title
description
nerden geldim ben buraya
Posted 13-01-2008 at 15:21 by ozy
Lan türkiyede ufak çaplı bir cehennem keşfetttim. en büyük kazanındada beni yakıyolar amk. Böyle işmi olur lan sabah5 te kalk temizlik bok püsür spor eğitim akşama kadar canımıza sıçıyolar gunde en fazla 6 saat uyku giriyo gözümeki bu 3 saate kadarda düşüyo. Birde üstüne soğuk derdi var. gündüz -32 dereceyi akşam -38 dereceyi gördüm bu canına sıçtığım yerinde. Düşünüyorum şimdi lan ben ne günah işledimde buralara düştüm diye ![]()
Yazılarımdaki Karakterler Hakkında
Posted 18-04-2007 at 20:50 by ozy
Yazılarımda geçen karakterler, tarikatlar, loncalar, gruplar, şehirler, vb... kimdir ? nedir ? necidir? ne yapar ? diye takılanlar olursa (okuyan varsa ki sanmıyorum :malbohu: )yararlansın diye yazılmış bir bölüm. Yazılara eklendikçe bu tanıtım kısımınada neci oldukları ve ne işe yaradıklarıyla ilgili bilgilerde eklenecektir.
Khard;
Yazıların baş kahramanı denebilir. Hatta direk kendisi baş kahramandır. Zaman içinde sürgün edilmiş bir tanrıdır kendisi. Kaosu yönetmeyi...
Khard. Bölüm 2 -Tanrılarla konuşmak-
Posted 18-04-2007 at 20:33 by ozy
Gecenin donuk ışıltılarından özenle sakınılmış mağarasında oturuyordu. Karanlığın içinde, karanlıktan daha karanlık gölsesiyle hemen ayırt edilebiliyordu. Gölgelerin arasında parıldayan kızıl gözleri özellikle dikkat çekiciydi. Belinin iki tarafında asılı duran kocaman iki siyah kılıcı donuk donuk parıldıyordu. Bedeni bu dünyaya aitmiş gibi görünsede ruhu kesinlikle bu düzleme aykırıydı.
Derin bir trans halinde düşüncelere dalmış gibi taştan tahtında oturuyordu. Düşünceleri sadece...
Kaos Kartları
Posted 18-04-2007 at 19:56 by ozy
cehennem aleviydi
bulutlar bile
kandan farksızdı
düşen damlalar
ölümün sessizliğini yaran
acı dolu çığlıklar
bastıramazdı yayılan
kıvılcımlar ve yıldırımlar
sürgün müydü bu
ceza mıydı
kime verilmişti
dharga ya mı
diyarlara mı
tapınaklarda çınlayan
tanrılara küfreden
son bir umutla edilen
çaresiz yakarışlar
cevap olarak karşısında
merhametsiz kahkahalar...
Kutsal savaş
Posted 18-04-2007 at 19:56 by ozy
ruhumun derinliklerinde
feda ettiğim ışık
yol gosteremeyecek artık
bana karanlıklarda
gozyaşlarımla yıkadığım
gururum kılıcımın kabzasında
ışıldadıkça gozlerimi kamaştıran
cesaretimi toplamamı sağlayan
ölümü ve karanlığı yenmeme yarayan
herşeyi gözden çıkardığımda
yardıma gelicek ışığın gücü
bu topraklardan kan ve acı
ve lanet kalkana dek
çığlıklar bastırılana
kan kuruyana...
Ruh toplayıcısı
Posted 18-04-2007 at 19:55 by ozy
gökyuzu alevlere gomuldüğünde
ölüm yağacak ustumuze
yeşil diyarlar kana burunduğunde
göreceksin hepsini
krallıkların düşüşünü
insanların ölümünü
ailenin,sevdiklerinin
cücelerin,elflerin
karıştı tüm cesetler
kanları farklı ırkların
bir oldu hepsi
ölülerin salonlarında
günahların ötesinde
ölümün ötesinde
korku ve acının gölgesinde
ruhun soldu khard ın lanetinde
Sürgün Tanrı
Posted 15-04-2007 at 23:47 by ozy
Her gün daha kızıl bir güneş doğuyordu, savaşlar artmış, çatışmalar çoğalmıştı. Komşular bir tavuk için birbirini yaralayıp öldürüyor, haydutlar kervanların önünü daha sık kesiyor hatta, yoldan geçen sefil yolculara bile saldırıyordu. Bütün bunlar olurken Khard sarayındaki en karanlık oda olan taht odasında, kan havuzunun ortasındaki büyük, kasvetli, kemikten yapılmış tahtında ölümlü ahmakları izleyip aralarına biraz daha nifak ekiyordu. Her kanlı ve ölümlü biten tartışmada sırıtışı biraz daha belirginleşiyor,...
Khard. Bölüm bir. -Dünyada tekrardan yürümek-
Posted 15-04-2007 at 19:28 by ozy
Gün ağarmaya başlamışken, bir bebeğin feryadıydı annesini ayağa kaldıran. Henüz atlılar seferlerinden dönmemiş, umut dolu bakışlarını ufuktan ayıramamıştı belki dul kalmış hanımlar.
Bebeğin feryadıydı kardeşini yataktan kaldıran. Henüz daha beş yaşındaki bu çocuk babasının özlemiyle her gün tarıyordu ufuğu. Belki umutsuz bir seferdi babasının çıktığı, belki gerekliydi. Ama kimse bilmiyordu nedenini. Kim gitmek isterdiki gönüllü olarak, ölüm dağı tepesine. Burası Ölüm tanrısı Khard'...
Theluaar
Posted 25-01-2007 at 22:05 by ozy
Daha yedi yaşındayken kısa yay kullanmayı ve avlanmayı oğrenmek zorunda kalmıştı. Evinin geçimi icin köyünün doğusundaki nehir yatağı civarlarında avlanıyor, avladıkları hayvanın bir bölümünü kendileri icin saklanıyor bir bölümünüde köyun kasabı olan babası satıyordu veya koydeki digerleriyle degiş tokuş yapıyordu. (Bu yaşına kadar avlara ağabeyiyle cıkmıs o sekiz yaşına geldiğinde ve kendi başına avlanabilmeye başladığında ise daha rahat ve güzel bir yasam umuduyla ağabeyi evini terk edip sehire...
Dul- Gradar
Posted 25-01-2007 at 21:14 by ozy
Havadaki kartal ağaçların tepesinden aşağısındaki siluetleri izliyordu. Ağaçların arasında beş atlı son sürat atlarını gecenin karanlığına sürüyorlardı, kartal tepelerinde hızlarına ayak uydururken, kanatlarıyla rüzgârı yarıyor, havanın kanatlarına sürtünmesiyle adeta mest oluyordu. Atlıların tepesinde uçarken delici gözleri, atların nallarının arasında ezilen çimenleri, parçalanıp sağa sola uçuşan çiçekleri görebiliyordu. Ormanın izin verdiği geçiş yolları yeterince genişti, iki atlı yan yana rahat...