§ờµпđ_ờ₣_§ίℓĕп¢ĕ
Biraz deliyim galiba
Bir de herkesi ve herşeyi, her şeye rağmen her zaman seviyorum... Manyağım ben… Deli ötesi... Mal... Artık siz ne yakıştırırsanız...
Ya da şöyle diyelim " Kim; neyi, nasıl düşünmek istiyorsa..."
Saygılar efenim...
Dört Melek Sütunu
Posted 21-08-2007 at 17:52 by Sound_Of_Silence
Updated 07-09-2007 at 00:10 by Sound_Of_Silence
Ayasofya'da 4 sütunlu bir anıttır. Cebrail, Azrail, Mikail ve İsrafil resimleri bulunan bu sütunların herbiri bir tılsımdı. Bu 4 Büyük melekten Cebrail kanat çırpıp bağırınca Doğu'da bolluk, bereket olacağı anlamına gelirmiş. İsrafil resmi kanat çırparsa Batı'da kıtlık olacağına inanılırmış. Mikail resmi kanat çırparsa, kuzeyden bir kahraman çıkacağına işaret sayılırmış. Azrail resmi kanat çırpınca da Dünyanın her yerinde veba salgını başlarmış.
**Evliya Çelebi...
Yılanlı/Burmalı Sütun
Posted 21-08-2007 at 17:51 by Sound_Of_Silence
Updated 07-09-2007 at 00:10 by Sound_Of_Silence
Sultanahmet Meydanında iki dikili taşın arasında bulunmaktadır. "Burmalı Sütun" adı ile tanınır. M.Ö. 497 de Yunanlıların Platai'de Perslere karşı kazandıkları zaferin bir anısı olarak Delphi'deki Apollon tapınağına sunulmuştur. Savaşı kaybeden Perslilerin silahları eritilerek yapılmıştır.
IV. yüzyılda Roma İmparatoru I. Konstantin tarafından Hipodrom'a Yunanistan'dan getirilerek dikilmiştir. 1204 yılında IV. Haçlı ordusu tarafından yıkılmıştır. 1856...
Marcianus Anıtı/Kıztaşı
Posted 21-08-2007 at 17:49 by Sound_Of_Silence
Updated 07-09-2007 at 00:10 by Sound_Of_Silence
Bulunduğu mahalleye adını veren Kıztaşı, bir diğer tılsımlı anıt. Fatih Saraçhane'deki sütun, Büyük Pozantin'in kızının mezarı üzerine diktirilmiş. İmparator kızını yılanlardan, çıyanlardan ve karıncalardan korumak amacıyla yaptırmış Kıztaşı'nı.
**Öte yandan bir diğer bilgiye göre:
Bizans devri İstanbul’unda dördüncü tepenin batısında, onuncu mıntıkada bulunan Marcianus Anıtı Fatih’te Kıztaşı olarak isimlendirilen küçük bir meydanın...
Neredesin?
Posted 27-06-2007 at 21:37 by Sound_Of_Silence
Updated 12-09-2007 at 01:12 by Sound_Of_Silence

Zırrr…
Telefon çalıyor… Açmadan önce duraksıyorum bir dakika “İnşallah O’dur” diyorum. Sonra açıyorum.
—Alo?
—İpek?
Evet sensin. Sesini duymak, seninle konuşmak ne kadar büyük bir mutluluk anlatamam. Zaten anlatamıyorum da telefonda sana duygularımı. Her gün arıyorsun beni; fakat yetmiyor. İşin kötüsü, yetmediğini sana gösteremiyorum....
Gülmeyi Anlatmak
Posted 13-06-2007 at 01:13 by Sound_Of_Silence
Updated 12-09-2007 at 01:09 by Sound_Of_Silence

...
Dövme Üzerine
Posted 02-06-2007 at 21:42 by Sound_Of_Silence
Updated 07-09-2007 at 00:07 by Sound_Of_Silence
Dövem benim için gerçekten de büyük bir sanat, emek ve el becerisi gerektiren bir uğraş ve sanırım vaz geçilemez bir duygu, kısacası yapan ve yaptıran için bir tutku. Açıkcası dövme yaptırdığım için hiç pişman olmadım {her ne kadar yeni yaptırmış sayılsam da } bir ömür boyun da pişman olacağımı sanmıyorum; çünkü dövmemin bana uğur getirdiğine feci derece de inanıyorum
Sanırım bu dövme yaptırmamın arkası henüz kesilmeyecek. Çünkü insan yaptırdıkça yaptırası geliyor. { Bu iyi midir,...
Rıfat Ilgaza Mektup
Posted 25-03-2007 at 00:23 by Sound_Of_Silence
Updated 07-09-2007 at 00:05 by Sound_Of_Silence
Sevgili Rıfat Ilgaz,
Yıl 1940, belki de pek çok kişinin bilmediği gibi, şiirle giriş yapıyorsunuz edebiyat kapısından içeri. Yanınızda Ömer Faruk Toprak, Arif Damar, Suat Taşer gibi sosyal yanı ağır basan kişilerle “Toplumcu gerçekçi” anlayışını sunuyorsunuz bizlere. “1940 Kuşağı” adı altında, Nazım Hikmet’in açtığı yoldan yürüyorsunuz aslında. Soyut insanlar, dünyalar yaratmaktansa, somut; acı çeken, ezilen insanlara çeviriyorsunuz başınızı. Ancak sizin...
Sessizliğe Gömülüş
Posted 02-03-2007 at 22:53 by Sound_Of_Silence
Updated 12-09-2007 at 01:24 by Sound_Of_Silence

Kedilerin sesinden olsa...
Cevİz AĞaci
Posted 27-02-2007 at 23:24 by Sound_Of_Silence
Updated 07-09-2007 at 00:11 by Sound_Of_Silence
Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.
Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda.
Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.
Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril,
koparıver, gözlerinin, gülüm, yaşını sil.
Yapraklarım ellerimdir, tam yüz bin elim var.
Yüz bin elle
Hapİste Yatacak Olana Bazi ÖĞÜtler
Posted 27-02-2007 at 23:22 by Sound_Of_Silence
Updated 07-09-2007 at 00:11 by Sound_Of_Silence
Dünyadan memleketinden insandan
umudun kesik değil diye
ipe çekilmeyip de
atılırsan içeriye
yatarsan on yıl on beş yıl
daha da yatacağından başka
sallansaydım ipin ucunda
bir bayrak gibi keşke
demeyeceksin
yaşamakta ayak direyeceksin.
Belki bahtiyarlık değildir artık
boynunun