Yazılarım
Biraz deliyim galiba
Bir de herkesi ve herşeyi, her şeye rağmen her zaman seviyorum... Manyağım ben… Deli ötesi... Mal... Artık siz ne yakıştırırsanız...
Ya da şöyle diyelim " Kim; neyi, nasıl düşünmek istiyorsa..."
Saygılar efenim...
Anitta'nın Laneti
Posted 09-03-2008 at 10:42 by Sound_Of_Silence
Yaptığım bir kitap incelemesini sizlerle paylaşmak istedim. Kitabın ismi Anitta'nın Laneti ve yazarı Mahfi Eğilmez.Kitabın konusu gereği, incelemeyi yaparken Hititlerin yaşam tarzına da değinmiş oldum.
****
Anitta’nın Laneti
Anadolu’da bizden önce yaşamış ve büyük bir imparatorluk kurmuş olan Hititleri anlatan bu kitapla, tarihteki pek çok yanlışa ve halk için bilinmeyene de ışık tutuluyor. Çoğu insan Hititler hakkında tek kelime bilgi sahibi...
Esas Suçlu Medya Mı?
Posted 28-02-2008 at 21:57 by Sound_Of_Silence
Pazar günü “Herkes medyayı suçluyor, eses suçlu medya mı?” adı altında bir panele katıldım. Panele konuşmacı olarak gelen kişiler Okay Gönensin, Mehmet Altan, Hilmi Hacaloğlu ve Gökmen Özdemir’di.
Üç bölümden oluşan panelin ilk iki bölümü konuşmacıların görüşlerini bildirmesi, üçüncü bölüm ise soru-cevap şeklinde geçti.
Öncelikle Gökmen Özdemir; spor basını hakkındaki suçlamaların %90
doğru olduğundan, pek çok gerçeğin “halk okumaz” kaygısıyla yayınlanmasından...
İstanbulda Sis
Posted 09-02-2008 at 01:15 by Sound_Of_Silence
Updated 17-02-2008 at 22:22 by Sound_Of_Silence
Aslında bu yazıyı salı günü yazmam lazımdı; ama ancak fırsat bulabildim.
Salı günü neredeyse sabahtan akşama kadar İstanbul'da, en azından sahil kısımları ve yoğun olarak Anadolu Yakasında inanılmaz bir sis vardı. Sisi fırsat bilip, vapurların yolcularını kapan motorlar bile çalışmıyordu; o derece.
Benim de şansa üniversitede bütünleme sınavım vardı. Evim Kadıköy vapur iskelesine oldukça yakın olmasına karşın, etrafta sis olduğunu belirten hiç bir şey yoktu; etraf...
Baş Döndürücü Birşey
Posted 07-02-2008 at 18:54 by Sound_Of_Silence
Updated 08-02-2008 at 02:36 by Sound_Of_Silence
Baş Döndürücü Birşey
Durmaksızın dönen şu dünyada,
Bir de durmaksızın başımı döndüren sen olunca
Sarhoşmuşcasına dönüp dururken,
Çılgıncasına gülüp coşarken,
Çok mutluyum;
Çünkü sen,
Başımı döndürüp döndürüp duran,
Beni gülmekten kıran,
Her zaman yanımda olan,
Dünyamsın...
Kısacası sen,
Baş döndürücü birşeysin sanırım...
07.02.08
Sound Of Silence
Rüya Gibi Geçti
Posted 28-01-2008 at 02:46 by Sound_Of_Silence
Updated 28-01-2008 at 03:37 by Sound_Of_Silence

Herşey sanki bi rüya gibi. Bu haftasonum hiç yaşanmadı sanki. O kadar çabuk geçti ki zaman, anlayamadım bile geldim mi; gittim mi?
Cuma günkü heyecan hala içimde, cuma günü trene binmeden evvel ve tren de ne kadar heyecanlıydım anlatamam. Biraz bu heyecanın etkisi biraz da pulmanın aşırı sıcak olmasının baygınlığı yüzünden 9 saatlik yolda gözümü istesem de kırpamadım, kısacası uyuyamadım; ancak umarımda...
Heyecan mı arıyorsunuz?...
Posted 28-12-2007 at 02:01 by Sound_Of_Silence
Heyecan mı arıyorsunuz?Macera mı istiyorsunuz?Daha fazla adrenalin mi? O zaman doğru tercih İstanbul Üniversitesi!
Buaralar pek hareketli hayatım… Eylemler, kavgalar, bomba ihbarları… Hepsi de benim yolumun üstünde, benim fakültemin içinde ne hikmetse.
Dünden başlayayım mesela. Öncelikle iki grup okulun edebiyar fakültesinde birbirine girmiş. “İslamcı Gençlik” ve TKP’liler “Fetullah Gülen” üzerine çıkan bir tartışma sonucu birbirlerine...
şafak...
Posted 16-12-2007 at 02:35 by Sound_Of_Silence
Şafak 225=tam 7,5 ay... Aman aman.. Yarısı gitti yarısı kaldı ne iş
Biraz daha hızlı saramaz mı şu zaman kendini? {isteyince başarıyor; biliyoruz ne yazık ki...}
Oturup bi gün, "biri" için, böyle için için zamanı geri sayacağımı hiç düşünmemiştim. {Ama demek ki sayılabiliyormuş.}
Şimdi şubatı iple çekiyorum. Hem seni görmeye gideceğim; hem de şubat sonunda 150 gün kalacak; o da bişi... Bi de altı ay olacak şubatta seni görmeyeli. Altı ay çok uzun bi zaman...
İçsese İtafen
Posted 10-11-2007 at 21:23 by Sound_Of_Silence
Daha gerçek olduğunu düşünüp, yalanların içine düşeceksin. Bir hiç uğruna yanıp gideceksin. İki tokat atsam düzelir misin benlik?
Gençlik
Posted 12-10-2007 at 00:11 by Sound_Of_Silence
Ödev Konusu : Bugünden geriye dönüp çocukluk ve ilk gençliğinizi anlatan bir metin oluşturunuz.
1987 yılının güzel bir ekim gününde İstanbul da hayata gözlerimi açmışım. O günden bugüne yirmi sene geçmiş ve şimdi, şöyle bir dönüp geriye baktığımda bu yirmi seneye aslında pek çok şey sığdırdığımı görüyorum.
Dediğim gibi, yıl 87, ben doğmuşum; 87–95 arası ömrüm, parklarda bahçelerde ve bol bol da evde oynayarak geçmiş. Yeri gelmiş babam...
İstanbul - Paris Hattı
Posted 05-10-2007 at 21:00 by Sound_Of_Silence
Genç kız çantasını sırtına aldı ve trene atladı. Nefes nefese kalmıştı; trene yetişemeyecek diye çok korkmuş, alelacele çantasına bir sürü şey tıkıştırmıştı. Yetişemeyeceği korkusunda biraz haklıydı, vagonlardan birine atlar atlamaz tren hareket etmişti.
Koridorda soluklanırken yanına kondüktör yaklaştı ve biletini sordu. Alelacele çantasına bir sürü şey tıkarken bileti unutmamıştı herhalde? Bir anlık bir şok dalgası suratını yaladı; ama hemen...