Buluşma

Ayyas  »  Bloglar  »  §ờµпđ_ờ₣_§ίℓĕп¢ĕ  »  Buluşma

Biraz deliyim galiba Bir de herkesi ve herşeyi, herşeye rağmen her zaman seviyorum... Manyağım ben… Deli ötesi... Mal... Artık siz ne yakıştırırsanız...

Ya da şöyle diyelim " Kim; neyi, nasıl düşünmek istiyorsa..."

Saygılar efenim...
Bu Başlığı Değerlendirin

Buluşma

Posted 25-02-2007 at 14:33 by Sound_Of_Silence
Updated 06-09-2007 at 23:53 by Sound_Of_Silence
Buluşma

Evden çıkıyorum. Hızlı adımlarla sana doğru yaklaşıyorum. İnanılmaz bir heyecan var içimde; sınavların bile yapamadığı kadar heyecanlandırıyorsun beni. Evet, görüyorum işte; karşı köşede duruyorsun asık suratınla. Yanına geliyorum; “Selam…” diyorsun. “Selam.” diyorum ve veriyorum sana vereceklerimi. Her şeyi alıp bir bir çantana atıyorsun. “Daha bir saatim var. İstersen…”diyorum; kelimeleri ağzıma tıkıyorsun. “Ben gidiyorum” diyorsun. Hızla uzaklaşan adımlarının arkasından bakakalıyorum.

Koskoca bir bir saat var önümde. “Ben şimdi ne yapacağım bu kalabalığın arasında yalnızlığımla baş başa?” diye düşünüyorum. Tüm ümitlerim tükenmiş… Mutsuzluğumu da yanıma alıp Kadıköy’e doğru yavaş, bezgin adımlarla yürümeye başlıyorum.

Uzaklaşan birinin ardından bakmak, hele ki bu sevdiğinse, insanın yüreğini nasıl bir sancı ile burkar bilir misin? Ben biliyorum; hem de çok uzun zamandır. O yüzden bugün sonuna kadar bakamadım gidişinin ardından, bir umut olsun istedim içimde. Hani filmlerde olur ya; adam gider, ama gitmemiştir. Kız arkasını dönünce çıkıverir birden karşısına. Sen de bana öyle bir sürpriz yaparsın diye bekledim. Kadıköy’e inerken mağazaların camekânlarından hep arkamı süzdüm. Sen yoktun; ama ben seni gördüm. Bana hep gülümsedin. Eski günlerdeki gibi birden önüme fırlamanı istedim; ama camekânlardaki hayalin bir türlü kopup gelemedi yanıma.

Artık nasıl bir ruh hali ile yürüyorsam; gelip geçen benim hakkımda konuşuyordu: “Kıza bak; hayattan bezmiş resmen.” “Deli” deseler bu kadar kırılmazdım belki de.

Beyaz, bembeyaz kar tanecikleri uçuşuyor etrafımda. “Kar beyaz ölüm”dür derler ya; “Biri beni öldürsün!” diye haykırmak istiyor, sonra vazgeçiyorum. Girmem gereken bir sınav var önümde ve deli dolu yaşamam gereken bir hayat.

Umutsuzca telefonumun saatine bakıyorum. 15.10 diyor bana saat. Ne tesadüf! Doğum tarihim de 15Ekimdir. Hafif bir tebessüm geçiyor dudaklarımdan. Telefonun titreşimini açacakken vazgeçiyorum. “Ne olsa kimse beni aramaz.” diyorum.

Yürümeye devam ediyorum. Beynim inanılmaz dolu; bir şekilde boşaltmam lazım. Böyle durumlarda en büyük dayanağım bir kalem ve bir kâğıt ancak ellerim bomboş. Sırf, bir kalem ve kâğıda sahip olabilmek, beynimdeki saçma sapan cümleleri kâğıda dökebilmek için hemen okula varmak istiyorum. Ama içimde son bir umut daha var. İçimdeki ses beni dürtüyor; telefonuma bakıyorum: Üç cevapsız arama. “Kesin annemdir.”diye geçiriyorum aklımdan. Bakıyorum; sensin. Duran kalbim tekrar atmaya başlıyor. Hem de yerinden fırlayacakmışçasına. Hemen arıyorum seni. Açıyorsun telefonu: “Kusura bakma sinirim sana değildi.” diyorsun. “Önemli değil…” diyorum. “Buluşalım mı?” diye soruyorsun. Dünyalar benim oluyor. Deli gibi mutlu oluyorum…



S. İpek Ortaer
16 Şubat 2006

Etiketler: buluşma, yazı
Kategori Yazılarım
Görüntüleme 72 Yorumlar 0 Edit Tags Blog Başlığını Email ile Gönder
Toplam Yorumlar 0

Yorumlar

Yorum Gönderin Yorum Gönderin
Toplam Trackbacks 0

Trackbacks