Yalnızlığa Alışmalı İnsam
Posted 19-10-2007 at 01:02 by MojoRisin
Bavulları hep toplu durmalı insanın...
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı...
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli...
İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı...
Yalnızlıga alısmalı ...
* * *
Çünkü "omuz omuza" günlerin vakti geçti. Dayanışma... günümüz borsasının
deger kaybeden hisse senetlerinden biri artık...
Bireyin keşif cağı, geride kırık dökük yalnızlıklar bıraktı..
Terörün bile bireyselleştiği çagdayız. Zaman, birlikten kuvvet dogurma
zamanı değil; zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır.
* * *
İşte o yüzden alışmalı yalnızlıga...
Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan... Güvendiği
daðlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı... Hüzünlü bir şarkıyla
paylaşılan gecelerde başımı dayayacak bir omuz arama huylarından
vazgeçmeli... Sofrada tek tabaga, tabakta az yemege alışmalı...
Romanlardan yalnızlıgı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür
duvarlarına...
"Yalnızlık paylaşılmaz/ Paylaşılırsa yalnızlık olmaz" dizeleriyle başlamalı
güne...
Telesekretere "şu anda size cevap verebilecek kimse yok" denmeli, "... belki
de hiçbir zaman olmayacak..."
Cevapsızlıga, sessizlige ısınmalı...
* * *
Oysa sessizlik haksızlıga alkıştır.
Haklılıgın onuru yaşatır insanı... Susmanın utancı öldürür.
O yüzden en sessiz gecelerde ''dogruydu, yaptım"la teselli bulmalı insan...
Feryada komşuların yetişmemesine, soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya
alışmalı... Kendiyle hesaplaşmaya çalışmalı...
Gece yastıkla aglaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye, kendiyle hüzünlenip,
kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı...
Hep basını alıp gidebilecek kadar cesur, ama hep kalıp savaşacakmış kadar
gözüpek olabilmeli...
Sessizligi, sese dönüstürebilmeli...
* * *
Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan...
Yollarla barışmalı...
Yalnızlıga alışmalı...
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı...
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli...
İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı...
Yalnızlıga alısmalı ...
* * *
Çünkü "omuz omuza" günlerin vakti geçti. Dayanışma... günümüz borsasının
deger kaybeden hisse senetlerinden biri artık...
Bireyin keşif cağı, geride kırık dökük yalnızlıklar bıraktı..
Terörün bile bireyselleştiği çagdayız. Zaman, birlikten kuvvet dogurma
zamanı değil; zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır.
* * *
İşte o yüzden alışmalı yalnızlıga...
Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan... Güvendiği
daðlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı... Hüzünlü bir şarkıyla
paylaşılan gecelerde başımı dayayacak bir omuz arama huylarından
vazgeçmeli... Sofrada tek tabaga, tabakta az yemege alışmalı...
Romanlardan yalnızlıgı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür
duvarlarına...
"Yalnızlık paylaşılmaz/ Paylaşılırsa yalnızlık olmaz" dizeleriyle başlamalı
güne...
Telesekretere "şu anda size cevap verebilecek kimse yok" denmeli, "... belki
de hiçbir zaman olmayacak..."
Cevapsızlıga, sessizlige ısınmalı...
* * *
Oysa sessizlik haksızlıga alkıştır.
Haklılıgın onuru yaşatır insanı... Susmanın utancı öldürür.
O yüzden en sessiz gecelerde ''dogruydu, yaptım"la teselli bulmalı insan...
Feryada komşuların yetişmemesine, soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya
alışmalı... Kendiyle hesaplaşmaya çalışmalı...
Gece yastıkla aglaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye, kendiyle hüzünlenip,
kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı...
Hep basını alıp gidebilecek kadar cesur, ama hep kalıp savaşacakmış kadar
gözüpek olabilmeli...
Sessizligi, sese dönüstürebilmeli...
* * *
Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan...
Yollarla barışmalı...
Yalnızlıga alışmalı...
Toplam Yorumlar 1
Yorumlar
-
başlığı düzeltip birde yazarını yazsan daha iyi olur sanırım
Posted 21-10-2007 at 23:29 by aphelion
| |
Toplam Trackbacks 0


