Yılanlı/Burmalı Sütun

Ayyas  »  Bloglar  »  §ờµпđ_ờ₣_§ίℓĕп¢ĕ  »  Yılanlı/Burmalı Sütun

Biraz deliyim galiba Bir de herkesi ve herşeyi, herşeye rağmen her zaman seviyorum... Manyağım ben… Deli ötesi... Mal... Artık siz ne yakıştırırsanız...

Ya da şöyle diyelim " Kim; neyi, nasıl düşünmek istiyorsa..."

Saygılar efenim...
Bu Başlığı Değerlendirin

Yılanlı/Burmalı Sütun

Posted 21-08-2007 at 17:51 by Sound_Of_Silence
Updated 07-09-2007 at 00:10 by Sound_Of_Silence
Tarihi

Sultanahmet Meydanında iki dikili taşın arasında bulunmaktadır. "Burmalı Sütun" adı ile tanınır. M.Ö. 497 de Yunanlıların Platai'de Perslere karşı kazandıkları zaferin bir anısı olarak Delphi'deki Apollon tapınağına sunulmuştur. Savaşı kaybeden Perslilerin silahları eritilerek yapılmıştır.

IV. yüzyılda Roma İmparatoru I. Konstantin tarafından Hipodrom'a Yunanistan'dan getirilerek dikilmiştir. 1204 yılında IV. Haçlı ordusu tarafından yıkılmıştır. 1856 yılında yapılan arkeolojik kazılarda bu savaşa {Perslilerle} giren 31 Yunan şehrine ait adların yazıtta belirtiği {şimdi doğal olarak silinmiştir.} ve altında bir şu yolu olduğu görülmüştür. Bu nedenle Bizans döneminde çeşme olarak kullanıldığı düşünülüyor.

Tabanı çukurda kaldığından etrafı demir parmaklıkla çevrilidir. Şimdiki halinde parmaklıklardan bakılınca {temelinden daha yüksekten} boğumlarının dip tarafından yukarıya doğru gittikçe kalınlaştığı görülebilir. Böylece aşağıdan bakacak bir kişi perspektifi olarak dümdüz yukarı uzanıyor görecektir burmaları. Ayrıca baktığımız yer itibariyle sütunun ilk dikildiği zamandan bu yana Sultanahmet meydanının ne kadar yükseldiğini de gözlemleyebiliriz.

Zamanında 29 burmalı ve 8 metre yüksekliğinde idi. Üç yılan başı üzerindeki 3 metre çaplı kazan bugün yerinde yoktur. Nitekim daha Delphi'den gelemeden kaybolmuştur ortalardan. {Kökeni araştırıldığında birbirine sarılmış üç tunç yılanın başları üzerinde taşıdığı antik devre ait üç ayaklı bir tütsü kazanı olduğu anlaşılmaktadır. }

XVIII. yüzyılda yerinden koparak düşen yılan başlarından biri Londra'da British Museum'da; bir başın üç çenesi ise İstanbul Arkeoloji Müzesinde bulunmaktadır. Rivayetlere göreyse yılan başları öyle durduk yerde koparak düşmemiştir yerinden. Çoğu Osmanlı döneminde; yılanların başlarının şehre dönük olmasından ötürü uğursuzluk getirdiği gerekçesiyle taşlanmıştır. Ayrıca bu sütunun İstanbul'u çiyanlardan, akreplerden ve çeşitli haşerelerden korduğuna inanılırmış. Ayrıca burmaların ucu yılanlarla değil ejderha başlarıyla bitermiş.

Nitekim Evliya Çelebi Seyahatname'sinde şöyle bahseder:

"İstanbul'da 17. tılsım burma direktir. Bu direk üç başlı ejderha suretini gösterip başının birisini bir yeniçeri, kılıç ile bir vuruşta kırmıştır. O tarihte kısmen tılsımı bozulmuş olup İstanbul içine yılan, çiyan ve akrep misali hayvanlar yayılmıştır."

Günümüze ulaşmayan yılan başlarının XVII. yüzyıl sonlarına kadar bulunduğu, hünernamedeki minyatürler ile Alman ressam Bretchen'da ve Davis'in resimlerinde görülür.

günümüze ulaşamayan yılanların başlarının xvii. yüzyıl sonlarına kadar bulunduğu hünernamedeki minyatürler ile alman ressamlarından bretchenda ve davis’in resimlerinden öğreniyoruz.

Resimler

Burmalı Sütun - 1
Burmalı Sütun - 2
Burmalı Sütun - 3


Kaynaklar
vikipedia
ve
Türkiye tarihi yerler kılavuzu

Görüntüleme 74 Yorumlar 0 Edit Tags Blog Başlığını Email ile Gönder
Toplam Yorumlar 0

Yorumlar

Yorum Gönderin Yorum Gönderin
Toplam Trackbacks 0

Trackbacks