Ben Kimim?
1987 sonbaharının güzel bir ekim gününde doğmuşum ve burcumun da etkisiyle {bkz: terazi} biraz kararsız, biraz sanata meyilli pek çok da titiz bir karaktere bürünmüşüm. Belirttiğim gibi sanatın her dalına meyilim var. Hiç birine tam adapte olamamış olmakla birlikte hepsine el atmışlığım var
Mesela fotoğraf çekmeye bayılırım, alayım elime makinemi, üçayağımı, atayım kendimi sahillere, doğanın kucağına düşeyim isterim. Hele bir de mevsimlerden sonbaharsa değmeyin keyfime. Öte yandan yazı yazmaya bayılırım. Şahane şeyler yazdığımı düşünmemekle birlikte depresyondayken ya da çok mutluyken kısacası herhangi bir duygu yoğunluğu içerisindeyken, düşüncelerimi kelimelere güzelce işlediğimi düşünüyorum.
Sinemaya gitmeyi ve bir sürü DVD yi eve doldurup sabahtan akşama kadar seyretmeyi de pek severim. Pek sinema kültürüm olmamakla birlikte, polisiye ve korku filmleri tercihimdir. Özellikle bu aralar kore sinemasına merak salmış durumdayım. Chan-wook Park ve Kim ki Duk favori yönetmenlerimdir. {Hala izlemediyseniz Chan-wook Park'ın intikam üçlemesinin ikinci filmi "Old Boy" ve Kim ki Duk'un da "Boş ev" ve "Yay" filmlerini şiddetle tavsiye ederim. }
Müzikle aram çok iyidir. Müziksiz bir hayat düşünemiyorum. Hayatımın hemen her alanında müziğe ihtiyaç duyar, müzik olmaksızın iş yapamam. Özellikle resim çizerken müzik dinlemek acayip motive eder beni. Yabancı rock, metal ve klasik ağırlıklı türler dinlemekle beraber kulağıma hoş gelen her şeyi dinleyebilirim. Beğendiğim müzisyen ve gruplar için Scorpions, Opeth, Black Sabbath,Rammstein, Stratovarius, Therion, Yann Tiersen, Farid Farjad, Loreena McKennitt, Lake of Tears, Empyrium, Louise Attack, Sentenced, Şebnem Ferah, Metallica, vb lerini örnek gösterebilirim. Piyano çalıyorum ayrıca gitara da el atmış vaziyetteyim. Kanun çalmak da güzel olurdu diye düşünmeden edemiyorum
Kitap okumaya da bayılırım. Özellikle polisiye kitaplar dolayısıyla da Ahmet Ümit ve Agatha Christie favori yazarlarımdır. Öte yandan "Zaman Çarkı" serisi ile gönlüme taht kurmuş Robert Jordan da favorilerim arasına girmiş ve bana fantastik edebiyatı sevdirmiştir. Şiir de vaz geçilmezlerimdendir. Oturup yüksek sesle saatlerce şiir okuyabilirim. Özellikle Ümit Yaşar Oğuzcan, Nazım Hikmet Ran, Attila İlhan severek okuduğum şairlerdir.
Günün birinde paraşütle uçaktan atlamak da hayallerim arasında.
Tarihi pek iyi bilmemekle beraber tarihi yerleri gezmek {ki Ege Bölgesini özellikle hatmetmiş durumdayım } yeni yerler keşfetmek kısacası gezip tozmak da en büyük eğlencelerimdendir. Ayrıca yüzmek, dalıp dalıp çıkmak, suyun içinden çıkmamak da yapmaktan hoşlandığım şeylerdir
Abidik uğraşlarım vardır. Mesela gün geçtikçe sayıları artan bir kola kutusu kapağı ve rozet koleksiyonum vardır. Öte yandan taş ve bilumum kabuklu hayvanatların deniz kıyısına vurmuş cansız bedenlerini toplamak da ayrı zevktir benim için.
Biraz depresyonik bir kız olduğum söylenebilir. Mesela geceleri güzel bir müzik listesi hazırladıktan sonra odama kapanıp müzik eşliğinde pufuma oturup kolamı veya kırmızı şarabımı yudumlarken lava lambamı seyretmek bana feci huzur verir. { Ya da duruma göre beni hüzünlere de gark edebilir. }
Öğrenim durumuma gelince şu anda özel bir Fransız lisesinin {bkz: Saint Joseph } son sınıfında okumaktayım ve her türlü naçizane küfrümü buradan okuluma iletiyorum. Hiç sevmem kendisini. Hayatımdan senelerimi çaldığını düşünüyorum ve yerine bir şeyler koyabileceğini sanmıyorum. Öte yandan bu haziran da { '07 Haziran } ÖSS ye gireceğim. İTÜ bilgisayar mühendisliği veya Fransızca Mütercim-Tercümanlık tercihim olmakla birlikte "bakalım" diyorum
Son olarak biraz deliyim galiba
Bir de herkesi her şeye rağmen her zaman seviyorum... Manyağım ben… Deli ötesi... Mal... Artık siz ne yakıştırırsanız... Ya da şöyle diyelim " Kim neyi, nasıl düşünmek istiyorsa..."
Saygılar efenim...
S. İpek Ortaer
Şubat '07
Mesela fotoğraf çekmeye bayılırım, alayım elime makinemi, üçayağımı, atayım kendimi sahillere, doğanın kucağına düşeyim isterim. Hele bir de mevsimlerden sonbaharsa değmeyin keyfime. Öte yandan yazı yazmaya bayılırım. Şahane şeyler yazdığımı düşünmemekle birlikte depresyondayken ya da çok mutluyken kısacası herhangi bir duygu yoğunluğu içerisindeyken, düşüncelerimi kelimelere güzelce işlediğimi düşünüyorum. Sinemaya gitmeyi ve bir sürü DVD yi eve doldurup sabahtan akşama kadar seyretmeyi de pek severim. Pek sinema kültürüm olmamakla birlikte, polisiye ve korku filmleri tercihimdir. Özellikle bu aralar kore sinemasına merak salmış durumdayım. Chan-wook Park ve Kim ki Duk favori yönetmenlerimdir. {Hala izlemediyseniz Chan-wook Park'ın intikam üçlemesinin ikinci filmi "Old Boy" ve Kim ki Duk'un da "Boş ev" ve "Yay" filmlerini şiddetle tavsiye ederim. }
Müzikle aram çok iyidir. Müziksiz bir hayat düşünemiyorum. Hayatımın hemen her alanında müziğe ihtiyaç duyar, müzik olmaksızın iş yapamam. Özellikle resim çizerken müzik dinlemek acayip motive eder beni. Yabancı rock, metal ve klasik ağırlıklı türler dinlemekle beraber kulağıma hoş gelen her şeyi dinleyebilirim. Beğendiğim müzisyen ve gruplar için Scorpions, Opeth, Black Sabbath,Rammstein, Stratovarius, Therion, Yann Tiersen, Farid Farjad, Loreena McKennitt, Lake of Tears, Empyrium, Louise Attack, Sentenced, Şebnem Ferah, Metallica, vb lerini örnek gösterebilirim. Piyano çalıyorum ayrıca gitara da el atmış vaziyetteyim. Kanun çalmak da güzel olurdu diye düşünmeden edemiyorum
Kitap okumaya da bayılırım. Özellikle polisiye kitaplar dolayısıyla da Ahmet Ümit ve Agatha Christie favori yazarlarımdır. Öte yandan "Zaman Çarkı" serisi ile gönlüme taht kurmuş Robert Jordan da favorilerim arasına girmiş ve bana fantastik edebiyatı sevdirmiştir. Şiir de vaz geçilmezlerimdendir. Oturup yüksek sesle saatlerce şiir okuyabilirim. Özellikle Ümit Yaşar Oğuzcan, Nazım Hikmet Ran, Attila İlhan severek okuduğum şairlerdir.
Günün birinde paraşütle uçaktan atlamak da hayallerim arasında.
Tarihi pek iyi bilmemekle beraber tarihi yerleri gezmek {ki Ege Bölgesini özellikle hatmetmiş durumdayım } yeni yerler keşfetmek kısacası gezip tozmak da en büyük eğlencelerimdendir. Ayrıca yüzmek, dalıp dalıp çıkmak, suyun içinden çıkmamak da yapmaktan hoşlandığım şeylerdir

Abidik uğraşlarım vardır. Mesela gün geçtikçe sayıları artan bir kola kutusu kapağı ve rozet koleksiyonum vardır. Öte yandan taş ve bilumum kabuklu hayvanatların deniz kıyısına vurmuş cansız bedenlerini toplamak da ayrı zevktir benim için.
Biraz depresyonik bir kız olduğum söylenebilir. Mesela geceleri güzel bir müzik listesi hazırladıktan sonra odama kapanıp müzik eşliğinde pufuma oturup kolamı veya kırmızı şarabımı yudumlarken lava lambamı seyretmek bana feci huzur verir. { Ya da duruma göre beni hüzünlere de gark edebilir. }
Öğrenim durumuma gelince şu anda özel bir Fransız lisesinin {bkz: Saint Joseph } son sınıfında okumaktayım ve her türlü naçizane küfrümü buradan okuluma iletiyorum. Hiç sevmem kendisini. Hayatımdan senelerimi çaldığını düşünüyorum ve yerine bir şeyler koyabileceğini sanmıyorum. Öte yandan bu haziran da { '07 Haziran } ÖSS ye gireceğim. İTÜ bilgisayar mühendisliği veya Fransızca Mütercim-Tercümanlık tercihim olmakla birlikte "bakalım" diyorum
Son olarak biraz deliyim galiba
Bir de herkesi her şeye rağmen her zaman seviyorum... Manyağım ben… Deli ötesi... Mal... Artık siz ne yakıştırırsanız... Ya da şöyle diyelim " Kim neyi, nasıl düşünmek istiyorsa..."Saygılar efenim...
S. İpek Ortaer
Şubat '07
Toplam Yorumlar 0
Yorumlar
| |
Toplam Trackbacks 0
Trackbacks
Sound_Of_Silence ait Blog Başlıkları
- The COOK'tan Haberler... (05-07-2008)
- I love Humeyni - Yılmaz Özdil (13-06-2008)
- Fince Öğrenmek (05-06-2008)
- Sona 54 Kala (04-06-2008)
- Gökyüzünde yemek/Dinner in the sky (24-05-2008)










