Deli Saçması

Sanırım duymadı beni. Ya da kim bilir duymak istemedi belki de. Çünkü o gece rüyama girdi. Derinlemesine, tıpkı bir bıçak gibi saplandı beynime hayali. “Hayali…” bak kendim de diyorum. Hayal işte. Peh! Bilinçaltı kuruyor, kendi de bir güzel inanıyor gerçekliğine. Akıl karı mı şimdi bu? Kendin kur kendin inan yalan dünyana. Zaten senden başka inanan yok. Neyse… Farkında mısın? Sürekli saçmalıyorsun. “Hadi canım” deme bana. Büsbütün saçmalıyorsun. Şu hayaline girip girip çıkan tip var ya… Evet, o… O bir hayal işte. Öyle biri olmadı ki hiç. Ne demek şimdi “Sana inanmam” Bal gibi de inanırsın sen mi yönetiyorsun beni, yoksa ben mi beni yönetiyorum. Off tanrım of! Susmuyor ki beynimin içindeki sesler bir dakika. Kendimi kandırmak boşuna, unutmak ve unutulmak bir yalan olmuş, beynim perişan olmuş çürümüş yollarında. Yeter… Sakinleşmem lazım. Ne diyordu doktor; nefes al, nefes ver. Derinlemesine ama yavaşça, koltuğa çök, birazdan yatarsın ve rahatlarsın. Nefes al, nefes ver. Şimdi daha iyi olacaksın…
S. İpek Ortaer
30-04-2006
30-04-2006
Toplam Yorumlar 0
Yorumlar
| |
Toplam Trackbacks 0
Trackbacks
Sound_Of_Silence ait Blog Başlıkları
- The COOK'tan Haberler... (05-07-2008)
- I love Humeyni - Yılmaz Özdil (13-06-2008)
- Fince Öğrenmek (05-06-2008)
- Sona 54 Kala (04-06-2008)
- Gökyüzünde yemek/Dinner in the sky (24-05-2008)










