. Yetmiyor.. Cumhurbaşkanını seçme yetkisini de alıyor.. Hıncal'a "Faşist" diyen demokrat meslekdaşları, bu acı gerçek üzerine tek satır yazmıyorlar. Oyumu vermezsem bu defa da, aslında AKP'ye oy vermiş olacağım. Seçim sistemi böyle.. Oysa, bir Atatürk Cumhuriyetçisi olarak, AKP'nin bugün geldiği sınırda durdurulması, hatta geriletilmesi gerektiğine inanıyorum. "Ben Demokrat değil, Cumhuriyetçiyim" demiştim. Bunları yinelemenin anlamı yok. Bugün bir başka şey üzerinde duracağım.. Bir şehir efsanesi var ya, hani.. AKP geldi, ekonomi düzeldi.. Tek parti iktidarı geldi, ülke istikrara kavuştu.. Palavra.. AKP'nin kontrolündeki medyanın uydurması.. Bu iktidar sayesinde daha da zengin olan, zenginlerin havası.. Hepsi o.. Bir defa ekonomide, koalisyon hükümetinin ardından gelen rahatlamayla AKP'nin fazla alakası yok. Formülü Kemal Derviş, Amerika'dan getirdi. Koalisyon işleme koydu. Başta sıkıntı ve felaket kemer sıkma.. Tam bu dönem biter, meyve toplama zamanı gelirken, Devlet Bahçeli paniğe kapılınca, MHP koalisyonu bozdu. Ecevit de panikten nasibini alınca, Erken Seçim kararı alındı. Sıkıntıları çeken halk, bir başka alternatif arayınca, sandıktan AKP çıktı. Kemer sıkma meyveleri de toplanmaya başlayınca, başarı AKP'nin üzerine kaldı. Hepsi o.. Onun ötesinde, bugün "Tarafsız (!)" medyanın yazmadığı, söylemediği öylesi gerçekler var ki, alt alta sıralayınca, AKP İktidarının gerçek tablosu ortaya çıkıyor. Şöyle bir göz atalım mı?.. - AKP iktidara geldiğinde terör tümüyle sona ermişti. Ülke güllük gülistanlıktı. Bir de bugüne bakın. Şehitsiz günümüz yok. ABD ve AB'nin güdümündeki hükümet, etkin kararları, özgür alamıyor. Çözüm kaf dağının ardında. - Ülkedeki suç sayısında artış akıllara seza.. İki sebeb var. Birincisi, AKP'nin çıkardığı yeni yasalarla suçun cezasının verilmesi nerdeyse imkansızlaştı. Polisin eli kolu bağlanırken, suç işleme teşvik edildi. İkincisi.. İşsizlik cumhuriyetin hiçbir döneminde rastlanmadık boyutlara ulaşınca, aç insanlar kap kaçı, ekmek parası yapmak zorunda kaldılar. Bugün AKP'nin gecekondu semtlerine dağıttığı, küçücük erzak paketlerinin bile oyları etkileyeceği hesaplanıyorsa, anlayın açlığın ölçüsünü.. - Gümrükler uyuşturucudan silaha, et, şekerden, sigaraya, akaryakıta, yol geçen hanı haline geldi. Kaçak akaryakıtın 20 milyar doları bulduğu hesaplanıyor. Ülkeye yılda 1 milyon ton kaçak şeker giriyor. - Özelleştirme adı altında Petkim dahil tüm "Stratejik" sektörler yabancılara satıldı. - AKP İktidar olduğunda, giren ve çıkan döviz arasındaki aleyhimize fark, 1.5 milyar dolarken, bugün 31.5 milyar dolar. - AKP İktidar olduğu zaman, ithalat-ihracat açığımız 15 milyar dolarken, bugün 53 milyar dolar. - AKP İktidar olduğunda ülkenin toplam borcu 222 milyar dolarken, bugün 400 milyar dolar. - AKP iktidar olduğunda her çocuk 3187 dolar borçla doğuyordu. Bugün 5458 dolar borçluyuz adam başı, doğduğumuz gün. - AKP iktidar olduğunda, ailelerin bankalara borcu 4.3 milyar lirayken, bugün 24.4 milyar. - Kredi kartları borçları, 2002'de 4.3 milyar lirayken, bugün 21.2 milyar. - AKP İktidar olduğunda bankacılık sektörümüzde yabancı eli, yüzde 3. Bugün yüzde 42. - 2002'den bugüne, karşılıksız çekler yüzde 102, protesto edilen çekler, yüzde 204 arttı. - AKP iktidar olduğunda 8 milyon vergi yükümlüsü varken, artan nüfusa rağmen, bu sayı 7.5milyona indi. Sebep işsizlikteki artış ve iş yerlerinin kapanması.. Şimdi bu mudur, ekonomik gelişme, refah ve istikrar tablosu?.. AKP düşüncesine verilen ödünler, bu tablo için midir?. 22 Temmuz "Harç bitti. Yapı paydos" günü olmalıdır. Hıncal ULUÇ --------------------------------------------------------- Son düzenleyen redlabel : 18-07-2007 - 23:04 |
|
#36
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
''Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki asli cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalınmasın'' Mustafa Kemal ATATÜRK
Efendiler! Avrupa'nın bütün ilerlemesine, yükselmesine ve medenileşmesine karşılık Türkiye tam tersine gerilemiş ve düşüş vadisine yuvarlanadurmuştur. Artık vaziyeti düzeltmek için mutlaka Avrupa'dan nasihat almak, bütün işleri Avrupa'nın emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa'dan almak gibi birtakım zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin?.. Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir! Mustafa Kemal ATATÜRK en büyük temennim akp nin iktidar olmaması! |
|
#37
|
||||
|
||||
|
Ynt: 22 Temmuz 2007 Türkiye Genel Seçimleri
Sol yok ki birleşsin...
Sol nedir? Hümanizmdir.. Yani insana en üstün değeri veren düşünce sistemidir.. Sol nedir? En ileri üretim biçiminden yana olmak demektir.. Teknolojik değişime arka çıkmak demektir.. Sol nedir? Evrenseliktir.. İnsanlık değerlerinin sahipliğidir.. Sol nedir? Adalettir.. Vicdandır.. Sol nedir? Hakkı, hukuku yenilenin yanında durmaktır.. Sol nedir? Çaresize çare olmaktır.. Tabiii.. Bu gerçek.. Evrensel.. Doğru ve sahici bir sol... *** Bizde kendine ‘sol’ adı veren madrabazlık ne? Askeriye safında ‘askeri laiklik’ ezberini sürekli tekrarlamak.. İşsizlikmiş.. Yoksullukmuş.. Gelir dağılımı adaletsizliğiymiş.. Bölgeler arası dengesizlikmiş.. Hakmış, hukukmuş.. Ne gezer.. Eski bir çukulata reklamı gibiler.. Halkın sorunlarını sıralayınca hep aynı cevap.. İşsizlik.. ‘Laiklik elden gidiyor ‘ Yoksulluk.. ‘Laiklik elden gidiyor’.. **** Bu topraklar hiçbir zaman gerçek bir sol üretemedi.. Batının ‘tüketim kalıplarını’ taklit etmeye.. Batı gibi ‘para harcamaya’ buralarda sol dendi.. Halbuki solun varlığı üretim biçimi ve üretim biçimindeki değişimdir.. Batı burjuva devrimini Türkiye’ye üst yapı kurumu olarak taşımanın sol ile ilgisi nedir, anlaşılır gibi değil.. Üretim biçimini değiştirmeyince bunların ne ciddiyeti, ne kalıcılığı var.. Zaten şu soruya bir türlü cevap alamıyorum: Türkiye’de Atatürk devrimleri tahlikede mi? Değilse, laiklik şamatası ne? Yok, eğer Türkiye’de Atatürk devrimleri oturmadıysa da o zaman neden oturmadı diye sormak ve daha ciddi bir analizle olup bitene bakmak gerekmez mi? Ama iş darbecilikle başlayıp, darbecilikle bitince bu sorular da duyulmuyor.. **** Yaşadığımız dönem Türkiye’deki üretim biçiminin ilk kez dönüştüğü bir dönem,, Sol felsefeden gelen aklı başında herkesin tüm varlığıyla bu dönüşümü destekliyeceği bir süreçten geçiyoruz.. Türkiye’nin Bizans’tan bu yana kıpırdamayan yapısı değişiyor.. Köylülük çözülüyor.. Esnaflık çözülüyor.. Sanayi yapısı farklaşıyor.. Teknoloji nitelik kazanıyor.. Sanayi yapısı nitelik kazandıkça sosyolojik yapının modernleştiği bir dönem.. Nasıl? AB sayesinde.. Bu sürece karşı durarak ilerici olunabilir mi? *** Solun işlevi bir yandan Türkiye’nin içinde bulunduğu hızlı modernleşmeyi desteklemek.. Diğer yanda ise bu dönüşüme ayak uyduramayanların sorunlarına.. Çaresizlere.. Tutunamıyanlara el uzatmak olmalı.. Modernleşmenin yarattığı toplumsal çıkmazlara makro çareler üretmek olmalı.. Bizde askeri muhtıra ile sol adnı kulanan parti genel merkezi arasında fark olmadığı için bunlardan çok uzağız.. *** Bizde sol diye yutturulan.. Enternasyonolizme karşı çıkar.. Üretim biçimin dönüşümünü değil köylülüğün mevcut halini savunur.. İnsana boş verir.. Adaletsizliğe aldırmaz.. Darbeciliğe tavır almaz.. Haksızlığa isyan etmez.. Halkı dışlar.. Halka güvenmez.. Hak ve hukuka değil, güce endeksli siyaset güder.. Sosyallik de.. Demokrasi de umuru olmaz.. Askeri zihniyetin yanıbaşında tak amentüsü olan laiklikle yatar, laiklikle kalkar.. Ama demokrasiye sahiplenmez.. Şimdi bunlar birleşemiyormuş.. Birleşmeyip, dağınık kalsınlar.. Bir mahsuru yok ki.. Mahsuru olan, solla ilşkisi olmayan kışla taraftarlarını sol diye sunmak.. |