Biraz deliyim galiba Bir de herkesi ve herşeyi, her şeye rağmen her zaman seviyorum... Manyağım ben… Deli ötesi... Mal... Artık siz ne yakıştırırsanız...
Ya da şöyle diyelim " Kim; neyi, nasıl düşünmek istiyorsa..."

Saygılar efenim...
Bu Başlığı Değerlendirin

İstanbul'u Koruyan Tılsımlı Sütunlar

Posted 21-08-2007 at 18:09 by Sound_Of_Silence
Updated 07-09-2007 at 00:09 by Sound_Of_Silence
Bizans imparatorları, İstanbul'u istilalardan, kötülüklerden, salgın hastalıklardan korumak için, farklı dönemlerde farklı noktalara tam 15 anıt dikmiş. Tılsımlı olduğu düşünülen anıtların her birinin ayrı hikayesi var. Efsanelerin anlattığına göre hepsi de bulunduğu yerleri korumuş.

Evliya Çelebi'nin Seyahatnâme'sinin 1.Cilt-1.Kitabının {YKY yayınlarına göre} altıncı bölümünde de bu sütunlardan 17 tane olarak bahsedilir. "İstanbul'un içinde ve dışında olan acayip ve garip tılsımları bildirir" başlığı altında 17 adet tılsımlı sütunun hikayeleri anlatılır.

Evliya Çelebi, bu sütunları anlatmaya şöyle başlar:

"Önce Madyan oğlu Yanko devrinde ve Vezendon Kral devrinde Kostantin devletinde İstanbul o kadar şen ve bakımlı olup insan deryası oldukta yedi iklimden usta mimar ve mühendisler, cereskal ilminde yetkin ustalar, öğretici kâhinler, yıldızlar ilminde kâmiller, kaf ilminde üstadlar her ülkeden İstanbul'a toplanıp bilgi ve becerilerini göstermek için Konstantin'e instisap edip Konstantin ve Pozantin halkının gök ve yer afetlerinden korunmaları için her yetkin usta İstanbul'un yirmi yedi yüksek dağı üzerine yirmi yedi rasad tılsım kurdular."

Bu sütunlar sırasıyla şöyle geçer:
{Not: Yanında (**) işareti olan Sütunların açıklamaları kısaca sayfanın en altında verilmiştir.

Birinci Tılsım: Arkadius Sütunu
İkinci Tılsım: Çemberlitaş
Üçüncü Garip Tılsım: Kıztaşı
Dördüncü Tılsım: Altımermer
Beşinci İbret Verici Tılsım: Sinekli Sütun
Altıncı Tılsım: Leylekli Sütun
Yedinci Tılsım: Horozlu Sütun
Sekizinci Tılsım: Kurt-Çoban
**Dokuzuncu Gülünç Tılsım: Genç Çift Sütunu
**Onuncu Acayip Tılsım: Yaşlı Çift Sütunu
**On Birinci Tılsım: Veba Sütunu
**On İkinci Tılsım: Kıvılcım Saçan Sütun
**On Üçüncü İbret verici Tılsım: Koncoloz Mağarası
On Dördüncü Acayip Tılsım: Dört Melek Sütunu
**On Beşinci Tılsım: Örme Sütun
On Altıncı Tılsım: Seyahatnâme de geçen bu sütunun nerede olduğunu ve isminin ne olduğunu çözemedim ne yazıkki
On Yedinci İbret Verici Tılsım: Burmalı/Yılanlı Sütun



Dokuzuncu Gülünç Tılsım: Genç Çift Sütunu
Bu sütunun üzerine resmedilmiş genç bir çift varmış. Eğer sevdiğinizle aranız kötüyse ve barışmak istiyorsanız, ya da sevdiğinizin size bakmasını istiyorsanız ikinizden birinin bu sütuna sarılması yeterliymiş.

Onuncu Acayip Tılsım: Yaşlı Çift Sütunu
Bu sütunda da tam tersine iki yaşlı, kartlamış, bunamış çift resmedilmiş. Eğer bu sütuna sarılırsanız sevdiğinizden ayrılırmışsınız; yahut kötü bir ilişkiyi bitirmek için bu sütuna sarılmanız yeterliymiş.

On Birinci Tılsım: Veba Sütunu
Evliya Çelebi "Sultan Beyazid'i Veli Hamamının{Beyazid Hamamı} yerinde bulunurdu" diye bahseder. Sözde bu tılsımlı sütun şehri veba salgınından korurmuş. Ancak Sultan 2. Bayezid, bir oğlu vebaya yakalanınca bu sütunu yıktırıp yerine hamam yaptırdı. Rivayete göre sütunun yıkıldığı gün oğlu öldü ve şehir vebadan kırılmaya başladı.

On İkinci Tılsım: Kıvılcım Saçan Sütun
Tekfur sarayındaki tunçtan bir İfrit heykeliydi. Bu heykel yılda 1 kez etrafına ateş saçarmış. Bu ateşten bir kıvılcım alabilen çok sağlıklı olur, hiç hastalanmaz ve ölene dek genç kalırmış. Gençlik iksiri.

On Üçüncü İbret verici Tılsım: Koncoloz Mağarası
Zeyrek'te Hz. Yahya Kilisesi bitişiğindeki mağaradır. Her sene kışın Zemheri geceleri olunca Koncoloz denilen cadılar bu mağaradan çıkarak arabalara binip dolaşırlarmış

On Beşinci Tılsım: Örme Sütun
Atmeydanı'ndaki Örme Sütun, üçyüz bin taşın bir araya getirilmesiyle yapılmış. Tepesinde çok büyük bir mıknatıs olduğuna inanılan anıtın, mıknatıs sayesinde şehri depremlerden koruduğu düşünülüyordu. Evliya Çelebi'nin verdiği bilgiler ise şöyle: Konstantinus, hükmü altındaki padişahlardan ellerindeki kalelerin ve büyük şehirlerin sayısı kadar renk renk taşlar istetmiş. Üç kere yüzer bin taş gelince Atmeydanı'ndaki alana dağlar gibi yığılmış. İyi bir mimarbaşı tarafından ortaya dikilen tılsımlı bir demir milin dört tarafına dökülen taşların tam tepesine de hamam kubbesi kadar bir mıknatıs konmuş. Bu mıknatıs sayesinde demir mil çekilmiş. Etrafı renk renk taşlardan oluşmuş bu kule sayesinde şehir depremlerden korunurmuş. Kuleyi inşa eden Uryarin isimli bir mimardır. Kendisi Ayasofya'yı yapan Ağranos Mimar'ın oğludur ve kulenin ortasındaki milin tam dibine gömülüdür.

Resim-1
Resim-2

Etiket
Görüntüleme 78 Yorumlar 0 Edit Tags Blog Başlığını Email ile Gönder
Toplam Yorumlar 0

Yorumlar

Yorum Gönderin Yorum Gönderin
Toplam Trackbacks 0

Trackbacks