The Nest Of An Intelligent Life Form
Medal Of Honor
Posted 23-02-2008 at 23:36 by Thunderpeak
Kütahya'da tek başıma yaşadığım zamanlar. Birkaç dersi kalmış olan, sınıf arkadaşım Serhat ara ara gelip bende kalıyor ve derslere girip geri dönüyor. Ben de tek başıma kaldığım için evin diğer anahtarını eski yurt sahibine bıraktım. Serhat ben Kütahya'da olmazsam anahtarı ondan alıp kalıyor ama genelde gelmeden evvel haber ediyor.
Bir kış gecesi. Evde tek başımayım. Tek kaldığım için salonu bir büyük oda haline getirdim ve orda kalıyorum. Medal Of Honor oynuyorum. Işıkları kapattım. Perdeleri çektim. Salonun kapısını kapattım. Kulaklıklarımı taktım. Elimde sniper tüfeği,sisin içinde sessizce ilerliyorum. Her an karşıma bir Alman kurdu çıkabilir ve o beni fark etmeden ben onu vurmalıyım. Bir kurt görüyorum. O da beni fark ediyor. Koşmaya başlıyor ve ben onu vuruyorum. İlerlemeye devam ediyorum. Salon kapısı hareket etti sanki. Oyun karanlık ve içerisi ışıksız olduğundan seçemiyorum ama oyuna dikkat etmeliyim. Salon kapısı açılıyor. Kafamı çeviriyorum. Kanım donuyor. Salon kapısından içeri uzanmış bir kafa bana bakıyor. Monitörden gelen loş ışıkda parlayan gözlük camlarını görüyorum. Kulaklıkları fırlatıyor ve bağırıyorum "Nooluyoo Laaaaaannn?!!" Sırtımdan soğuk terler akıyor.
Serhat, ışığa uzanıyor ve açıyor "Bişey yok olm, sen evde miydin? ben seni gittin sanıyodum."
Bir kış gecesi. Evde tek başımayım. Tek kaldığım için salonu bir büyük oda haline getirdim ve orda kalıyorum. Medal Of Honor oynuyorum. Işıkları kapattım. Perdeleri çektim. Salonun kapısını kapattım. Kulaklıklarımı taktım. Elimde sniper tüfeği,sisin içinde sessizce ilerliyorum. Her an karşıma bir Alman kurdu çıkabilir ve o beni fark etmeden ben onu vurmalıyım. Bir kurt görüyorum. O da beni fark ediyor. Koşmaya başlıyor ve ben onu vuruyorum. İlerlemeye devam ediyorum. Salon kapısı hareket etti sanki. Oyun karanlık ve içerisi ışıksız olduğundan seçemiyorum ama oyuna dikkat etmeliyim. Salon kapısı açılıyor. Kafamı çeviriyorum. Kanım donuyor. Salon kapısından içeri uzanmış bir kafa bana bakıyor. Monitörden gelen loş ışıkda parlayan gözlük camlarını görüyorum. Kulaklıkları fırlatıyor ve bağırıyorum "Nooluyoo Laaaaaannn?!!" Sırtımdan soğuk terler akıyor.
Serhat, ışığa uzanıyor ve açıyor "Bişey yok olm, sen evde miydin? ben seni gittin sanıyodum."
Toplam Yorumlar 0
Yorumlar
Yorum Gönderin
|
Toplam Trackbacks 0




