Arjantin Tango
Posted 13-04-2008 at 23:43 by Sound_Of_Silence
Tango bir çok insan için değişik şeyler ifade eder. Bir dansçı için, Avrupa ve uluslararası stiller arasından o andaki duygusal durumuna göre seçebileceği bir çok dans bulunur- Valsin romantizmi, Rock n' Roll'un dinamizmi veya Samba'nın karnavalı çağrıştıran atmosferi. Melankoli dansı olarak ün yağmış olmasına rağmen, Tango aslında bütün bu duyguları ve daha fazlasını içinde barındırır. Buenos Aires'in varoşlarındaki hayat tecrübesinin doğurduğu Tango, mütevazi günlerini geride bırakarak Paris'in yükek sosyete mekanlarına kadar yükseldi, ancak Tango'ya hayat verenlerin gözünde varoş barları, onun gerçek evi olmaya devam etti.
19. yüzyılın son yıllarında Avrupa savaşlar, kıtlık ve eknomik belirsizlikler yüzünden harap durumdaydı. Gelecekten pek az beklentisi ve anavatanlarında geçirecekleri düzenli bir hayata karşı fazla ümidi olmayan bir çok genç adam, yeni bir hayat başlamak için GüneyAmerika ülkelerine göç etti. Bunlardan yüzbinlercesi Arjantin'in Rio de la Plata üzerindeki başkenti Buenos Aires gitti.
"Tango" kelimesini Afrika kökenli olduğu düşünülmektedir ve "buluşma yeri" veya "özel yer" demektir. Ancak bu Tango'nun da Afrika kökenli olduğu anlamına gelmez. Küba'daki Habanera, İspanya'daki Contradanza ve Afrika-Arjantin kökenli bir dans olan Candombe, Tango'nun doğuşunda etkili olmuşlardır; ancak bu dansların hiçbirisi Tangoyu Milonga kadar etkilememiştir.
Milonga "parti" veya "fiesta" demektir ve Milonga müziği canlı, heyecanlı ve neşelidir. Elimizde bulunan bilgiler, Compadritos'un Afrika-Arjantin kökenli danslarla ilgili olduğu ve bu danslardan bazı figürleri Milonga'ya adapte etmiş olabileceği yönündedir.
Avrupa kökenli yeni Arjantin'liler ortak bir kaderi paylaşıyorlardı ama yine de çoğu zaman umutsuzluk ve hayal kırıklığı içindeydiler. Bu genç insanlar genellikle academias ve pregundies, yani kadın garsonların dans etmeleri için kiralanabildiği salaş kafelerde vakit geçiriyordu. Kadınları etkileyebilmek için genç adamların çok iyi dansçılar olması gerekiyordu, bu yüzden dans onlar için çok önemli bir hale geldi.
Profesyonel anlamda dans akademileri bulunmadığı için, erkekler birbirlerine Tango öğretmeye, sırayla erkek ve bayan adımlarını yapmaya ve kafelerdeki kadınları baştan çıkarmadan önce bu şekilde pratik yapmaya başladılar. Artık Avrupa danslarındaki katı kurallara bağlı olmadıkları için erkekler, bayanları dans ederken ustaca yönetmek için çok pratik ve çoğu zaman da tamamen yeni yollar bulmaya başladılar.
Kaynak
Örnekler
19. yüzyılın son yıllarında Avrupa savaşlar, kıtlık ve eknomik belirsizlikler yüzünden harap durumdaydı. Gelecekten pek az beklentisi ve anavatanlarında geçirecekleri düzenli bir hayata karşı fazla ümidi olmayan bir çok genç adam, yeni bir hayat başlamak için GüneyAmerika ülkelerine göç etti. Bunlardan yüzbinlercesi Arjantin'in Rio de la Plata üzerindeki başkenti Buenos Aires gitti.
"Tango" kelimesini Afrika kökenli olduğu düşünülmektedir ve "buluşma yeri" veya "özel yer" demektir. Ancak bu Tango'nun da Afrika kökenli olduğu anlamına gelmez. Küba'daki Habanera, İspanya'daki Contradanza ve Afrika-Arjantin kökenli bir dans olan Candombe, Tango'nun doğuşunda etkili olmuşlardır; ancak bu dansların hiçbirisi Tangoyu Milonga kadar etkilememiştir.
Milonga "parti" veya "fiesta" demektir ve Milonga müziği canlı, heyecanlı ve neşelidir. Elimizde bulunan bilgiler, Compadritos'un Afrika-Arjantin kökenli danslarla ilgili olduğu ve bu danslardan bazı figürleri Milonga'ya adapte etmiş olabileceği yönündedir.
Avrupa kökenli yeni Arjantin'liler ortak bir kaderi paylaşıyorlardı ama yine de çoğu zaman umutsuzluk ve hayal kırıklığı içindeydiler. Bu genç insanlar genellikle academias ve pregundies, yani kadın garsonların dans etmeleri için kiralanabildiği salaş kafelerde vakit geçiriyordu. Kadınları etkileyebilmek için genç adamların çok iyi dansçılar olması gerekiyordu, bu yüzden dans onlar için çok önemli bir hale geldi.
Profesyonel anlamda dans akademileri bulunmadığı için, erkekler birbirlerine Tango öğretmeye, sırayla erkek ve bayan adımlarını yapmaya ve kafelerdeki kadınları baştan çıkarmadan önce bu şekilde pratik yapmaya başladılar. Artık Avrupa danslarındaki katı kurallara bağlı olmadıkları için erkekler, bayanları dans ederken ustaca yönetmek için çok pratik ve çoğu zaman da tamamen yeni yollar bulmaya başladılar.
Kaynak
Örnekler
Ayyas Visual Trip
Ayyas Visual Trip
Ayyas Visual Trip
Toplam Yorumlar 2
Yorumlar
| | La ablam her hafta milongada, her allan günü de tangoda ya ders alır ya ders verirdi. Bir ton oskarımsı ödül doldurdu evi. Şimdi ders veriyor uzaklarda napıyodur acaba. |
| Posted 14-04-2008 at 02:06 by jenijen |
| | Başlığım aile özlemimi yaşattı ne |
| Posted 14-04-2008 at 19:40 by Sound_Of_Silence |
| |
Toplam Trackbacks 0
Trackbacks
Sound_Of_Silence ait Blog Başlıkları
- Nabi'den inciler (05-05-2008)
- The Cook (22-04-2008)
- Arjantin Tango (13-04-2008)
- Odam mutfak gibi... (29-03-2008)
- Samarra Camiileri ve Mali'deki Büyük Çamur Cami (23-03-2008)











